Giriş
(9)

Netflix dizi önerisi - paralel evren zamanda yolculuk vb

gadlemler
selam film guruları,Pek dizi seyretmiyorum, konsantrasyon problemim var. Saracak bir dizi arıyorum. Konusu paralel evren, zamanda yolculuk vb olabilir.Dark favorim olmuştur. Stranger things, fringe de severim. Bu tarzlarda, sürükleyici dizi öneriniz var mı?
selam film guruları,
Pek dizi seyretmiyorum, konsantrasyon problemim var.
Saracak bir dizi arıyorum. Konusu paralel evren, zamanda yolculuk vb olabilir.
Dark favorim olmuştur. Stranger things, fringe de severim.
Bu tarzlarda, sürükleyici dizi öneriniz var mı?
0
gadlemler
(17.07.25)
manifest
0
sonsuz
(17.07.25)
netflix Türkiye'de var mı bilmiyorum ama, Stephen King uyarlaması ve sadece 8 bölümlük şu diziyi kesinlikle öneririm: 11.22.63
0
nhk ni youkosu
(17.07.25)
Vortex
0
sons of freedom
(18.07.25)
Dark
0
gobekliraki
(18.07.25)
Sürükleyici dizi denince eğer izlenmediyse Lost tavsiye ederim. Oldies but goldies.
0
thracia
(18.07.25)
ne dizi ne netflix karakterine uyuyor ama yazmadan duramadım.
coherence adlı film gerçekten şahane. tavsiye ederim. paralel evren konulu
0
biseysorcaktim
(18.07.25)
Netflix dizisi değil ama Tales from the Loop
0
peki madem
(18.07.25)
Maniac
The OA
0
auroraaurora
(18.07.25)
1889
lost
russian doll
0
co2s2
(18.07.25)
(14)

Renkli lazer yazıcı

muhayyer divan
MerhabaRenkli lazer yazıcıların mürekkep tankı, doldurma derdi vs olmayanları var mı? Mümkünse WiFi veya mobil İnternet'e bağlanabileyim (mobili ben uydurdum, öyle bişey olmayabilir, varsa diye yani :) ) Varsa bildiğiniz modeller var mı, fiyat performans ürünüdür diyebileceğiniz?
Merhaba

Renkli lazer yazıcıların mürekkep tankı, doldurma derdi vs olmayanları var mı? Mümkünse WiFi veya mobil İnternet'e bağlanabileyim (mobili ben uydurdum, öyle bişey olmayabilir, varsa diye yani :) )

Varsa bildiğiniz modeller var mı, fiyat performans ürünüdür diyebileceğiniz?
0
muhayyer divan
(16.07.25)
@wayfarer

Mesela şu olur mu?

hp-satis.com

Hp'nin en ucuz modeli. Sanırım 11-12 bin TL civarında. 10×15 cm kağıda basan şeyleri alacağıma bunu alsam daha kârlı olurum gibi.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
hp linki koyduğunuz yazıcı siyah beyaz.

ayrıca neden lazer istiyorsunuz, tonerleri çok pahalı.
bence tanklı mürekkepli yazıcılar daha ekonomik.
0
duyuruuser
(16.07.25)
@duyuruuser

Ekonomik ama ben serî kullanıcı değilim, mürekkep tankı kurur, mürekkep bitti mi bitmedi mi anlamam... onun için diyorum.

Renkli olmadığını anlamamışım yahu, benim teknolojiden anlayışım bu kadar. Kafam çok karışıyor.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Aylarca çıktı almayacaksanız kurur. ayda 1 çıktı alırsanız kurumaz. diyelim ki kurudu tonerin ucunu kolonyalı peçeteyle nazikçe silince düzeliyor.

ben fotoğraf kağıdı alıp fotoğraf da basıyorum, eşe dosta hediye ediyorum güzel oluyor.
0
duyuruuser
(16.07.25)
@duyuruuser

Bu işin inceliklerini öğrenmek isterim, nasıl öğrenirim? Yani tabii bana yetecek kadarını.

Çünkü, hani şu 80 gr 120 gr kağıt muhabbeti var ya, ben çıktı alacağım fotoları ağır gramajlı kağıda alayım uzun zaman kullanayım dedim.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Yahu zaten Google'a renkli lazer yazıcı fiyatları yazıyorum bütün gösterilen ürünler siyah beyaz lazer yazıcılar. Kartuş toner gibi ismi olan bir siteden sonuç çıkmış o bile siyah beyaz yahu. Ben anlamıyorum neden aradığım şeyin fiyatını bulamıyorum ki.
0
🌸muhayyer divan
(16.07.25)
Lazer yazıcı öneririm, mürekkebin kuruma derdinden kurtulmuş olursunuz. Haftada/ayda bir çıktı alma işleri de mutlaka bir yerde tavsıyor ve ihtiyacınız olduğu yerde yazıcısız kalıyorsunuz.

Renkli olması şart mı? Değilse, siyah beyaz fiyat anlamında ciddi avantaj sağlıyor. Bunu bence iyi düşünün.

Bende wifi özellikli bir Xerox var ve yazıcıyı modeme kabloyla bağlayana kadar wifi özelliği çok verimsizdi. Ev tipi basit cihazları modeme kabloyla bağlamak gerekebiliyor.

Yazıcı alırken kendi yaptığım ve herkese önerdiğim bir şey var: Yazıcının en önemli kısmı toneri. Bazı yazıcılar var ve toneri doldurulamıyor. 2-3 orijinal toner fiyatı yazıcının kendi fiyatına denk geliyor. Bunlardan uzak durmak lazım. Bunun için de çevrenizde işi toner dolumu olan profesyonel bir yere gidip kendi ihtiyaçlarınızı anlatın ve toneri kendilerinden alacağınızı, toner bakımından sorun çıkarmayacak ve isterlerinize cevap verebilecek bir model önermelerini isteyin.

İşini iyi yapan düzgün bir esnafa denk gelirseniz tek seferde doğru cihazı alırsınız.

Yazıcılarla ilgili diğer tüketici elektroniğinde (TV, telefon, tablet, PC vs) olduğu kadar kaynak inceleme vs olmuyor. En isabetli bilgileri, sanal mağazaların yorum kısımlarından alabilirsiniz ama oralarda da satın alanlar yorum yapmadıysa yanlış cihaz alma riskiniz var.
0
10551037
(16.07.25)
@10551037

Çok çok teşekkür ediyorum, çok kıymetli bilgiler. Sağ olasın.

Renkli olması şart çünkü kullanacağım iki farklı yerde de görmemek gereken renk incelikleri var.

Çok teşekkürler tekrar.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
lazerde tank doldurma, kartuş olmuyor; bunun yerine toner oluyor. bir toner de 2-3 yıl gidiyor rahat, yalnız renkli yazıcıda 4 farklı toner rengi almanız lazım her bittiğinde, orijinal toner pahalı olur, siyah beyazda tek toner alıp geçerken renklide bittikçe 4 farklı toner almanız lazım. hatta bazı yazıcılarda tüm tonerler yarı ya da az dolu satarlar, 3-4 ay sonra bir sürü toner masrafınız olabilir. Bunlara dikkat edin derim.
0
gezegen olan pluton
(17.07.25)
Yanimtoner kartuş aynı şey, illa ki takip edicem.

Bunu istemiyorum işte. O halde gidip kırtasiyeciden çıkarttırayım madem.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
10X15 dediğine göre foto basacaksın, foto için lazer yazıcı tavsiye edilmez.(belge basımı için lazer iyidir ama) Aslında fotoyu da baya güzel basıyorlar ama renk doğruluğu, uzun ömür (UV ışıkta solmama) falan işin içine girince mürekkep yine daha iyi.

Ortalama yazıcılar dye-ink denen mürekkebi kullanır. Teknik olarak bunlara kısa ömürlü denir ama kısa dedikleri saklama koşuluna göre 20-30 yıl falan.

Profesyonel yazıcılar (Canon pro-300 ve üzeri mesela) pigment ink kullanır, bunlar 100+ yıl ömür vadediyor. Millet bilgilensin diye buraya yazmak istedim.

Bu arada, mesela bende Canon G550 var mürekkep tanklı foto yazıcısı. Kalitesinden çok memnunum, yazdırma kafası da haftada bir bişey yazdırırsan donmaz. Mürekkepli herhangi yazıcıda alarm falan kurup 1-2 haftada bir bişey yazdırmanız lazım. Zaten almışken keyfini çıkarın mürekkebi mezara mı götüreceksiniz. (kartuşlu olursa fiyatları üzer, fakat Epson veya Canon'un kendinden tanklı modelleri var ve atıyorum kartuş 12ml iken bunlar 60ml alıyor ve 60ml fiyatı 12'den ucuz. Öyle işte.)
0
nhk ni youkosu
(17.07.25)
@gezegen olan pluton

Tonerin ne kadar gideceğini zamanla nasıl ölçüyorsunuz anlamak mümkün değil. Yoğun kullanan biri yeri gelir 1 haftada bitirir toneri.

@muhayyer

Ben belge basacaksınız diye düşündüm. Fotoğraf bambaşka bir şey ve benim lazer yazıcı önerim belge basmak için geçerliydi. Bence ihtiyaçlarınızı belirleyip profesyonel toner dolum işi yapan bir yere gidip konuşun detaylı olarak. Çok baskı yapmayacaksanız ve anında baskıya ihtiyacınız yoksa, dışarıda bastırmak muhtemelen uzun vadede daha ucuz olacak ve daha kaliteli baskılara sahip olmanızla sonuçlanacaktır.

Bir de benim toner dolum tecrübem tamamen siyah üzerine, renkli toner dökümü daha farklı olabilir.

Yazıcılarla ilgili kaliteli bilgiye internet üzerinden ulaşmak kolay değil. Kaynak yok. Bilen de bilmeyen de yazıyor ve doğruyla yanlışı ayırt etmek kolay değil. Siz beni dinleyin, düzgün bir esnaf bulun onunla temasa geçin.

Hangi ildesiniz? İstanbul ise kendi tonercime yönlendireyim. En azından düzgün ve işi bilen birileriyle konuşur ne yapmanız gerektiğini net bir şekilde anlarsınız.
0
10551037
(17.07.25)
@10551037

Çok çok teşekkür ederim, Ankara'da yaşıyorum, bildiğim bir tonerci var. Üniversite karşısında bulunan ve sanırım yüksek lisans yapan birinden öğrendiğim bir yer. Çok çok teşekkürler tekrar.
0
🌸muhayyer divan
(17.07.25)
şöyle bir ek bilgi vereyim;
renkli lazer yazıcılarda orijinal olmayan kartuş kullanınca renkler aşırı kötü çıkıyor bilginiz olsun.
ayrıca @10551037'nın dediği gibi toneri alacağınız yere gidip onlara da danışabilirsin. ve örnek baskıları görebilirsin.
0
duyuruuser
(18.07.25)
(1)

faststone capture ya da greenshot gibi bir uygulama

denizzz
bilgisayarımızda açtığımız bir dosyadaki sayfaları, telefonla tek tek fotoğraf çekmek yerine doğrudan kaydedebileceğimiz bir uygulama veya yazılım öneriniz var mı? faststone capture ya da greenshot kullanmayı düşünüyorum ama belki daha pratik başka bir şeyler vardır bilmediğim.
bilgisayarımızda açtığımız bir dosyadaki sayfaları, telefonla tek tek fotoğraf çekmek yerine doğrudan kaydedebileceğimiz bir uygulama veya yazılım öneriniz var mı? faststone capture ya da greenshot kullanmayı düşünüyorum ama belki daha pratik başka bir şeyler vardır bilmediğim.
0
denizzz
(15.07.25)
eğer pdf falansa, eminim beleş şekilde jpg export eden uygulama vardır.(online araç bile vardır bi google'la derim)

Ben Adobe'ye para ödüyorum Acrobat Pro var, onda direkt imaj olarak kaydetme var.
0
nhk ni youkosu
(15.07.25)
(2)

Bir cep telefonunda aynı bankanın app'ini birden çok hesap için kullanmak?

santimantal
Mesela Yapı Kredi nin uygulamasında hem kendi hem de annemin internet bankacılığını kullanmak istiyorum.İkisine birden telefon izin vermiyor. Aslında veriyor ama annemin hesabına girmem için onun telefonuna şifre falan gönderiyor. İş uzuyor.Her seferinde bunlarla uğraşmadan her iki hesaba da kolayca
Mesela Yapı Kredi nin uygulamasında hem kendi hem de annemin internet bankacılığını kullanmak istiyorum.

İkisine birden telefon izin vermiyor. Aslında veriyor ama annemin hesabına girmem için onun telefonuna şifre falan gönderiyor. İş uzuyor.

Her seferinde bunlarla uğraşmadan her iki hesaba da kolayca girebilmenin bir yolu var mı? Bir uygulama, eklenti vb. kullanarak örneğin...
0
santimantal
(13.07.25)
anneninki app, kendininkine browserdan girersen olması lazım. (sana mesaj gelse de zaten takılı hat senin)

uygulama-eklenti gibi şeyleri böyle banka uygulaması için kullanmanı tavsiye etmem. Ancak telefonun kendi içinde çift uygulama kurma özelliği varsa o şekilde olur. (bazı androidlerde gizli ikinci bi arayüz gibi gizli app kurma falan oluyordu galiba)
0
nhk ni youkosu
(13.07.25)
Sms forwarder kullanacaksın şifre sana gelecek.
0
Shepard
(13.07.25)
(3)

Kredi kartı taksit sorusu

atcapar
Merhabalar herkese, mediamarkt dan vade farksız 6 taksit ile 69.500 tl lik bir ürün satın aldım. Benim kredi kartımın limiti de 70 bin tl idi. Şimdi normalde benim hesaplamama göre kartta 500 tl limit kalması lazım ama banka uygulamasından bakınca bakiye eksi 11 bin de gözüküyor. İlk defa kredi kart
Merhabalar herkese, mediamarkt dan vade farksız 6 taksit ile 69.500 tl lik bir ürün satın aldım. Benim kredi kartımın limiti de 70 bin tl idi. Şimdi normalde benim hesaplamama göre kartta 500 tl limit kalması lazım ama banka uygulamasından bakınca bakiye eksi 11 bin de gözüküyor. İlk defa kredi kartından taksit ile alışveriş yapıyorum o yüzden bilmiyorum. Ben mi yanlış hesap yapıyorum acaba yoksa doğru mudur? Bilen arkadaşlar cevaplar ise sevinirim. Teşekkür ederim.
0
atcapar
(13.07.25)
gelecek dönemde görünen, eskiden taksitle aldığın bişeyler var mı? veya bu ayki ekstre 11 bin miydi mesela henüz ödemediğin bişey var mıydı, açık limit 70 bin miydi? doğru hesap yapıyorsun ama ödemediğin bi borcun var gibi görünüyor.

bankalar bazen eksi limite izin veriyor ama onun için ekstra ücret falan kesiyor bi müşteri temsilcisine sor bence.
0
nhk ni youkosu
(13.07.25)
hayır daha önce bi taksidim yok ilk defa taksitli aldım ürün.
0
🌸atcapar
(13.07.25)
Kartın kullanılabilir limitine bakarsanız 500 TL yazar. Siz kartın borcu kısmına bakıyorsunuz. 6 taksitle aldığınız ürünün birinci taksidi 11 bin küsür olarak karta borç kaydedildiğinden borç olarak -11 bin TL görmeniz normal. Bu taksidi ödediğinizde mesela kullanılabilir limit bir bu kadar artacak.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(13.07.25)
(7)

27€ altında alışverişe SHEIN'de %60 oranında gümrük vergisi çıkıyor.

anaphylacticshock
Merhaba, SHEIN uygulamasında 3 tane saati çok beğendim. Toplamda 450 tl falan tutuyor. Kargo bedava. 50 tl civarında kargo sigortası falan var. Yani her şey dahil 500 - 600 tl almak istediklerim. Benim bildiğim 27 Euro gümrük sınırı var. 27 euro altında yapılan alışverişlerde vergi kesilmemesi lazım
Merhaba,

SHEIN uygulamasında 3 tane saati çok beğendim. Toplamda 450 tl falan tutuyor. Kargo bedava. 50 tl civarında kargo sigortası falan var. Yani her şey dahil 500 - 600 tl almak istediklerim.

Benim bildiğim 27 Euro gümrük sınırı var. 27 euro altında yapılan alışverişlerde vergi kesilmemesi lazım.

Ama buna rağmen SHEIN hem %60 gümrük vergisi kesiyor hem de bir ayda en fazla 5 ürün alabilirsiniz diyor.

Bu durumu yaşayan var mı? Niye böyle oluyor? Ben mi yanlış biliyorum?

NOT: SHEIN uygulamasından ilk defa alışveriş yapıcam. Uygulamayı kullanmayı çok bilmiyorum. Detaylı açıklayabilirseniz çok sevinirim.
0
anaphylacticshock
(13.07.25)
1€ bile alışveriş yapsan gümrük vergisi ödemek zorundasın. 27€ gümrük vergisi ödenmeyecek demek değil.

27€ olayı bireysel olup olmaması ile ilgili. Onu geçersen bildiğin şirket gibi ithalat yapıyor olacaksin ve Gümrükçü ile çalışman gerekecek.

ticaret.gov.tr

"Her bir sevkiyat için kıymeti 30 Avro'yu aşmayan eşyaya geldiği ülkeye göre tek ve maktu vergi oranı uygulanacaktır. Söz konusu vergi oranları, eşyanın

Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi durumunda %30,
Diğer ülkelerden gelmesi durumunda %60,"
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Anladım, çok sağolun. Ama 27 Euro bireysel harcama için çok düşük bir sınır değil mi?
Amazon Amerika şubesinden yeni bir harddisk almak istiyordum. Fiyatı 70 Euro civarı. Şimdi ısmarlasam mesela gümrüğe mi takılacak? Ne olacak?
0
🌸anaphylacticshock
(13.07.25)
Sağlık bakanınin hastanesi olmasi ya da tarım bakaninin cargill müdürü olması falan bunların bile umursamadigi ortamda 27€nun düşük mü yüksek mi olduğu sorgulanamayacak bir şey. Tabiki düşük de bu sorulari geçeli çok oldu bu ülkede. Istedikleri 1€ bile harcama yapmamaniz döviz ile.

70€ tahmini 200€ falan çıkar ya da daha fazla. Yani 2-3 kati oluyor çünkü gümrük firmasi ile calismaniz gerekiyor çünkü gümrüğe takılacak evet.

Kısacası 27€ysa gümrük odersiniz, üstüyse hem gümrük odersiniz hem Gümrükçü parası.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
Konuyla ilgili şuradaki şikayetleri okursanız görürsünüz;
www.sikayetvar.com

www.sikayetvar.com

Amazon size gümrük dahil falan derse de inanmayin yani takılacak.
0
logisticsmanager
(13.07.25)
her yere yazıyorum yine yazayım:

eskiden 150 euro altı vergisizdi. 1500'e kadar şu anki 27€ sınırı gibi "vergisini verip" alabiliyorduk. Sonra VERGİSİZ SINIR 75 ve 23'e düşüp en son "ne alırsan al vergi vereceksin"e dönüşmüştü. Sonra vergisini vererek almanı bile kısıtlayıp (bu arayı tam hatırlamıyorum ilgilenmedim) 27€ üzerini komple ticaret gibi görüp mali müşavirlerle saçma sapan işler yapmanı gerektirecek hale getirdiler.

Shein çin'den gönderen bişeyse orada vergi %60 olmalı. O da eskiden 20 miydi 30 muydu neydi, geçenlerde 60'a çıkardılar.
0
nhk ni youkosu
(13.07.25)
Çok sağolun. Harddiski almıyorum o zaman. Ama saatleri dayanamayıp alıcam galiba.

Saatler 27 euronun çok altında. Üzerine binen %60 vergi SHEIN uygulamasında ödeme aşamasında hesaplanıp kesiliyor. Kargo bedava.

Buna rağmen ürünler kapıya geldiğinde benden kargo ya da vergi vs adı altında harici bir ücret talep ederler mi?
0
🌸anaphylacticshock
(13.07.25)
Son soruna cevap veriyorum. Site senden gümrük ücreti/vergi adı altında para alıyorsa kapıda herhangi bir ücret daha ödememen gerekir.

Temu, Amazon siparişlerim bu şekilde gerçekleşiyor.
0
chicha_v2
(14.07.25)
(21)

Bu yeşil pasaportun hikmeti nedir?

ya ben lan neyse
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederle
yeşil pasaportum var. 13 yıl doğu anadolu'da ve iç anadolu kırsalında doğu hizmeti yaptım. birkaç gün önce aldım. ama ne bir yere geziye gitmeye niyetim var ne de ona ayıracak param. hayatım boyunca da zaruret olmadığı müddetçe bir yere gideceğimi sanmıyorum. yıllık iznimde sonra iptal miptal ederler diye aldım.

bazen sözlükte yeşil pasaport ayrımcılıktır diye başlıklar açılıyor. bir bakıyorum 2 yüz küsür entry girilmiş.

ben yeşil pasaportu alana kadar hangi ülkelere vizesiz gidebileceğimi bilmiyordum. onu da öğrendim. abd, ingiltere yok.

geçen televizyonda ünlü bir gazeteci "biz bastırıyoruz. gazetecilere de vermelerini istiyoruz. umarım verecekler." diyordu.

eczacılar, avukatlar, daha bilmediğim bir sürü meslek grubu...

bu zamana kadar hep bir yerlere 3 ay vizesiz gidilebilen bir araç olarak biliyordum ama bence bilmediğim bir şeyler var.

insanlar gidip oralarda çalışıyor mu, yeşil pasaportla benim bilmediğim bir şey mi yapılıyor? aklıma başka bir şey gelmiyor.

yılda 10 gün tatil için bu kadar kıyamet koparılması bana böyle düşündürüyor. bu kadar insanımız yurt dışına vizesiz gitmeye bu kadar muhtaç mı?

iş için isteyenler var. iş için bu kadar insanımız mı var yurt dışına gitmesi zaruri olan?
0
ya ben lan neyse
(10.07.25)
Yüzlerce beyaz yakalı vize sırasında beklerken alelade devlet memurunun istediği ülkeye keyfince girip çıkması insanların gururuna dokunuyor. Olay ego davası. Biz devlet memurundan daha büyük artı değer üretiyoruz da bu semelerin Instagram'da bizden daha çok yurtdışı postu var diyor onlar da. Abuk sabuk işler. Sen de biliyorsun bunun böyle olduğunu bence, bir de benden dinledin.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
@sekiz: yok bilmiyorum. yeşil pasaporta gelene kadar... bu mu dokunuyor insanların egosuna? ben 50 bin maaş alıyorum. maaşımın yarısı ev harcamasına gidiyor. ev babamdan kalmasa diğeri de kiraya gidecek. arabam falan yok. ben istesem de gidemem tatile. benden çok katma değer yaratan insan 100 bin falan alıyordur. böyle düşünürse egosu torpülenir.
0
🌸ya ben lan neyse
(10.07.25)
rahatça, vize vs dert etmeden, vize ücreti ödemeden, bir sürü ülkeye eğer istersen yarın çat diye gidebiliyorsun. birçok insan için bu gayet yeterli bir lütuf, bilmediğin gizli bir şeyler yok.
0
king lizard
(10.07.25)
yesil pasaportun ne oldugunu daha yeni ögrenmen senin problemin. interneti olan herhangi bir insanin bilebilecegi alalede bir bilgi.

sorun su an avrupa'nin türklere vize randevusu veremiyor olusu. yesil pasaportu olan biri ucuz bilet kovalayip aniden haftasonu bile gidebilir. üniversitedeyken bir arkadas o sekilde 18 tl'ye mi ne bilet alarak paris'e gidip gelmisti. parasizliktan metroya bile binemeden geri döndü ama gitti mi gitti.

onun disinda baska biri önceden uzun planlar yapmasi, vizeye basvurmasi, parasinin yanmamasi icin dua etmesi gerek.

bu ikisi arasindaki fark birinin devlette memur olarak calismis olmasi. tr'deki cogu memur da vasifsiz ve özelde tek kisinin yaptigi isi 3-5 kisi yapiyorlar. hem devletin kasasina yüksünüz hem de dibimizdeki ülkelere elinizi kolunuza sallaya sallaya gidiyorsunuz.

böyle düsünülüyor sanirim.
0
sonsuz
(10.07.25)
Yeşil pasaportu isteyen genelde parası ve vakti olan insanlar. Ayrımcılık falan diyenlere de gülesim geliyor. Ailede çok doktor ve öğretmen var aldıkları maaşlar yurtdışında tatil yapıp, yiyip içip gezmeye yetmiyor. Benim canım anam benim zorumla yeşil pasaportunu çıkarttırdı. Pasaportunun süresi dolduğunda, üzerinde bir tane damga yoktu. Yenisini çıkarttırmaya zor ikna ettik, emekli maaşı yetmiyor çünkü tatil yapmaya.

Vize süreci gerçekten can sıkıcı olabiliyor ama bu “haksızlık” güruhunun saracağı yer yeşil pasaportlular değil, vize için gördüğümüz muamelenin sebebi olan kişiler.
0
irene
(10.07.25)
Yurt dışına iş ya da gezme amaçlı çok giden biri olsan değerini anlardın. Vize başvuru süreci, reddedilme durumları, yapılan masraf vs. vs. bunların hepsinden kurtuluyorsun.

şu an mesela çok ileri tarihli aşırı ucuz uçak bileti denk getirsen avrupa'da bir yerde, hiç düşünmene gerek yok acaba vizem çıkar mı vs. diye. türkiye'de şehirlerarası otobüse verdiğin paralarla avrupa'ya gidip gelebilirsin. e tabii ben hayatta gitmem vizyonsuzluğunda biriysen o başka.
0
himmet dayi
(10.07.25)
Yakın bölgelerde bir tatil yapabilirsin her yıl. Yurdum memuru aşırı vizyonsuz olduğu için böyle şeylerden anlamaz. Memur dediğin kırsal kafalı bir canlıdır.
0
runaway
(10.07.25)
@ya lan: böyle bir mevzuat var, Türkiye'nin memuru olan tatil sonunda ülkesinde geri döner diye düşünüyor Avrupa hala. Değişebilir bu usul yakında, hevesin varsa birkaç yere git gel.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
Bir de bunların egosu törpülenmez. Çatlasınlar.
0
sekizdokuzon
(10.07.25)
İlk yorum harici diğerlerini okumadım da la beyaz yakalıların kendini böyle görmesi çok komik. Memurlara neden yeşil pasaport veriliyor? Önce bunun mantığını kavra :) Yeşil pasaportu kullanan meslek yelpazesini genişletilerek hata yapılıyor. Beyaz yakalı burada ağlıyor, kendini üstün görüyor ahsjs O zaman asgari ücretli de alsın. Zaten bu gidişle yeşil pasaportu kabul etmeyecek diğer ülkeler. Adam yurt dışı tatili yapabilmek için y pasaport istiyor resmen :) devlet de senin sikik yurt dışı tatilinin derdindeydi. Memur denince adamın aklına sadece devlet dairesinde evrak onaylayan tip geliyor :)

Düz memurun yeşil pasaportu olsa ne? Adam yurt dışına çıkamıyor zaten shsjsk parası yok. Benim arkadaşımın kaç yıllık yeşil pasaportu var, daha bir kere kullanmamış. Neyle çıksın? Gidin birçok devlet dairesine hepsinin y pasaport hakkı olmasına rağmen çoğu başvurmamıştır bile. Zaten bu adamlar kullanmıyor ama ağlayan bizim buradakiler. Yani kaymakam da memur ve bırakın da işi gereği pasaport alabilip yurt dışına rahat çıksın.

İmam eşlerinin çıkıp bize de maaş verilsin, denmesi gibi :)
0
cemallamec
(10.07.25)
Başlık kıskanç beyaz yakalılarla dolmuş.
Hiç öğrenemeyeceksiniz hakkınızı savunmayı. Karşı adamda olan hak bende niye yok diyeceklerine hala onda niye var diyen fesat gorus.

İçlerini rahatlatmak için de özel sektörde bir kişinin işini bunlar dört kişi olarak yapıyor diyor. Ulan sen kole gibi çalışıyorsun işte patronun zengin olsun diye sabahtan akşama pazartesiden pazara. Bunun kalifelikle ne alakası var? Sen patronun yağcılığını seçmişsin adam da devlete hizmet etmeyi tercih etmiş. Sen bu adamdan arta kalir ne katıyorsun ki ondaki hakkı cok goruyorsun kıskanç patron yagcisi.


Sen tezgahtarlık yapan ya da gerçek bir eğitim gerektirmeyen hizmet sektöründe çalışan bir insansın bunu kabul et fazlası değil.
Soruya cevap
Yeşil pasaport Avrupa ülkelerine bu vize kuyruklarında kendini çok üstün gören ve kapi dışarı edilen beyaz yakalıların bana da vize bana da vize demeni gerektirmeyecek bir pasaport türüdür kardeşim.

Güle güle kullan
0
dedeminhirkasi
(10.07.25)
vizyonla alakalı. kullanırsan altın, kenarda durursa pul değerinde.
hiç mi ilgini çekmiyor farklı yerler, kültürler?
çok paraya ihtiyacın da yok, türkiyeden daha ucuza git, gör, gez, öğren.
0
adivar
(10.07.25)
yorumlara bak ashfsaf.
yesil pasaport, türk devleti'nin, %90'i torpilli olan memuruna yaptigi bir baska torpildir.
olay, beyaz yakalinin ayricalik beklemesi degil, bir kismin elde ettigi haksiz ayricalik. devletin kendi vatandasini kendi eliyle ayristirmasi.
vize anlasmalari devletler arasinda yapilan ikili anlasmalara dayanir, devlet oturmus, ülkelerle "benim memura vize ayricaligi tani ama diger vatandaslara tanima" diye pazarlik yapmis. beyaz yakali hakkini savunacakmis. beyaz yakali ne yapacak? almanya ile masaya mi oturacak? aptal saptal konusuluyor.

türk vatandasi degilim. ailemde de kimsenin yesil pasaport ihtiyaci yok. kiskanmak falan akillara zarar ithamlar.

"ek olarak turkiyeye vize zorunlulugunu getiren avrupali ulkeler degil, turkiye. bunu da arastirabilirsiniz."
türkiye bunu zamaninda siyasi olarak sakincali gördükleri yurtdisina kacmasin diye avrupa'ya teklif etmis, avrupa kabul etmis, türkiye bir süre sonra avrupa ile defalarca vizeyi kaldirmasi icin masaya oturmaya calismis ve her seferinde avrupa'dan ret yemis bir ülke.
yani artik o vizeyi sana koyan avrupa, türkiye degil. 45 senelik mevzuyu temcit pilavi gibi öne sürmek kurtarmiyor.
türkiye kac defa avrupa'ya artik vize kalksin diye gitti peki biliyor musunuz? yok.
bu kadar ret üstüne türkiye ne yapiyor? ben memura kefil olurum cünkü memur dedigin adam mayis elden gitmesin diye hicbir seye karismayan, kafasina vur ekmegini al, sümsük, agzini hicbir siyasi olaya acmayan adam, memuru o sebeple sakincali görmem, sakincali gördügüm zaten memur olamaz, ondan ki memuruma verin vize kolayligi diye avrupa ile masaya oturmus.
evet, devlet eliyle ayrimcilik budur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.07.25)
tamamen ekonomik sebeplerle yurt dışına gidemiyorsan bir şey diyemem ama bir insanın yaşadığı gezegende doğduğu küçücük ülkeden kafasını çıkartıp başka bir coğrafya, kültür, yaşayış vs. görmek istememesinin ve bu şekilde ölüp gitmeye razı olmasının anormal, hatta mental olarak sıkıntılı bir durum olduğunu düşünüyorum.

başka yerler görmek senin için bir anlam ifade etmeyebilir ama birçok insan için şu hayatı çekilir kılan üç beş şeyden biri. insanlar aylarca yapacakları yurt dışı gezisinin hayalini kuruyor, bunu planlamaktan ve gerçekleştirmekten zevk alıyor.

insanlara vizeyi geçtim artık vize randevusu bile verilmiyorken vizesiz birçok ülkeye gidebilmek büyük bir ayrıcalık. bu ayrıcalığa sahip olamayanların öfkesi de gayet normal.
0
sir gawain
(10.07.25)
yurt dışı seyahati yapmak istemeyişiniz veya ekonomik sebeplerle yapamayışınız kişisel bir durum lakin insanların farklı ülkeler, şehirler görmek istemesi çok doğal ve insani bir refleks. yeşil pasaport da bu noktada ülke sınırlarını açan adeta sihirli bir değnek. yani oldukça kıymetli bir şey.

memurlara veriliyor bize verilmiyor, ayrımcılıktır vs. durumu da uluslararası alanda itibarsız ikinci sınıf bir ülke olmamızın sonucu. avrupa ülkeleri son yıllarda, vatandaşlarımıza amiyane tabirle ''sen gelme ulan ayı'' diyor. durum böyle iken memurların yeşil pasaport ile ''buyur sen geç''denilerek ülkelere kabulüne, kalan kitle çıldırıyor. bana kalırsa ülkeler arası seyahat özgürlüğü evrensel bir haktır. muhatap olunan ülke için sakıncalı bir profil olmayan herkes turistik amaçlı seyahat edebilmelidir.

burada bana ve benim gibi yeşil pasaport sahibi insanlara irite edici gelen şey; yeşil pasaport'a sahip olmayan mesleğe sahip kişilerin, ulan seyahat evrensel bir haktır. alt tarafı üç beş günlüğüne turistik amaçlarla gideceğiz, hükumet, devlet olarak bizi dış ülkeler nezdinde niye cüzzamlı durumuna düşüyorsunuz, cebime euro'mu koyup yurt dışına niye gidemiyorum diye durumun asıl sorumluluarın tepkisini göstermek yerine, ya memurlar devletin kamburu, bir halta yaramıyor aşağılık pislikler, oysa biz katma değer üretiyoruz, ülkeyi biz kalkındırıyoruz, biz öyle büyük insanlarınız ki, bizim değerimiz tarif edilemez biz niye gidemiyoruz diye tüm ezilmişliğinin, iş yerinde yediği mobbingin, aşırı çalışma saatlerinin, olmayan özlük haklarının öfkesini memura yöneltmesi. herkesin derdi insan olarak şu ölümlü dünyada, berbat koşullarda, her günü birbirinden kasvetli gündemi olan ülkeden dışarı bir haftasonunda, bir bayram, seyran tatilinde yurt dışına kaçıp nefes almak. bunca hikayeye, biz şöyleyiz de memurlar böyle, onlar da gitmesiin, bize de yeşil pasaport verin sonunda hiçbirimiz gidemeyelim halleri gülünç. kimsenin katma değer ürettiği, süper kahraman olduğu bir ülke değil istisnai örnekler dışında. kapitalist bir ekonomik sistem var ve ülkemizin vatandaşları da bu devasa sistemin içinde tek başına nokta kadar özel anlam ifade etmeyen bir şeyler yapıp sistemi yürütüyor işte. sanırsın memur sabahtan akşama kadar yatıyor da diğer beyaz yakalılar kansere çare buluyor. ayrıca memuriyete başlama yaşının yükselmesi ve yeşil pasaporta ulaşmak için belli bir derece/kademeye ulaşması gerçeğini düşünürsek, o pasaportla diyar diyar gezme aşamasına kadar ömrünü yarılamış oluyor zaten memur, yaşlılıkta gezecek sağlık durumu ve motivasyonunun da pek olmayacağını düşünürsek zaten aktif olarak bunun nimetinden faydalanma süresi de öyle çok da değil.

yabancı ülkelerin bu vize işini türklere bu kadar ulaşılamaz hale getirmediği dönemlerde bu kadar yaygara yoktu. ne zaman ki durum değişti yeşil pasaport sahipliği göze batar oldu.
0
wilhelmwasmuss
(11.07.25)
büyük kolaylık, annemden dolayı 25 yaşıma kadar bende vardı Interrail yapmıştık 23 gün kafamıza göre Avrupa'yı turlamıştık. Hayatımdaki en özel deneyimlerimden biridir. Mesela çocuğunuz varsa onun da belli bi yaşa kadar yeşil pasaportu olacak. (birkaç şart daha var çalışmıyor olmak vs.)

Bu arada göze batmasının tek sebebi vize işlerinin zorlaşması değil bence. Eskiden özel sektördeki kişiler iyi kazanırdı, memurların işi garanti ama az kazanıyor derlerdi. Şimdi memur da ortalama güzelce bir maaş alıyor, özel sektördeki çoğu kişi o maaşları alamıyor bile. Bu sebeple "hem maaşı yüksek hem yeşil pasaport var ooh" diyor insanlar. Bu arada 50-60 bin maaşın iyi gibi görülmesi de ayrıca kötü tabii.
0
nhk ni youkosu
(11.07.25)
Eskiden memurlar özel sektör göre az para alırdı. Hem de ciddi az.
Şu an Türkiye o kadar kötü durumda ki herkes devlet memuru olmak istiyor çünkü;
Düzenli zam aldığın
Sendikanın olduğu
Tatil hakkının olduğu
Saatlerine dikkat edilen
Is garantisi olan
Tek kurum gibi. Türkiye'de özel sektör rezalet halde.
Buna bir de yeşil pasaport ekleyince iyice insanların gözüne batıyor.
Türkiye'de özel sektör iğrenç durumda olmasa, insanlar üç kuruş paralara 2 hafta tatile 50 saat çalışmaya zorunlu kalmasa gene kimsenin pek umrunda olmazdı.
0
logisticsmanager
(11.07.25)
yeşil pasaport alabilmek için 15 senedir devle kurumunda(boğucu) çalışıyorum.maaşım piyasanın yarısı, beş para etmez insanlara müdürcülük oynatıyoruz. ben bunlara katlanıyorsam, benim 4 5 katım maaş alıp ah vah diyenlerde nasıl vize alırsa alsın bana ne derim. bu seçim meselesi benim devlet memurluğunu seçme nedenim yeşil pasaporttu. yılda 10 kere de olsa bir yurt dışına gitmek beni rahatlatıyor. altımda mercedes olmasın evimde dyson olmasın vb.

herkes kendi seçimini yaşar.

yurt dışı sana zevk vermiyorsa gap gezisine katıl kardeşim. yurt dışına gidince g.tümüz göğe ermiyor ama farklı kültürlerin olduğunu falan görüyoruz.
0
mikahakkinen
(11.07.25)
Biraz şöyle bir hava var.

Yukarıda yeşil pasaport ile istediği yere giden, aşağıda vize ofisleri tarafından köpek çekilen halkı görmeyen bir memur eliti gözüküyor. Adam vize randevusüne bile 1,000-2,000 euro verip, bulmaya çalışırken, 6 ay - 1 sene vize için uğraşırken, bunu çözmesi gereken bürokratlar, yeşil pasaport ile instagram postu paylaşıyor.

Ancak görmedikleri şu. Bugün bordo pasaporta köpek çeken o ülkeleri durdurmazsan, yarın yeşil pasaporta da köpek çekecekler. Bu işler böyledir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.07.25)
Yeşil pasaportun hikmeti; devletin “bu adam gelip sizin ülkenize sığınmaz. Senelerdir bana görev yapıyor sıkıntı çıkmaz. Efendi efendi gider geri döner” dediği kişiler hakkında KARŞI DEVLETİN DE “sen öyle diyorsan öyledir bana uyar. Gelsinler madem abartmadan. Ama sınırda yine de memuruma kontrol ettirir öyle izin veririm” demesi. (örneğin dediğin gibi and veya ingiltere “bana ne yeşilinden yahu git al vizeni gel geleceksen” diyor)

İnsanların son yıllarda yeşil pasaporta nefret duymaları vize süreçleriyle ilgili. İnsanlar vize almak için tonla belge toplayıp, geceler boyu randevu kovalayıp, üstüne para ödeyip, yine de randevu bulamayıp oturabiliyorlar yahut randevu bulsalar başvurularına red yiyebiliyorlar. Son senelerde bu şikayetler çok arttığı için yeşil pasaport göze batar oldu. İnsanlar neye tepki göstereceklerini idrak edemediklerinden, problemi yeşil pasaportta görüyorlar. “Ben de gidebilmeliyim” demek yerine “o da gitmesin lan sıçarım!” diyorlar.

Pasaportumuzla istediğimiz yere vizesiz veya kapıda vizeyle gidebilsek, yahut vize başvuru işlemleri rahat, adil, şeffaf olsa, yeşille pek kimsenin derdi olmayacaktı.

Bir de tabii arkadaşın dediği gibi ego mevzusu da var. Kendini alelade memurdan üstün zannettiği kadar üstün olan kişinin zaten vize derdi de olmaz. Mümkün olan en uzun sürelerde vizesi olur. Birkaç yılda bir rutin işlem gibi yeniler devam eder. Devlet memurlarını dağdan toplanan yabani kabile üyeleri zanneden tipler, üniversite mezunu olup özel şirkette çalışmanın kendilerini daha beyaz, bembeyaz yakalı yaptığını düşündükleri için, böylelerinin kanına dokunuyor mevzu.

(Yeşilim yok, olmayacak.)
0
lazor
(13.07.25)
son yıllardaki vize krizi yüzünden durum "yeşili olmayan şengen'e gidemez" seviyesinde.

bir çok ülkede vize görüşmesi için randevu almak bile zor.
hadi aldın, bir sürü evrak istiyorlar. sorun değil yapılır.
vize başvuru ücreti 80 euro civarında. büyük para değil ödenir.
vize çıkacak mı çıkmayacak mı belli değil. vizeye başvururken uçak bileti, hotel rezervasyonu, yapacağın seyahatin türü şusu buşu bir sürü şey istiyorlar. gelirin, maaş dökümün vs.
vize çıkmadı, hotel iptali uçak iptali uğraşman lazım.
iptalli uçak bileti normalin daha üstü fiyata satılıyor.

yeşili olan bunların hiç birine maruz kalmıyor.
ucuz uçak bileti sitelerine giriyor ve uygun tarihli uçakları buluyor.
sonra günü gelince vınn uçuyor.

amacı gezmek tozmak değil de iş-güçse yine giriyor uçak bileti sitesine istediği tarihe bilet alıyor. yine ucuz.

olay sadece maliyet de değil.
vize başvuru işleri çok can sıkıcı. her şey düzgün de olsa reddedebiliyorlar.
vize redleri arşa çıktı.
insanın kanına da dokunuyor kapıda kul olup ve reddedilmek.

sen öğrenciysen anan baban yeşili olan bir memursa istediğin zaman gidip gezebiliyorsun yurtdışında. 19-20 yaşında sen gidiyor ama başka gençler akp ülkesinde sinemaya bile gidemiyor. işin bir de böyle sosyal bir problemi var.

gitmek isteyene tek engel vize mi kardeşim. gitmek isteyen aşar onu denilecek durumda değil vize muhabbeti. her şey doğru olsa da, işin gücün paran pulun olsa da reddebiliyorlar.

yeşil pasaport orada çalışma hakkı sağlamıyor.
yeşille gidip kaçak kalanlar var ama onların sayısı yüksek değildir.

yani yeşilin olayı çoğunlukla normal seyahat için.

EVS gibi programlarla yeşil pasaportlular daha kolay gidiyorlar ayrıca.

--
yeşil pasaportluları kıskandığımız yok, diğer insanların vize süreci kolaylaştırılsa ve böyle onura aykırı engellenmese devlet memurlarının yeşille gitmesine bu kadar ayrımcılık olarak bakmazdık. yeşil giderse gitsin, ama diğer pasaportlarda vize kalkamıyorsa (yüce devletiminizin gücü yetmiyorsa) ya da vize süreçleri kolaylaşmıyorsa, ortada ciddi bir kayırma var.

imza: eskiden yeşilim vardı. potansiyel yeşil pasaportluyum.
0
biseysorcaktim
(13.07.25)
(24)

Çerez izlemeklik hangi Türk dizisi?

buff
Ya evde mutfaktayken, temizlik yaparken, işte spor yaparken falan arkada dönsün, kulağıma sesi gelsin, yemek yerken oturup bakayımlık bir Türk dizisi neye başlamalı? Aşkı memnu'ya 18.kez başlarsam ciddi akıl sağlığımı yitiricem çünkü. Çok bölümlü olsun, bitti diyip yeni birşey aramak zorunda kalmaya
Ya evde mutfaktayken, temizlik yaparken, işte spor yaparken falan arkada dönsün, kulağıma sesi gelsin, yemek yerken oturup bakayımlık bir Türk dizisi neye başlamalı? Aşkı memnu'ya 18.kez başlarsam ciddi akıl sağlığımı yitiricem çünkü. Çok bölümlü olsun, bitti diyip yeni birşey aramak zorunda kalmayayım hemen. Tabi çöp de olmasın. Eskilerden de olur. Sararsa oturur düzgün düzgün izlerim de.

Öneriler?
0
buff
(09.07.25)
kizilcik serbo tabii ki.
yaprak dökümü de efsane bir dizi.
0
sonsuz
(09.07.25)
Kral Kaybederse
0
sekizdokuzon
(09.07.25)
kurtlar vadisi ilk 97 bölüm.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.07.25)
Şerbo ile yaprak dökümünü izledim.

@karim iceride, bunu ciddi düşünüyorum.
0
🌸buff
(09.07.25)
ru da olabilir
0
sonsuz
(09.07.25)
işler güçler, kardeş payı.
0
orient blue
(09.07.25)
gülbeyaz
0
nolmus yani
(09.07.25)
Ufak tefek cinayetler
Avrupa yakası
Yalan dünya
Ezel
Yabancı damat
İstanbullu gelin
0
mor oje
(09.07.25)
Ekmek Teknesi
Hayat Bilgisi
0
michael_knight
(09.07.25)
Asmalı konak
0
duster
(09.07.25)
Hatırla Sevgili diyeceğim ama çerezlik dizi kategorisine giriyor mu, bilemedim.
0
fraise
(09.07.25)
Leyla ile Mecnun
0
kimlanbu
(09.07.25)
Yasak elma
0
kuehles blondes
(09.07.25)
Avrupa yakası +1
Yalan dünya? +1

Daha da eskilerden Sıdıka ve bir demet tiyatro izlemek beni çok mutlu ediyor
0
kullanicadi
(09.07.25)
hekimoğlu
0
beatbox yapan metalci
(10.07.25)
Düzgün izlemek için:
(bkz: Galip Derviş)

Monk dizisinin çok iyi uyarlamasıydı bence.
0
nhk ni youkosu
(10.07.25)
Çok eskilere giderim derseniz Bizimkiler, Süper Baba ve Kara Melek. YouTube'da var sanırım.
0
auroraaurora
(10.07.25)
ikinci bahar. ben zamanında full izlememiştim bunu, geçenlerde başladım. ama tüm bölümler yok youtube'da, yavaş yavaş yüklüyorlar son birkaç gündür.
0
shadowfollower
(10.07.25)
Kesinlikle tatlı hayat
0
etna
(10.07.25)
Ruhsar tabii ki. Sırayla izleme derdi yok. Bi önceki bölümde ne oluyodu ya derdi yok.
10/10 dizi. Türkiye'de çekilmiş en en en iyi iştir bence. Esprileri, 90'lar ruhunu hala dibine kadar yansıtması, zaman zaman politik şakaları.. Ne diyebilirim bilmiyorum bayılıyorum o diziye.
0
matilda
(10.07.25)
7 numara
0
since1907
(10.07.25)
evdeki yabancı
yarım elma (janset'in dizi)
0
deranzo1
(10.07.25)
ekmek teknesi www.youtube.com
bir dilim aşk www.youtube.com
ikinci bahar www.youtube.com çerezlik değil gerçi ama takip etmek gerekebilir
0
exlibris
(10.07.25)
kızılcık şerbo son zamanların hiti diyebilirim.
0
Suursuz
(10.07.25)
(9)

Avrupa'da yasayanlar aylık ne kadar yeme-içme masrafınız oluyor ?

Chips
Restoran/cafe ve marketlerde ortalama ne kadar harcamanız oluyor ? Marketlerin promosyon ürünlerini ya da kataloglarını takip ediyor musunuz ?Şehir belirtmek istemeseniz de ülke ve kişi sayısı belirtirseniz sevinirim.
Restoran/cafe ve marketlerde ortalama ne kadar harcamanız oluyor ?

Marketlerin promosyon ürünlerini ya da kataloglarını takip ediyor musunuz ?

Şehir belirtmek istemeseniz de ülke ve kişi sayısı belirtirseniz sevinirim.
0
Chips
(07.07.25)
almanya

2 kisi aylik ortalama 460€ market alisverisi. cok az restorana gidiliyor. kaliteli besleniyoruz.
takip ederim. mesela bulasik deterjani indirimdeyse birkac tane alirim.
yeme icmede de indirimde olan seylerden aliyorum. mesela kiraz indirimdeydi. bol bol kiraz aldim.

aylik da 200-250€ cafe, restoran bütcem oluyor. bunu gecmem .
0
sonsuz
(07.07.25)
Geçen sene işim gereği 3 ay Almanya'da kaldım (ondan önce 7 sene avrupa'da yaşamıştım pandemide geri döndüm). 3 tane marketten alışveriş yapıyorduk EDEKA, Lidl ve Netto. Bu üçünde de hem çeşitlilik hem uygun olan ürünler farklı olduğu için buralardan alışverişimizi yapıyorduk.

Haftalık ortalama 60 euro harcıyorduk ve hiçbir kısıtlamamız yoktu bunlarda. İçkisidir, etidir, organik sebze-meyvesidir vs. Ayda 250-300 euroya tekabül ediyordu maksimum.

Bunun yanında marketlerin app'leri varsa mutlaka indirin. Hem aktion'ları kolayca takip edebiliyorsunuz hem de puan biriktirip sonraki alışverişlerinizde düşebiliyorsunuz.

Restoran/cafe için ise haftada 1 gidiyorduk muhakkak ve ortalama aylık 200-250 arası da buna veriyorduk.

not: 2 kişi almanya
0
elektr10
(07.07.25)
€500-1000 arasi degismis banka uygulamasinda gosterdigine gore. ortalama €800 civari. promosyon takip etmiyorum ama surekli aldigim urunleri indirimli gordugumde birkac tane aliyorum.

2 kisi amsterdam
0
lemmiwinks
(07.07.25)
Hollanda, 3 kisi, iyi takip etmiyorum ama tahminim 1000 euro civaridir. Cok harcatacak tarzda restoran neredeyse hic yok, ufak seyler var dondurma, icecek-tatli gibi. Takintililik yok ama bazi urunleri organik aliyoruz.

Indirim asiri takip etmiyorum ama sik sik indirime giren urunlerde iyi fiyattan almaya calisiyorum.
0
mbond
(07.07.25)
Abi söyle basliklar açmayin resmen soyulmus yaramiza tuz dökülüyor sizden sebep.
0
feastofthedamned
(07.07.25)
iki kişiyiz. haftada bir ya da on günde bir dışarıda akşam yemeği. çok az kahve (evde espresso makinesi var). dışarıda tatlı yemiyoruz, evde kendimiz işlenmiş şeker kullanmadan yapıyoruz. elimizden geldiğince de kaliteli ve bio besleniyoruz. aylık ortalama 1000€ gidiyordur.

indirimleri takip etmek için uygulama var. çok tükettiğimiz bazı ürünler için fiyat alarmı kurdum. indirime girdikçe gidip onar onar alıyoruz.

not: ülke almanya
0
sir gawain
(07.07.25)
2 kişi, İngiltere.
Market harcaması aylık 400 pound gibi sanırım. Restoran her gittiğimiz yer iki kişi 45-50 pound diyebilirim. Haftada bir gidiyoruz genelde. Yani 200 de onu yaz. Fakat mesela İstanbulda arkadaşlarla bara giderdik (artık onlar da gitmiyor sanırım), ben İngiltere'de pub'a gitmez oldum çünkü bira pahalı. Barda içeceğime eve çoklu alıp evde içiyorum pinti oldum ahah.
0
nhk ni youkosu
(07.07.25)
Dışarısı için en az 200 Euro diyelim. Sarap ictigim icin o da. Ayda en az bir kez şık bir yerlere gidiyorum, bir kez gitsem zaten 100 Euro gidiyor. Bir iki kez şarap bara gitsem, 200 Euro oluyor zaten.

Köln.

Yok takip etmiyorum, sezonda ne varsa onu alıyorum zaten, et vs. yemiyorum.

Marktschwärmer ve Bio-Marketlerden alisveris yapiyorum sadece. Aylik 400 civarında. Aylık kahve sadece 50 Euro civarında cünkü.

1 kişi.
0
buf-e kür
(07.07.25)
2022 temmuz-ağustos Barcelona da yaşamıştım 2 ay.

Haftalık 50-60 euro arası market alışverişi( kahvaltılık + abur cubur + alkol)
tatildeydim o sebepten tüm gün plaj-cafe-bar/klup takılmaca. haftada minimum 5 gün dışarda yemek. bu şekilde 2 ayda tüm yeme içme eğlenme harcamaları toplam 1.600 Euro tuttu. Dediğim gibi tatildeydim o yüzden çok kasmadım ama dışarda yemek yerine evde yemek yapsam 2 ayda 1.000 Euro ile de çok rahat yaşardım.
0
zikardo
(08.07.25)
(6)

Yurtdışına Taşınma Öncesi Yapılması Gerekenler

Take it away honey
Dostlar merhaba,Salı günü yurtdışına yerleşiyoruz. Gitmeden önce yapılması gerekenlerle alakalı tavsiyenizi almak isterim. Ben şunu yaptım iyi ki yapmışım ya da ben şunu yapmadım keşke yapsaydım dediğiniz tüm bilgilere ihtiyacım var. Ek olarak babama vekâlet vermek istiyorum. Gerekirse banka işleri,
Dostlar merhaba,

Salı günü yurtdışına yerleşiyoruz. Gitmeden önce yapılması gerekenlerle alakalı tavsiyenizi almak isterim. Ben şunu yaptım iyi ki yapmışım ya da ben şunu yapmadım keşke yapsaydım dediğiniz tüm bilgilere ihtiyacım var.

Ek olarak babama vekâlet vermek istiyorum. Gerekirse banka işleri, satış, aboneliklerle ilgili durumalar vs için. Bu işlem için genel bir vekâlet var mı yoksa her işlem için farklı bir vekâlet mi vermem gerekiyor?

Bana yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler!
0
Take it away honey
(03.07.25)
Her işlem için ayrı vekalet vermeniz gerekiyor. Yani belki gruplanıyordur da o kadar hatırlamıyorum ancak öyle bir tane vekalet yetmiyor. Bende aynı konseptle notere gitmişidim 9 yıl önce ama orada anlattılar ve yardımcı oldular dolayısıyla noterde halledersiniz. Hala aynıdır diye düşünüyorum.

Vardır ama yeni ehliyet ki bu bile elçilikten çözülür illa tr de yapmak şart değil ama direkt araç kiralamak vs. gerekirse diye.
0
wallcan
(03.07.25)
Abd, Avusturalya gibi uzak yerlere göç etmiyorsanız muhtemelen sık sık gelip gidiyor olacaksınız. Acil vekalete ihtiyaç duyarsanı da konsolosluklardan verilebiliyor. Bunun dışında Avrupa’nın büyük ülkelerinde TR’deki her şeyi bulabiliyorsunuz zaten, bir şey götürmeye gerek var mı emin değilim.
0
but that was just a dream
(03.07.25)
Eger acmak istedigin banka hesabi, kredi karti vs varsa Türkiye'den, gitmeden actirmani öneririm. Ikametgahi tasiyinca mümkün olmuyor (en azindan bende olmadi). Dersen ki niye lazim olsun..kur avantajindan kredi, kredi karti kullanimi icin vs.
0
axl
(03.07.25)
Banka ve kamu kurumları için geniş kapsamlı genel bir vekalet istiyorum derseniz yaparlar ama spesifik bir iş olursa (mesela kentsel dönüşüm kira yardımını alabilir gibi) yeni vekalet gerekecektir. özellikle kamu kurumlarında birebir aynı tabirin yazmasını istiyorlar. Ek vekalet gerekirse Türkiye konsolosluğundan çıkartıp gönderebilirsin. bence lazım olursa yaptır. boşuna masrafa girme.
0
merhum
(03.07.25)
orada yeni hat alacağını ve tr hattını kullanmayacağını varsayarsak, SMS kodu ile giriş yaptığın üyelikleri mail onayına çevir, 2FA’ları geçici olarak kapat, yeni hat alınca tekrar aktifleştirirsin.

süresi bitmeye yakın kredi/banka kartın varsa gitmeden yenile

düzenli aldığın bir ilaç ya da tedavi varsa ya da sağlıksal bir hikayenin ortasındaysan doktoruna yazı yazdır. tüm süreci sıfırdan başlatmak zorunda kalma.

şimdilik aklıma gelenler bunlar oldu.
0
sir gawain
(03.07.25)
Yeni telefonların çoğu çift sim, orada esim olarak hat alıp Türk hattını da takarsın bence.

Banka hesabı açmak vakit alabiliyor, Revolut veya Monzo açıp ona para aktarıp (swift) başta işini halledebilirsin. Mesela ev kiralarken başta toplu para vermiştik biz, ben önceden revolut hesabıma aktarmıştım zaten oradan harcıyorduk evi bulunca da çat diye transfer ettim. Ayrıca Trye gelip orada kazandığın parayı türkiye'de harcamak için de avantajlı bunlar. Dövizi yapıkrediden çok daha iyi kurla Tlye çevirip Türkiye'de revolut kartımı kullanıyorum ek fee almadan çekiyor.
0
nhk ni youkosu
(03.07.25)
(5)

Ehliyet yenilerken böyle bir zorunluluk var mı yoksa ben mi kazıklandım?

ms brownstone
Ehliyet yenileme için dün aile hekimine gittim. ''Buradaki doktorlar kan tahlili istiyor'' dendi ve kan alındı. Bu kan verme olayını da çevremde başka kimseden duymadığım için zorunlu mu merak ediyorum ama asıl olay bugün yaşandı.Bugün kan sonuçları çıkınca doktora görünmek için tekrar gittim çağırd
Ehliyet yenileme için dün aile hekimine gittim. ''Buradaki doktorlar kan tahlili istiyor'' dendi ve kan alındı. Bu kan verme olayını da çevremde başka kimseden duymadığım için zorunlu mu merak ediyorum ama asıl olay bugün yaşandı.

Bugün kan sonuçları çıkınca doktora görünmek için tekrar gittim çağırdıkları saatte. Doktoru görmedim bile ve göz hastalıkları uzmanına muayene olmam gerektiğini, kendisi sevk ederse 2-3 haftayı bulabileceğini iletti sekreteriyle. Ben de yarın için nüfus müdürlüğünden randevu almıştım ve onu ertelememek için özel sağlık sigortamın kapsadığı bir hastaneden randevu alıp doktora gittim.

Doktor muayene etti ve raporu yazmak için bir işleme(görsele ekledim) ihtiyacının olduğunu ve devletin bunu zorunlu kıldığını söyledi. Özellikle sordum tekrar mecburi olup olmadığını ve ''devlet raporda bunu kesinlikle istiyor'' dedi.

Sonra sekreteri işlem için kayıt açarken normalde 10000 tl ücretinin olduğunu fakat ben sağlık çalışanı olduğum için %50 indirimle 5000 tlye yapılacağını söyledi. Sigortanın kapsamadığı bir işlemmiş ve ben o an koşturmacanın ve aile hekimine tekrar yetişebilme telaşının etkisiyle daha fazla bir şey sormadan ödeme yaptım.

O an çok fark edemedim ama şimdi düşününce çok fena bir kazıklanma hissi geldi bana. Yani özel hastaneye gitmek benim seçimimdi ama ehliyet için gözünde hiçbir sorun olmayan bana böyle kapsamlı bir tetkik yapılmasını anlayamıyorum. İnsanların sonra 7500 lira ödememek için nüfus müdürlüğü kuyruğuna koştukları ve çoğu insanın aile sağlığı merkezinde rapor olayını hallettiği bir dönemde devletin 10000 tllik tetkiki zorunlu tutmasını algılayamıyorum şu an.

Benden istenen tetkik için belgeyi görsele yükledim. Ben ne yaşadım şimdi ya :/ Son zamanlarda ehliyet yenileyenler böyle bir şey yaptırdı mı ya da bilen bir doktor var mı aramızda? Gerçekten parasından çok sürekli bir enayi yerine koyuluyormuşum hissi çok canımı sıktı ve bilenlerin yorumlarına ihtiyacım var.

imgur.com
0
ms brownstone
(02.07.25)
fena kazıklanmışsın. aile hekimine geçen hafta 250 tl ödeyip (sağlık bak. sitesi üzerinden) ehliyeti aldım.
0
al sana nick it
(02.07.25)
ben ehliyet yenileme için aile hekimine gittim benden para almadı belgeyi de hemen verdi.
0
sizofren06
(02.07.25)
aile hekimine gittim para almadı +1

ben içeri bile girmedim kapıdan "bir şeyin var mı" diye sordular. yok dedim ve "rapor sisteme girildi" dedi. gittim ehliyeti aldım.
0
himmet dayi
(02.07.25)
aile hekimi bişeyler sorup, şunu uzaktan okutup raporu veriyordu:
png.pngtree.com

Kan testi bile ekstra yapılmış sanki, bir de üstüne göz testleri... (ha yaptırmış olmak iyi, ama bu iş için gerekli değildi)
0
nhk ni youkosu
(02.07.25)
aile hekimi raporu daha 10 gün önce falan ücretli oldu.

gözünüzde bir sorun varsa ve bunun teşhisi için gerekliyse onun için yapmış olabilirler. yoksa ehliyete her başvurana şu testi yapacaksın diye bir durum yok. kişinin sağlık durumuna bağlı tamamen. 10bin ama size %50 indirim yapıyoruz vs durumu ise ortada bir kazık var gibi hissettiriyor.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(03.07.25)
(10)

eski arabada vites geçiş problemi

biseysorcaktim
kullandığım renault clio dizel manuel araçta vites geçişi ile ilgili bir sorunum var, anlamak istiyorum.başka vitesten 1'e dönerken debrijayı sonuna kadar hatta tüm gücümle basmam gerekiyor. ufak bir boşluk kalırsa geçerken zorlanıyor. bu bahsettiğim gırç gırç yapmak değil. zor geçmesi.diğer vitesle
kullandığım renault clio dizel manuel araçta vites geçişi ile ilgili bir sorunum var, anlamak istiyorum.

başka vitesten 1'e dönerken debrijayı sonuna kadar hatta tüm gücümle basmam gerekiyor. ufak bir boşluk kalırsa geçerken zorlanıyor. bu bahsettiğim gırç gırç yapmak değil. zor geçmesi.

diğer viteslerde bu sorun olmuyor.
debriyaja elbette basıyorum ancak 1'deki kadar sonuna kadar basmak zorunda olmuyorum diğer geçişlerde. diğer vitesler yumuşak yumuşak geçiyor, 1'de ise fiziksel güç uyguluyorum.

ne olabilir bu durum?
0
biseysorcaktim
(02.07.25)
debriyaj teliyle ilgili bir sorun olabilir. normalde abanmadan 1. vitese geçmesi lazım.
0
duyuruuser
(02.07.25)
en çok kullanılan ve en çok güç binen vites o. senkromeç deforme olmuş olabilir. motorun gücünü tamamen kesmeyince hareket etmekte zorluk çıkarıyor olabilir. bizimki amatör yorumu elbette.
0
lazpalle
(02.07.25)
Şanzıman yağını değiştir. Biraz daha rahatlama sağlar. Bir de baskı balatana baktır iyi bir ustaya.
Tel kısa kalıyor da olabilir. O da mantıklı bir seçenek
0
jackyr
(02.07.25)
Son olarak paspasın öne kayıyor olabilir. Öne kaydığı için debriyaja tam basılmıyor olabilir. Paspasına bi bak. Havuzlu paspas falansa yüksektir debriyaj altında kalan yeri. Paspasın sol üst tarafından bıçakla, falçatayla kes dikine kes. Debriyaj ve sol ayak koyma yeti arasından. Paspas yüksek kalıyor ve debriyaja dipten basmayı engelliyor olabilir.
0
jackyr
(02.07.25)
eski arabalarda maalesef böyle bir sorun var. 1. vitese rahat geçiş için neredeyse durman gerekir veya bir süre sonra geçeceği devir ve hıza ayak uydurursun bir rampada geçiş yapman gerekirken o anı yakalayıp vitesi atarsın. hatta bunun ilerlemiş versiyonunda 1. vitese atmadan geri vitese atamadığın seviye başlar.

kesin çözümü bir usta söyler ama ben olsam şöyle yapardım
önce debriyaj balatasını kontrol ederdim. eğer durumu iyiyse vites kutusuna baktırırdım.
0
bravoteam
(02.07.25)
hareket halindeyken 1. vitese geçirmeye çalışırsan dediğin problemi yaşarsın. 1. vitese rahat geçmek için duruyor olman lazım.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.25)
1. vitese geçmek için tamamen durman gerekir+1
0
adivar
(02.07.25)
"1. vitese geçmek için tamamen durman gerekir"
bunu bilmiyordum. bu bahsettiğim normal davranış mı yani?
güvenlik sebebiyle mi böyle yapılıyor? trafikte 2'den 1'e düşmek gerekiyor zaman zaman. araç durmadan da 1'e geçebilirim ama zor geçmesi normal bir davranış yani, şaşırdım buna
0
🌸biseysorcaktim
(02.07.25)
Benim arabam 2.viteste belli bi hızın altına inince (15km/s gibi) boğulmaya titremeye başlıyor ya hızlanıcam ya 1. vitese geçicem. Fakat bire geçerken de motor freni etkisini hissediyorum, aslında araba bana giderken bire de alma veya debriyaj basılı yavaşla öyle çok yavaşken bire geç diyor. Napmak lazım merak ettim ben de. Fakat vites geçişinin zor olması ayrı konu ona baktır bence.
0
nhk ni youkosu
(02.07.25)
illa 1. vitese geçecekseniz debriyaja bas + gaz verirken geçmeniz gerek ama tavsiye etmem pek. vites dişlileri arasındaki en büyük dişliye geçmeye çalışıyorsunuz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.07.25)
(34)

Leman dergisi

kizil karga
Provakasyon mu yapıyor sizce şu karikatürle yoksa sıradan bir yayın mı?Provakasyon mu sorusu şu nedenle soruyorum biliyorsunuz peygamberin yüzünü resmetmek heykelini vs yapmak caiz kabul edilmiyor, tabii biz her şeyi uçlarda yaşadığımız için bu konuya gereğinden fazla hassasiyet gösteriyoruz, böyle
Provakasyon mu yapıyor sizce şu karikatürle yoksa sıradan bir yayın mı?

Provakasyon mu sorusu şu nedenle soruyorum biliyorsunuz peygamberin yüzünü resmetmek heykelini vs yapmak caiz kabul edilmiyor, tabii biz her şeyi uçlarda yaşadığımız için bu konuya gereğinden fazla hassasiyet gösteriyoruz, böyle bir ortamda yüzünün gösterildiği bir karikatürü yayınlamak bilinçli bir eylem mi sizce Charlie Hebdo gibi sonuçları olur mu?

x.com
0
kizil karga
(30.06.25)
Kasti yapılmış bence. Leman bu ülkenin en köklü mizah dergilerinden ve çizerleri bu gibi konularda nasıl davranılması gerektiğini bilen kişiler.

Bunu böyle açık açık yaptılarsa vardır bir amaç.
0
runaway
(30.06.25)
Dogru söylemis leman.
0
sonsuz
(30.06.25)
yav karikatürde bişey yokmuş sansürlü haberi görünce bi halt var sanmıştım. Eğer peygamber resmedildiyse bir grubun eleştirmesi rahatsız olması da hadi normal karşılanabilir (dergi açıklama yapmış değil diyor, halktan ölen olan bu isimdeki kişiler vs. ama karşındakinin anladığı kadarsın)

Ben daha çok bakanların attığı twitlere takıldım.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
Muhtemelen ülkeyi karıştırmak isteyen birileri tarafından fonlanan bir dergi. Dergiyi linçleyen dinciler de dergi de masum değil.
0
messina123
(01.07.25)
messina+1

iki taraf da kapatilsin.
0
gule gule
(01.07.25)
şu dönemde bunu çizmek aptallıktan başka bir şey değil diyeceğim ama provoke etme amaçlı olduğu belli. aklı başında adam provoke olmaz tabii de, şuna bakıp provoke olacak en az 20 milyon insanın olduğunu biliyorsun şu ülkede. bana ne provoke olsunlar, ortalık karışsın, ben de ünlü olayımdan başka hiçbir anlamı yok. aferin iyi bok yediniz madalyası takılması lazım. onu çizince bir anda tüm sorunları çözdük ülkede, muhteşem bir noktaya dikkati çektiler.
0
lifeisopeth
(01.07.25)
O kadar kirli bir siyaset var ki ben de kasti yapıldığını düşünüyorum. Türkiye’de yaşayan kime sorsan Muhammed isminden tetikleneceklerini bilir. Zaten akp oyları ne zaman düşmeye başlasa din kartı devreye sokuluyor.
0
ekimoloji
(01.07.25)
Provakasyon var. Net. Tartışmaya dahi kapalı bir durum. Çizme emrini veren de ibda c piçlerin örgütleyen de aynı ajans
0
topkapiaksaray
(01.07.25)
Dergi zaten para yapamıyor artık. Uzun zamandır batık bir dergi. Ne yapsak falan diye bir yerlerden para almış olabilirler. Çizen kişi Leman'daki en uysal ve apolitik çizerdir
0
runaway
(01.07.25)
Kesinlikle kasıtlı yapılan bir şey.
Geçmişte de buna benzer şekilde bazı örnekler oldu.
sanat/mizah adı altında topluma yedirilmeye çalışılıyor.
Toplum da öyle her zaman yemiyor.
Sayelerinde olaylar çıktı.

YouTube da bazen denk geldiğim ve bu tür toplum değerlerini içeren kırmızı çizgilere yaklaşan ve başına neler geleceğini bildiğinden duracağı yeri bilen stand up cıları da görüyoruz.
0
diyecevaplandı
(01.07.25)
bilerek yaptılarsa vahim değilse daha da vahim. ülkenin en ufak bir şeye bile tahammülünün olmadığını göremiyor olamazlar herhalde. bu haftanın gündemi de böylece belirlenmiş oldu.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(01.07.25)
siyasal islamci götler buraya da dadanmis.
0
feastofthedamned
(01.07.25)
karikatürde hakaret yok
böyle bir karikatüre, tasvire gerek yok
zaten 26 haziran çıkıp 4 gün sonra organize şekilde gündeme geliyor
böyle şeylerin yayılmadan engellenmesi lazım
0
mantık
(01.07.25)
Karikatüre hak vermemek elde değil. Iki taraf aslında birbirinin kardeşi ve iki taraf da ölüyor demiş. Savaşa ve vahşete karşı bir duyar içeriyor yani. Anlatılanı çoğu kişi anlamıyor sanırım.
0
osssy
(01.07.25)
Bir tarafta ölen Muhammed, diğer tarafta Musa. Selam veriş, alış şekilleri bile aynı ama aynı savaşta farklı saflarda can veriyorlar, denmek istenmis.
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
Bir de bu bir din savaşı değil artık diyorlar tabii.
0
sekizdokuzon
(01.07.25)
biz vatandaşları çizdik diye yan çizmişler ama peygamberleri ifade etmişler. din diyanetle işim yok ama kalkıp böyle sıkıntılı bir ülkede sonunu düşünmeden böyle paylaşım yapıp şeriatçıların sokaklarda hak arıyoruz ayağına kudurmasına vesile oldukları için çok umurumda değil.
0
buenosdias
(01.07.25)
İnsanımız zaten siyasal islamcıların ablukasındayken böyle bir çıkışta bulunmaları aptallık, eğer dedikleri gibi "sadece isim benzerliği" olsa bile bu "isim benzerliğinin" böyle sonuçlarının olacağını tahmin edemeyecek olmaları daha büyük aptallık, eğer aptallık yapmadıklarını düşünüyorlarsa o zaman insanlar kasıtlı olarak yaptıklarını düşünmek zorunda kalıyor. Umarım Özgür Özel bir de bu işi savunmak zorunda kalmaz o zaman konu bambaşka noktalara taşınabilir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.07.25)
Siyasal islamcıların hassasiyetinin ve mağduriyetinin sonu gelmez. Bugün karikatürden alınırlar, yarın ramazanda yemek yedin diye, öbür gün sınıfta erkek var diye, diğer gün şu bu. Bunun bir sonu yok. Bu ülke laik bir ülke. Hiçbir siyasal islamcı havlaması, anayasal olarak garanti altına alınmış bu gerçeği değiştiremez. Yapılmak istenen hassasiyet pornosuyla sürekli cephe genişletmekten başka bir şey değil.

Bugün istiklal caddesi ortasında polis korumasında cam çerçeve indirilmesine, kemalist insanlara ölüm sloganları atılmasına izin veren, sonra da aynı anda tüm bakanların sıraya dizilerek twitler atmasına gündemi buraya taşımasını normal görüp bu karikatürü linçleyen herkes de bu değirmene su taşır. Bugün polis korumasıyla şeriat sloganı atanların yarın polis korumasıyla senin kapına dayanmayacağının ne garantisi var? Milletin tapulu malına çökülüyor, polis jandarma kuvvetinin arkasından şeriatçı köpekler havlıyor, ama biz gidip yau şu lemancılar da ağzımızın tadını niye bozdu ki şimdi falan diyorsunuz. Gözünüzü açmanız için daha ne olması gerekiyor acaba.
0
thracia
(01.07.25)
@thracia, bizden farkli olarak ne yapiyosun mesela konuyla ilgili? yada tam olarak neyi savunuyorsun herkes bu tarz ortaligi gerecek seyler paylasmasini mi savunuyorsun?
0
buenosdias
(01.07.25)
provokasyon olarak görmüyorum ben bunu; gayet de eleştirel tespit kisvesi altında bilinçli bilinçli aptal cesaretiyle yapılmış bir şey ama hamama giren terler, yapacak bir şey yok.

dergiden gelen açıklamaya bakarsak "sav" ifadesini bile unutmayacak hassasiyetteler ama ne hikmetse karikatürde muhammed isminin (hele musa ismiyle birlikte) başka yönlere çekilebileceğini hiç ama hiç öngörememişler. r yaptıkları ikinci nokta da şu; muhammed dünyada en çok kullanılan müslüman ismi diye seçilmiş, peki aynı istatistik/klişe neden yahudi için kullanılmadı?

bu noktadan bile bakılırsa kastettikleriyle açıklamaları örtüşmüyor bana göre.


ayrıca, inanmayanların veya müslüman olmayanların "yine mağdur olmuşlar" demelerinden de gına geldi artık. senin hassasiyetin yok diye ne yapalım, benim hassas noktalarıma dokunmalarına ses mi çıkarmayayım? oldu olacak bir liste yayınlayın da ne konuda hassasiyet göstermemiz gerekli ya da gereksiz, hem öğrenelim hem de sizden icazet alalım.
0
m e b
(01.07.25)
Bu şiddeti gösteren kişiler karikaturu okuyup da "tamam, içerik aslında iyiymiş, kusura bakmayın" diyecek değil.
Resmedilmiş olması yeterli.

Charlie hebdo olayini bir karikaturist duymamışsa başka bir mesleğe yönelmeli.

Derginin de bir sürü editörü vs var, bir kişi çıkıp bu olay başımıza iş açar diyememiş mi, mümkün değil.
Bana komplo gibi geliyor.
0
WithWorth
(01.07.25)
"Iki taraf aslında birbirinin kardeşi ve iki taraf da ölüyor demiş"

böyle bir durum yok
ortada her şeyden önce orantısız bir güç savaşı var
18bin çocuk öldürmeyi, insanları aç susuz bırakmayı, evlerini yıkmayı yahudilik dini ve 2 taraf da Allah'a inanıyor şeklinde değerlendiremeyiz
günah işleyen cezasını görecek ister inanan olsun ister inanmayan ve böyle bir din kardeşliği yok
0
mantık
(01.07.25)
@buenosdias sizden farklı olarak leman'ı, karikatürü çizenleri suçlamıyorum mesela. Siyasal islamcılar her hassasiyet diye ağladığında onların arkasına sıralanmak ve hak vermek yerine insanların fikirlerini söylemesini savunuyorum. Daha hakim önüne bile çıkmamış, bir suçu olup olmadığı belli olmayan insanların iç işleri bakanı tarafından "alçak" diye nitelendirilerek karga tulumba göz altına alınmasından rahatsız oluyorum ve bunu dile getiriyorum. Kalkıp da tüm fikirlerini ve düşüncelerini siyasal islam hassasiyetini gözetecek şekilde otosansür uygulamıyor diye insanları suçlamıyorum mesela sizden farklı olarak.

Bu ülkede hukuk zaten ayaklar altında. Ama bunu her yaptıklarında bu durumu normalleştirmek, bu değirmene su taşımak demektir. Bir suç varsa buna mahkemeler karar verir -her ne olursa olsun- Bir bakan, suçu kesinleşmemiş hiç kimseye alçak diyememeli. Bunu normalleştirmenin nelere yol açtığını göremiyor musunuz? Sizden farklı olarak bunu her ne şart altında yaşıyor olursak olalım normal kabul etmiyorum ve bunu da söylüyorum.
0
thracia
(01.07.25)
thracia +1

Birkaç sene önce bir AVM'deki cinsiyetsiz tuvaletleri baskıyla kaldırttıklarında birebir bunlar geçmişti aklımdan. Yarın kutsal aylarında yemek yendiği, ertesi gün içki içildiği için gelecekler. Bu bir kısım sözümona seküler kesimin aman ağzımızın tadı kaçmasın, mütedeyyin kesimin hassas duyguları incinmesin kaypaklığından tiksiniyorum.

Her cephede savaşmak gerekiyor bu 'Senin hiçbir şeyine saygım yok. Sen benim her şeyime saygı duyacaksın.' zihniyetiyle.

Konuyla alakasız, dün bir Ürdün filmi izledim. Medeni kanunun ve laiklik ilkesinin benimsendiği bir ülkede yaşadığım için ne kadar şanslı olduğumu bir kez daha fark ettim.
0
auroraaurora
(01.07.25)
@thracia, burdaki fark su. durduk yere kudurmadilar. leman gidip comak soktu ve seriatcilari sokaga doktu. huzurumu bozmasinlar diye bir derdim yok; ama leman'in futursuz davranisini da, sirf duzene, baskilara karsi durus olarak savunmak bana aptalca geliyor. leman'in pratikte yaptigi sey, sakalli birinin ataturk heykeline nanik yapmasindan farki yok.
0
buenosdias
(01.07.25)
@buenosdias Durduk yere kudurmadılar mı? siz de bunu yediniz öyle mi? 4 gün önce yayınlanmış bir karikatür tam da saraçhane mitinginden bir gün önce organize bir şekilde toplanmış bir grup tarafından, normalde sesini çıkaranın üstünden toma ile geçildiği istiklal caddesinde cam çerçeve indirelerek protesto edilecek, bu protesto edenler ibda-c sloganları atacak, ve herkese şahin polis bu vatandaşlara çıtını çıkarmayacak. Hemen aynı gece tüm akp bakanı yöneticisi sözbirliği etmiş gibi gece yarısı twitler atacaklar.

Ve siz de tüm bunların lemandaki karikatüristlerin öngörüsüzlüğü, fütursuzluğu yüzünden olduğuna inanmamızı bekleyecekseniz öyle mi?

Velev ki öyle olsun, burası anaysada laik bir hukuk devleti olarak tanımlı. Her canı isteyen hoşuna gitmeyeni böyle devleti de arkalayarak linçleyecekse o zaman o ülkeye hukuk devleti falan denemez. Bunu normalleştirmeyin, bundan taviz vermeyin diyorum kısaca. Varsa derdin, şikayet edersin, dava edersin, mahkemeye çıkılır, karar verilir. Diğer tüm seçenekler kabile devleti olduğunun kabülüdür.
0
thracia
(01.07.25)
soylediklerin gercek de olabilir raslanti da. o yuzden ben kesin yargida bulunamam. sarachane, maltepe, yenikapi mitingleri daha once de oldu. ayrica kimse leman'a git boyle bir karikatur yap da demedi. neyse ozunde ayni seyi savunuyoruz aslinda. sonrasinda olanlar adalete, demokrasiye, medeniyete uymayan seyler. sen etkilere odaklanirken ben sebebe odaklaniyorum.
0
buenosdias
(01.07.25)
Dünya'da tüm yayıncılar bilir ki Peygamberimizin karikatürü çizilmez. Çizersen müslüman ülkede de olsan dinsiz ülkede de olsan sonuçlarına katlanırsın.

Türkiye'deki dinsiz militanların habire müslümanları hedef almaktan başka vizyonları yok.

Bütün bildikleri ,öğrendikleri İslam fıkhını eleştirmek müslümanlara akıl dağıtmaya çalışmak.
0
hebanon
(01.07.25)
gereksiz ve saçma bir karikatür.
şuanki sonuçları da aynı derecede saçma ve gereksiz.

bir taraf durduk yere çomak sokuyor.
öte taraf osuruktan nem kapıyor.

senin dinin sana, benim dinim bana diyemiyor iki taraf da.

sen ateistsen sanane benim dinimden. inanmıyorsun zaten laf sokup, bana aptal ve kandırılmış deyip durma. aptalsam benim derdim o. ben inanıyorum diye akp başa gelmedi. sapla sapanı karıştırıp durmayın.
sen inanırsan, senin dinin sana. bırak cehennemde mi yanacağım, şeytanla bir mi olacağım. sanane. bu beni ilgilendirir.

inanç konusunda ayrım yapmayı, birbirimizin hassasiyetini kabullenmeyi bir türlü anlamadık. anlasak her şeye provokasyon da demezdik. bu belki provoke amaçlı yapılmıştır ama o zaman böyle bir şüphemiz de olmazdı, provoke yapan insanlar da olmazdı.

konu dışı biraz ama içimde kalmasın, son zamanlarda seküler kesimde "islamcılara taviz vermemek gerek yoksa onların tavırlarını hoş gördükçe sürekli daha fazla müdahale ediyorlar" düşüncesi ile eşeğin bir yerine su kaçıran hareketler sergileniyor. iki tarafta da aşırıya kaçanlar var ve hepsi haksızlar.

not: karşı tarafta halil konakçı, cübbeli ahmet falan gibi figürler var ama onları inananların temsilcisi olarak görmek bu kavgayı daha da büyütür. adamların dinle minle işleri yok.
0
biseysorcaktim
(01.07.25)
col kanunlariyla yasayan birinin vizyondan bahsetmesi...hic gulecegim yoktu. milletin kiyafetine, orucuna, yedigine, ictigine karisan siz saldiran dinsizler oyle mi?
0
buenosdias
(01.07.25)
Kemalist bir dergi değil ama laf söz yiyen laik devlet ve kemalizm. LeMan'ı takip etmiyorum. Mizahı da ilgimi çekmiyor, siyasi duruşları da benimle yakın değil. Herhalde HDP/DEM-TİP seçmenidir dergi çizerleri. Asıl sorun şu ki karikatür çizildi, yayınlandı, insanlar konuştu geçti, Ekşi Sözlük'teki aktrolller tuşa basılmış şekilde 3-4 gün sonra ortalığı karıştırdı. Asıl provokatörler sözlükte.

Muhammed'in resminin yapılmasında hiçbir sorun yok. Karikatür dili de biraz keskin olur. Bunda da sorun yok. Ortada hakaret ya da başka bir şey de yok. Müslümanlar resmedilmesini istemiyorsa, resmetmezler. Başkaları hakaret etmediği ya da onun üzerinden saldırmadığı sürece söz hakları yok. İslam'ın şartları ve kısıtlamaları müslümanları bağlar.
0
nawar
(01.07.25)
dün yazıp silmiştim sinirle, yeniden yazayım.

islam'da peygamberi çizmek caiz değildir diye bir şey yok. bunu ancak muaviye ve yezid'in dininden olan şeyhler söyler. aynı şeyhler zaten kuranı okumayın da diyor, okursan da mealden okuyacaksın tercümesinden değil. allah'ın gönderdiği, peygamberin ilettiği dine anlam kattıkları iddiasındalar. mürtedlerdir, mürtedin ise akıbeti için nisa 89 ve 90 ayetleri okuyabilirsiniz.

peygamber de insan, hatta yüzünün ve vücudunun çok detaylı tarifleri var. biri çıkıp bunlara bakarak keşke çizse hatta, insanlar peygamberin de insan olduğunu hatırlamalı. muhammed allah'ın kulu ve elçisidir. ne daha fazla, ne daha eksik. kendi yaşadığı dönemde insani özelliklerinden ötürü, peygamberliğinden önce de sevilen sayılan biridir, bu da normaldir. iyi insan her dönem de sevilir, sayılır.

karikatürü karikatüre yaklaştıran tek şey zaten muhammed ve musa isimleri, yoksa dişe dokunmaz bir çizim yapmışlar. bomboş, ecnebilerin cheesy dedikleri cinsten kalitesiz bir karikatür.

muaviye ve yezidin dininden olanların bu hale gelmelerinin sebebi ise buraya da "keşke şu dönemde yapmasalardı" veya "kaşınmışlar" diyen tipler. bunlar yüzünden bu haldeyiz. ne dini biliyorlar, ne toplumu ne de dincileri. sadece okuma yazma biliyorlar, utanç verici.

dergipark.org.tr
sorularlaislamiyet.com
0
ahmet oturum cerezi
(01.07.25)
@ahmet, dinden kafani kaldirip analitik zekani da gelistirseydin konunun bilgi, veri yada kuranda yazanlarla alakali olmadigini idrak ederdin. bir elimizde: biri satassin da katledelim, kemalizmi yikalim diye intikam naralari atan seriatcilar var. bi de bunlari sokaga doken bir karikatur. utanc verici olan senin gibilerinin iki fikih kitabi, sorularlaislamiyet gibi forumlarda takilarak toplumu taniyamadan, olaylari okuyamadan kendini alim ilan edip millete akil vermesi.
0
buenosdias
(02.07.25)
(4)

Vakıf üniversitesinde öğretim görevlisi kadrosu, tavsiye eder misiniz?

hadi ya la
Bir kadro durumu var ve tüm şartlarım uyuyor. Ankara'da OSTİM Teknik Üniversitesi açmış, sanıyorum ki maaşlar devlet gibi olmuyor. Önceden çalışan biri maaşlar çok iyi demişti ama şu an iletişim kuramıyorum. Ne dersiniz?
Bir kadro durumu var ve tüm şartlarım uyuyor. Ankara'da OSTİM Teknik Üniversitesi açmış, sanıyorum ki maaşlar devlet gibi olmuyor. Önceden çalışan biri maaşlar çok iyi demişti ama şu an iletişim kuramıyorum. Ne dersiniz?
0
hadi ya la
(30.06.25)
Bosta kalmaktansa gidip çalis sonuçta kötü de olsa, orta halli de olsa üni çalisma ortami ferahtir.
0
feastofthedamned
(30.06.25)
normalde, devletten daha az alamaz gibi bir kural var. tüm araştırma görevlileri o ederi almak zorundadır.

iletişim kuramamanız normal çünkü kendi kendisini yeni ihdas eden bir üniversite. o yüzden insanla muhatap olunamıyordur. şansınızı deneyin derim.
0
sanal hayvan
(30.06.25)
ben 2016'da hakkımla girdim. Sonra arkadaşlarım başka yerlere girdiler. Devlet üni'lere girmek çok zor ama vakıflarda hakkınla girebiliyorsun eğer o zamandan şimdiye çok çok kötüye gitmediyse.

Maaşlar devletle eşitlendi ama devletin netini brüt olarak verme gibi çakallık yapıyordu bazıları.

Ayrıca öğretim görevlisi kadrosu ise, kaç saat ders vereceksin, 5 gün mesai var mı sor veya pazarlık yap. Ben ilk girdiğimde 20 saat ders veriyordum 8 saat de ofis vardı, sonra özgürdüm. Baya haftada 3-4 gün çalışıyordum böyle. Bazı çocuğu olan hocalar falan dersleri 2 güne sıkıştırmaya çalışıyordu vs. Öğretim görevliliğinin böyle güzellikleri olabiliyor, kurum da izin veriyorsa.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
Rahat iş iyi para. Devletle aynı alacaksın. Bana göre Türkiye'de yapılabilecek en iyi işlerden. Bir de Ankara mis gibi.
0
runaway
(30.06.25)
(5)

microsoft office eğitim indirimi

hknty
eğitim indirimi için şöyle bir yazı dikkatimi çekti. bu bir sorun olur mu güvenlik için? "e postanızın etki alanının sahibi" derken neyi kastediyor? eposta şifresini bilen kişi mi? o zaman pek sorun olmaz. ama dizin verileriniz diğer kullanıcılar tarafından görülebilir diyor. https://imgur.com/a/dEo
eğitim indirimi için şöyle bir yazı dikkatimi çekti. bu bir sorun olur mu güvenlik için? "e postanızın etki alanının sahibi" derken neyi kastediyor? eposta şifresini bilen kişi mi? o zaman pek sorun olmaz. ama dizin verileriniz diğer kullanıcılar tarafından görülebilir diyor.

imgur.com
0
hknty
(30.06.25)
Üniversite maili falansa onu kast ediyor.
0
anon1m
(30.06.25)
yok ya şeyi merak ediyorum. 3. kişiler mail adresine ve office uygulamarındaki içeriklere ulaşabilir mi? excel falan kullanıcam. benim için önemli bilgiler olacak sonuçta. ben yazıdan öyle anladım çünkü ve saçma geldi.
0
🌸hknty
(30.06.25)
metaveriden bahsediyor. öyle nal gibi veriyi paylaşamaz. adamın içinden geçerler.
0
sanal hayvan
(30.06.25)
görselde "dosyalarınızın içeriği dahil" diyor.

answers.microsoft.com
"If you are using the school account with education license and school domain like @schoolname.com, then the answer to your concern is yes. The Microsoft365 global admins have the permission to view and save the files you saved in your school account like OneDrive/SharePoint. So we recommend you to save your personal files in your personal OneDrive with personal account like @outlook.com."

www.reddit.com
"I manage office 365 for a large university. In short, yes we can. However, you have a ton of protection with ferpa, and students are rarely ever the subject of investigation. If you do have concerns I can help, but yeah just assume anything being uploaded to your University service can be tracked, retained, and viewed."
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
etki alanı derken domain demek istiyor sanırım. yani @işaretinden sonra gelen firmanın sahibi, @gmail.com için google, @itu.edu.tr için itü deki sistem admin, @beko.com için koç grubunun it işlerine bakan şirkette yetkili arkadaşlar vs bu şekilde gider.

Normal şartlarda hiç bir sistem admin kullanıcı maillerine vs bakamaz, yasaktır bunun için bir sürü güvenlik önlemi vardır, kvvk gereği suçtur falan filan.

"yok ya şeyi merak ediyorum. 3. kişiler mail adresine ve office uygulamarındaki içeriklere ulaşabilir mi?"
Sorunun cevabı evet, mesela işverenin kvvk yı sallamayan biriyse her türlü mailini yazışmanı okur, tüm dosyalarına bakar. Hatta bunu yasal olarak yapabilmek için çoğu şirket sana imzalattığı iş sözleşmesinde bununla ilgili maddeler koyar imzanı alır, ve sen şirkete yasal olarak datalarına erişim izni vermiş olursun.

Zamanında servera clone/ghost inbox yapıp tüm kullanıcıların gelen giden maillerine carbon copy olarak clone inboxa yönlendirme yapmıştık, patronun oğlu sabahtan akşama tüm çalışanların maillerini okuyordu, bu da böyle bir anı.
0
zikardo
(01.07.25)
(12)

plug in hybrid araba tavsiyesi

yazar yazmaz yazan yazar
arkadaşlar 2019 dizel c5 aircross aracım var ve değiştirmek istiyorum.yalnızca plug in hybrid yani şarj edilebilir hibrit model bakıyorum.nette istediğim bilgileri bir türlü bulamıyorum. klasik hibrit veya full elektrik çıkıyor hep.corolla cross var ama 1.8 olduğu için mtv'si yüksek ayrıca atmosferi
arkadaşlar 2019 dizel c5 aircross aracım var ve değiştirmek istiyorum.

yalnızca plug in hybrid yani şarj edilebilir hibrit model bakıyorum.

nette istediğim bilgileri bir türlü bulamıyorum. klasik hibrit veya full elektrik çıkıyor hep.

corolla cross var ama 1.8 olduğu için mtv'si yüksek ayrıca atmosferik motormuş onu eledim.

bütçe söylemiyorum sadece bu modelleri merak ediyorum. hepsini incelerim.

%100 elektrikli araç kesinlikle düşünmüyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(30.06.25)
Hz. GPT şöyle diyor:

SUV / Crossover Modeller

Ford Kuga Plug‑in Hybrid – 2.5 l, 225 bg 
BYD Seal U DM‑i – 1.5 l, 218 bg 
Hyundai Tucson PHEV 
Kia Niro PHEV – 8,9 kWh batarya 
MG E‑HS Plug‑in Hybrid 257 –260 bg 
Mitsubishi Outlander PHEV 
Peugeot 3008 PHEV 
Opel Grandland PHEV 
Volvo XC60 Recharge 
BMW X1 xDrive25e 
Citroën C5 Aircross Plug‑in Hybrid 
VW Touareg R PHEV (462 hp V6 + elektrik) 
Changan CS75 PHEV – 220 kW toplam güç 

Sedan / Liftback / Hatchback Modeller

Cupra Formentor VZ 1.4 e‑Hybrid – 245 bg 
Peugeot 408 Hybrid (1.6 PHEV, 180–225 bg) 
Toyota RAV4 Prime (PHEV) – yaklaşık 75 km elektrik menzili 
Toyota C‑HR Plug‑in Hybrid – 164 kW (yaklaşık 223 bg) 

Lüks / Full‑Size Modeller

Volvo XC90 T8 Recharge – 407 bg 
Volvo S90 T8 Recharge – 407 bg 
Lexus RX 450h+ (PHEV) 
Range Rover Evoque PHEV 
0
himmet dayi
(30.06.25)
Kayınpederler sürüp beğenip byd seal bilmemne almışlar ama sonra ben bi araştırınca elektrikli motor devreden çıkarsa (şarj biterse) çok güçsüz bir motorla başbaşa kaldığını duydum. 1.5 turbosuz atmosferik galiba. Diğer olumsuz özellik olarak da iki yerden patlama ihtimali var diyorlar yani hem benzin sistemi var hem elektrik. Ama şehir içinde falan harika olur gibi duruyor.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
valla benim de byd seal'den başka seçeneğim yok gibi zaten. şarjının bitmesi diye bir olay yok. benzin jeneratör görevi görüp bataryayı şarj ediyormuş. incelemelerini izledim.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(30.06.25)
ben plugin hibrit tavsiye etmem. corolla tarzı hibritler gayet verimli. hem yine şarjla uğraşacaksın, hem de tam elektrikli olmayacak vs. şarjı bitebiliyor cidden. kendine sonsuz şarj edebilseydi plug in olmazdı zaten.
0
jelly bear
(30.06.25)
BMW tarafında X1 ve özellikle 2 serisi active tourer (230e) fiyat performans aracı.

MG E-HS de çok güzel araba aslında ama yeni modeli gelmeyecek sanırım alırsan elinde kalabilir.

Mevcut aracın C5 aircross olduğu için bunları söyledim.

Sedan düşünürsen Cupra/Seat Leon var fiyatı da en son 2 milyonun altındaydı bayilerde.
0
chicha_v2
(30.06.25)
@jelly, plugin in güzelliği aslında şarj etme derdinin olmaması. daha doğrusu şarjın bitince benzinle devam edebiliyor olman. evden şarj edebildiğime göre bir problem yok bence. ben yollardaki bol kuyruklu ve kazık istasyonlara öptürmek istemiyorum kendimi.

corolla cross'un neredeyse 2 katı MTV'si var. ayrıca bildiğin b suv'u c suv diye satıyorlar.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(30.06.25)
corolla cross c suv degil mi yahu? corolla ile aynı platform. wikipedi'de de c diyor.
yaris cross var b suv.
0
unalub
(30.06.25)
ikisinin de derdi geliyor.
0
gurur
(30.06.25)
Yalnız hibrit araçlarda çok küçük bir batarya var ve sadece sanırım 30 veya 40 kilometre hıza kadar kullanılabiliyor. Yani evden şarj etsen de aslında hep benzin kullanacaksın biliyorsun değil mi
0
etna
(30.06.25)
Başka seçenek deneyimlemedim ama X1 15 gün kadar kullandım epey sardı beni. Elektrikle 70km civarı gidiyor, gündelik ihtiyaçlar için epey yeterli, otobüsle bir yere gitmekten ucuza denk gelebilir. Yakıtla da 700km civarı gidiyor.
0
Nature Works
(30.06.25)
@unalub, araba resmiyette c suv ama görünümü b suv. çok küçük diyorum.

@etna, hayır öyle bir şey yok. senin bahsettiğin kolpa hibritlerden değil plugin teknolojisi. bilgimiz olmadan cevap vermeyelim.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(01.07.25)
Evet haklısın
Ben diğer hibrit ile karıştırmışım
0
etna
(01.07.25)
(21)

Yatak ölçüleriniz neler

tuborg yesili
140*200 çok mu küçük? 1.82 ve 1.60 boyundaki bir çift için?Yerden tasarruf mu konfordan mı?Tüm yoru görüş ve önerilerinze açığız.İyi haftalar herkese
140*200 çok mu küçük? 1.82 ve 1.60 boyundaki bir çift için?

Yerden tasarruf mu konfordan mı?

Tüm yoru görüş ve önerilerinze açığız.

İyi haftalar herkese
0
tuborg yesili
(30.06.25)
bence cok kucuk, ben rahat yatmayi seviyorum, minimum 160 olmali, 180 daha da rahat. kendi yatak odanizsa 160la oda kuculse de idare edebiliyorsaniz 160 alin derim.
0
kassiopeia
(30.06.25)
1.40 çok küçük. 1.60 bile konforlu değil ama idare eder. 1.40 olmaz asla.
0
himmet dayi
(30.06.25)
çok küçük değil ama geniş de diyemeyiz. mesela kişiler çok iri yarı değilse, kaşık pozisyonunda uyumayı seviyorlarsa, bir kişi bir kenarda yatmaya alışıksa falan yeter. ama ikisi de bağımsız yatıyorsa, çok dönüyorsa, elleri kolları açıyorsa, cenin pozisyonunda değilde çarmıha gerilmiş isa gibi yatıyorsa yetmez.
oda boyutları nedi? 160X200 çok daha garanti olur etrafı çok daraltmıyorsa
edit: yatağıma baktım 160x200.. raht yetiyor iki kişi yattığımda da
0
kisa
(30.06.25)
kucuk bence.
ama tabii yerden nasil bir tasarruftan bahsediyoruz vs. bence minimum 160x200 olmali. Biz simdi yeni eve cikicagiz, yeni karyola bakiyorum 180x200 direkt, cunku imkan da var yer anlaminda, ama bazen 20cm cok onemli de olabiliyor.
0
wallcan
(30.06.25)
Oda boyutu 2.65 en,2.55 boy
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
140 kücük.

160*200 bizim ve yine de dar geliyor.
0
sonsuz
(30.06.25)
6.75m2 oda mı olur yav. 140 çift kişi için küçük kalıyor gerçekten ama oda boyutları buysa ve koyacağınız diğer eşyalara göre mecbur alınabilir. 180x200 kullanıyoruz biz gayet rahat, 200x200e gerek yokmuş diyorum.
0
bobinhoo
(30.06.25)
oda küçük gibi geldi bana. oraya büyük bir yatak gerçekten "yatak odası" haline getirir. yatak almaya mağazaya gidip üzerine yatarak bir denemek lazım. ben o oda için 140 yeter mi diye denerdim.
dediğim gibi, 160 lık yatak bana iki kişi yatarken bile rahat rahat yetiyor. 140la da yaşayabilirim gibi geldi.
0
kisa
(30.06.25)
hizliresim.com

Benim mallığım tam açıklamadım eşsiz yeteneğimle görselleştirdim oda biraz değilik büyük L şeklinde gibi yatağı konacak yerin alanın ölçüsü bu, odanın devamı daralık L oluyor kıyafet dolabı vs öbğr alana gelecek yani.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
Buradan özellikle ülkemizin aşırı sevgili mimar müteahhitlerini sevgiyle anıyorum :) bu vesile ile.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
160 lik yatakin eni maks 170 tir. komodin koyacaz diyorsan da komodini 85cm e sigacak sekilde al. Yatagi yine buyuk al yani.

Hic bir sey koymayacaksan zaten 180 inde karyolayla 189 olacagindan sigdigi net sanirim.
0
wallcan
(30.06.25)
uyuma alanı ile genel kullanım alanı ayrılmış. 2.55 lik yere 160 lık yatak koyarsan 95 cm fazlalık kalıyor. 30-35cm lik iki etejer (ve koysan 20 cm, bir tarafta 10 cm boşluk kalır. biraz sıkışık kaldı yine de ama kaldırabilir.
tavsiyem şu, ölçüye uygun şekilde kağıda çiz, 1.60 lık ve 1.40 lık iki ayrı yatağı da ayrıca kağıda çizip kes ve oda içine yerleştir. bu çok işe yarıyor.
0
kisa
(30.06.25)
çift olarak boylarımız neredeyse birebir aynı. 160*200'den aşağısı kesinlikle olmaz diyorum. konfordan tasarruf edilmez.
0
lazpalle
(30.06.25)
160*200 minimum bence.
0
logisticsmanager
(30.06.25)
140lık yatağı tek başıma kullanıyorum bence siz en az 160tan şaşmayın.
0
peki madem
(30.06.25)
Teşekkürler herkese, 160'a odaklanıp milim milim hesaplayacağız.
0
🌸tuborg yesili
(30.06.25)
Korsan soru: peki en 180 mi 200 mü olmalı?
0
osssy
(30.06.25)
küçük, alma. Biz İngiltere'de double diye aldık geçtik 135cm çıktı ahah her şeye bakarım bi buna bakmadan double diye atlamıştım kafa karışıklığıyla. Bir yere taşınırsak ilk yapacağım şey 160+ cm bi yatak almak olacak. Türkiye'de standardı 160'tı zaten galiba.

@ozzy, boy mu demek istedin? herkes eni tartışıyor zaten. 190 yerine 200 almak en iyisi işte.
0
nhk ni youkosu
(30.06.25)
baktim queen genisligi 150 imis, o bile bize kucuk geliyordu king e gectik
140 cok kucuk +1
0
cooperr
(30.06.25)
140 rahat olmaz ama yer yoksa 150 idare eder bence.
Nhk, en diyorum, ideali 180 mi 200 mi size göre?
0
osssy
(30.06.25)
king 193cm imis ki biz baya rahat ettik ona gecince.
zaten yatak enleri standart degil mi yaw..
0
cooperr
(30.06.25)
(13)

Y kuşağı mı Z kuşağı mı?

sekizdokuzon
Tarafını seç, mücadeleye katıl.Y kuşağıyım, oyumu Z kuşağından yana kullanıyorum.
Tarafını seç, mücadeleye katıl.

Y kuşağıyım, oyumu Z kuşağından yana kullanıyorum.
0
sekizdokuzon
(28.06.25)
z tabii ki.
y cok kötü.
0
sonsuz
(28.06.25)
Z kuşağı bomboş bir kuşak. Y kuşağı da sinik bir kuşak. Ben alfa kuşağı diyorum
0
messina123
(28.06.25)
Foreva Y
0
grimavi
(28.06.25)
Generation Y stays young but Z stays clever
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
Şöyle bir slogan vardı neredeydi:
(bkz: ne sağcıyım ne solcu pornocuyum pornocu)

Bu sloganı Y kuşağı attıysa Z'yi, Z kuşağı attıysa Y'yi seçiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(28.06.25)
alfa+111 Y kuşağı tam boomer genç yaşlarında kaybettik hepsini. Z kusaginin apolitiklik yarıyo. alfa daha international, kabul edilebilir, özgüvenli
0
ala09
(28.06.25)
Alfa dediklerinizin en büyüğü şu an 14 yaşında di mi
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
@love: :)
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
Kimsenin skinde değil.
0
sanal hayvan
(28.06.25)
Faydacı Y kuşağı da showed up. Eğleniyoruz kendi çapımızda abim
0
🌸sekizdokuzon
(28.06.25)
z kuşağı için akıllı diyorsunuz ama arkadaşlar allaşkına google da arama yapmayı bile bilmiyor benim karşılaştıklarım. asla mücadeleci ruhları yok. armut piş ağzıma düş istiyorlar. y kuşağı en azından bişeylere katlanayım da hedefime yaklaşayım derdinde. z kuşağından beni şaşırtan kimse olmadı. bu tabiki sadece benim tecrübelerimi içerir.
0
dedim ben sana
(28.06.25)
Z kuşağı...Saçma sapan diretmelere boyun eğmiyorlar.. Ama gerçekten şannsızlar. Derin bir ekonomik kriz içinde yetiştiler. Cesur olmalarına rağmen ekonomik koşullardan kısıtlı kaldılar.
0
runaway
(29.06.25)
1982 doğumlu Y kuşağı ile 90-94 vs. doğumlu Y kuşağı aynı şey değil. Geç Y kuşağı, öncekiler gibi hayal kurdu ama sürekli daha kötüye giden bir dünyayla karşılaştı.

Z ve Alfa kuşağı pek hayal kurmuyor mesela okursan veya iyi insan olursan bişey elde edersin gibi düşünceleri yok. Bam bam ne istiyorlarsa söylüyorlar, gerekirse 30 yaşında işsiz eş-siz oluyorlar. Y'nin hayalleri vardı ve aşırı kriz içindeler çünkü onlara söylenen şeyler asla gerçekleşmedi dünya bambaşka yöne gitti. (ben de o kuşaktanım)
0
nhk ni youkosu
(29.06.25)
(2)

Saç Ekimi, acılı ağrılı bir süreç mi?

burnley
Operasyon işlemi esnasında ve operasyonun sonrasındaki süreçte çok ağrı, acı, kanama, eziyet çekiliyor mu acaba?
Operasyon işlemi esnasında ve operasyonun sonrasındaki süreçte çok ağrı, acı, kanama, eziyet çekiliyor mu acaba?
0
burnley
(27.06.25)
Operasyon acili olabiliyor. kafa derisi cok ince dolayisiyla anestezi ignesi bile cok acili.
Ardindan bu igne kafanin her tarafina nufus etmiyor ve bazen ekim sirasinda aci cekiyorsunuz. Ama dayanilmayacak bir sey degil. Soyleyince aciyan kisma da anestezi ignesi vuruyorlar.

Operasyonunuz tek gunde yapiliyorsa aksamina guclu agri kesici alirsaniz hicbir aci hissetmiyorsunuz. Ama dik durmaniz lazim onerilen ilk gunlerde yatmamak koltukta uyumak. Yoksa yuzunuzde odem birikiyor.

Operasyonu birden fazla gune yayiyorlarsa aksaminda guclu agri kesici alamazsiniz ancak parol alabilirsiniz o zaman da aciniz gecmiyor gece aciyla uyuyorsunuz. Sebebi parol harici agri kesiciler kani sulandiriyormus. Ertesi gunku operasyonda fazla kanama olma riski oluyormus.

Operasyonunu ardindan 2 gun falan gecince artik aci namina birsey kalmiyor. Ama kafanizi bir yere vurmamaniz lazim. yoksa tum emek bosa gider.

Ben 1.5 yil once bu operasyonu yaptirdim bu arada.
0
nuevo
(27.06.25)
bu işlemi iki türlü yapan var. Kimi sadece kafayı uyuşturuyor tüm operasyon uyanık sağı solu izliyorsun. Kimi de damardan sedasyon veriyor (direkt bayıltma değil ama hafif uyku hali gibi) dön vs. dediklerinde dönüyorsun ama geri kalan hayal gibi geçiyor. Beni böyle yaptılar, o ilk iğneleri hissetmedim bile.

Ayrıca saç ekiminin en kritik ve pis zamanı ilk 15 gün. İlk gün kök alınan sağ-sol-arka kısım kanayabilir ama bandajlıdır zaten. 13-15 gün içinde tepede vs. çıkan kabuklar dökülür tertemiz kafayla kalırsın.
0
nhk ni youkosu
(27.06.25)
(6)

Yurtdışından ev alan ünlüler

pembediken
Özellikle Avrupa'da nasıl ev satın alıyorlar bilen var mı. Golden visa mı
Özellikle Avrupa'da nasıl ev satın alıyorlar bilen var mı. Golden visa mı
0
pembediken
(24.06.25)
Ev satın almak bir ayrıcalık değil birkaç istisna dışında (Finlandiya’da devlet izni gerekiyor gibi). Paran varsa alabilirsin. Golden visa ve benzerleri sadece ev almakla değil bununla birlikte başka koşulları da sağlarsan alabileceğin bir vize türü. Ev almak tek başına oturum izni sağlamıyor.
0
orient blue
(24.06.25)
paran varsa kolay aktivite.
sonra onu leverage olarak kullanip uzun sureli viza, sonra oturum almaya calismaca..

para cokomel arasinda linear bir iliski var, ne kadar cok para o kadar cok cokomel. :)
0
cooperr
(24.06.25)
Nasıl diye sormuşsun ama neden diye sormak istedin gibi geldi bana.
Nasılın cevabı kolay, parayla.

Neden genelde golden visa. Orada da oturum iznini kolayca alıyorlardı. Birkaç yıl önce çok daha kolaydı.

Bir de her şekilde bir miktar parayı da başka bir ülkeye götürmek kötü bir fikir değil onlar için.
Hem kira getirisi de oluyor kiraya verirse hem de emlak yatırımının değeri tim dünyada artıyor.

Değeri artmasa bile bir gün başına bir şey gelirse İspanya’da bir evin olması çok iyi olur.
0
michael_knight
(25.06.25)
Nasıl yani hangi yolla alıyorlar? Mesela Ezgi molanin İspanya'da evi varmış geçen haberi de çıkmıştı evini tanımadığı biri yerleşmiş vb.
Golden vize dışında başka bir yol mu var?
0
🌸pembediken
(26.06.25)
Bir ülke yabancılara ev almayı kısıtlamadığı sürece, sadece euro/dolar kira gelirim olsun diye X ülkeden ev alabilirsin. Bu gidip orada yaşayabileceğin anlamına gelmiyor. Mesela evin olur, kiraya verilir onu aracı bir şirket vs. Türkiye'ye aktarır vergisini verirsin. Ama schengen almadıysan gidip evini bile göremezsin. Ha oturma izni de isteyen golden visa olan yerlere bakar tabii. Hatta bazı ülkeler (Türkiye mesela) belli bi miktar para üzerinde yatırım yapan ev alan vs. insanlara direkt vatandaşlık da veriyor. (Karayip civarındaki adalar böyle mesela)
0
nhk ni youkosu
(26.06.25)
golden visayla ev alınmıyor tam tersi ev alınca golden visa vb. avantajlarınız oluyor. o yüzden alıyorlar zaten. 1m €'luk ev alana oturma izni falan gibi durumlar oluyor. sınır ülkeden ülkeye değişiyor. sen bir ülkeye para yatırmak istiyosan o ülke senin paranı niye kabul etmesin ki? parayla alıyorlar işte dümdüz.
0
semaforo de medianoche
(26.06.25)
(3)

Düşünce kuruluşlarında çalışanlar parayı nasıl kazanıyorlar

kahver
Selamlar.Hüsam, Ressam, Milksam vb. düşünce kuruluşları var ya, açık oturum programlarına da katılıyorlar çalışanlar. buralarda çalışan kişiler bu kurumlardan mı maaş alıyorlar yoksa akademisyenliğin yanında mı orada da ayrıca çalışıyorlar. Yani günün birinde akademisyen olursam ona göre bi çalışma
Selamlar.
Hüsam, Ressam, Milksam vb. düşünce kuruluşları var ya, açık oturum programlarına da katılıyorlar çalışanlar. buralarda çalışan kişiler bu kurumlardan mı maaş alıyorlar yoksa akademisyenliğin yanında mı orada da ayrıca çalışıyorlar. Yani günün birinde akademisyen olursam ona göre bi çalışma sahası seçerim belki diye soruyorum.
0
kahver
(23.06.25)
açık oturumlara katılmak için para alıyorlardır.
tv'ye çıkmak için para alıyorlardır.
yazı yazmak için para alıyorlardır.
maaş alıyorlardır.
0
co2s2
(23.06.25)
Fon.
0
sanal hayvan
(23.06.25)
ayrıca orada da bişeyler yapıyorlar galiba. Araştırma görevlisi bi arkadaşım böyle birinden bahsediyordu, Asam mıydı artık neyse sosyal bilimler veya stratejik bişeyle ilgili olması lazım, adam hem orada çalışıp hem öğretim üyeliği yapıp hem sanırım dış işlerinde bişeyler yapıp 3 maaş alıyormuş. Yani tahmin edebileceğin gibi torpil ve siyasi bağlantı gerekebilir.

Bu kurumlar fon ile yürüyordur. Birileri adına araştırma yapıyorlardır. Anket şirketleri nasıl geçiniyorsa benzer şekilde.
0
nhk ni youkosu
(23.06.25)
(6)

Cimri nasıl olunur?

kullanilamayan ruhumuzlar
Aşırı harcama yapıyorum. Fena kazanmasam da ay sonu eksiye düşüyorum. Önümüzdeki iki ay artık maaşım kredi kartı borçlarımı ödemiyor.Beni cimri yapacak yol nedir? Kitap önerisi vb. var mı?
Aşırı harcama yapıyorum. Fena kazanmasam da ay sonu eksiye düşüyorum. Önümüzdeki iki ay artık maaşım kredi kartı borçlarımı ödemiyor.

Beni cimri yapacak yol nedir? Kitap önerisi vb. var mı?
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(22.06.25)
cimrilik iyi birşey değil, tasarruflu, iktisatlı olmak üzerine yoğunlaşın.
borçlanarak yatırım yapmayla başlayabilirsiniz
0
efruz
(22.06.25)
Tamam. Tasarruflu ve iktisatlı nasıl olabilirim?

Borçlanarak ne alabilirim?
0
🌸kullanilamayan ruhumuzlar
(22.06.25)
Bes’e en yüksek katkı payıyla gir.
Krediyle emlak al.
İskonto yaptırılabilecek masrafları peşin öde. Kira mesela.
Yaşam kaliteni gelirinin altına çekmen gerekiyor.
0
gabe h coud
(22.06.25)
kalanı biriktirme, biriktir kalanı harca derler. Maaş gelince x lirası direkt fon, altın, bes vb. bişeye gitsin dedikleri gibi. (tabii önce şu kart borcunu bi kapat her ay faiz yazmasın)
0
nhk ni youkosu
(22.06.25)
Amacsizsiniz demek ki. Kısa vadeli hazlardan vazgeçmek için uzun vadeli, anlam affettiğiniz şeyler hedefinizde olmalı. Bu diyelim yoksa, ev yazlık vb almak da olabilir.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.25)
Eksiye düşüyorum demiş BES yapsa daha da eksiye düşecek. Öncelikli aksiyon olarak doğru öneri değil bence.
100 tl üstü mümkün oldukça kredi kartıyla alışveriş yap. ay sonu ekstreni excel dosya olarak indirip harcamalarını büyükten küçüğe doğru sırala. ekstrenin %80'lik kısmını oluşturan harcamalara odaklan.
öncelikle 1000 tl üstü olanlara bakabilirsin.
Yaşam biçimini gözden geçir ve değiştir. dışarıda çok yemek yiyorsan evde yemeye başla. çok kıyafet alıyorsan onu azalt. alkol tüketimin fazlaysa onu azalt. sonuç olarak tüketimini her türlü azaltman lazım. önce artıya geçmeye başla. en az 6 ay artıda kalabilirsen daha sonra artıda kaldığın miktar kadar BES yapabilirsin.
0
merhum
(23.06.25)
(8)

Elektrikli araçların geleceği

en bi orijinal
Mevcut durumda bu araçlar ara form gibi mi? Koşuşturan güruh arasında bir arkadaşım Tesla almış, haftaya teslimatı var ve aldığı fiyattan bana satacak. Seneye bu işler için üzülür müyüz? Elektrikli araç motivasyonunuz nasıl?
Mevcut durumda bu araçlar ara form gibi mi? Koşuşturan güruh arasında bir arkadaşım Tesla almış, haftaya teslimatı var ve aldığı fiyattan bana satacak. Seneye bu işler için üzülür müyüz? Elektrikli araç motivasyonunuz nasıl?
0
en bi orijinal
(22.06.25)
Seneye üzülmezsin, sonraki sene de. ama orta vadede pil teknolojileri geliştikçe menzil açısından güdük kalacak şimdikiler. Alayım yıllarca kullanıp içten yanmalılar gibi çok değer kaybetmeden satayım diyorsan üzebilir. 5 sene sonra ikinci el elektrikli piyasasının geleneksel motorlular kadar yüksek talep göreceğini düşünmek tuhaf olmaz, en iyi senaryoda bile batarya ömrü açısından sorun. Değiştirebilir pil konusu hala oturmamış gibi ama günümüz trendlerini düşünürsek o tarafa çok yatırım olacağını sanmıyorum; yenisini al istiyor markalar.
0
Bruce
(22.06.25)
ara form olmasa da henüz potansiyeline tam ulaşamamış durumda bence. Pil konusu da düşünüldüğü kadar kötü değilmiş 10 yıllık Teslalar bile öyle telefonlar gibi ölmüş değil. Bence arabadan bağımsız olarak "Türkiye'de elektrikli araç" bambaşka bi konu. (şarj/sıra kültürü, ikinci el alış satış ve vergi mevzuları vs.)

vaktin varsa:
www.youtube.com
0
nhk ni youkosu
(22.06.25)
tek arac olacaksa almam.

ikinci arac olarak dusunuyorum ama sifir almam, yurtdisinda teslalarin fiyati 2-3 sene icinde yari yariya dusuyor. su aralar ikinci el bir tane bakiyorum eger temiz bulursam alirim.

tesla disinda baska marka bakmam cunku ya menzilleri cok dusuk, ya performanslari cok kotu ya da fiyatlari abuk subuk. bir tek ioniq 5N ilgimi cekiyor onun da fiyati astronomik.
0
cooperr
(22.06.25)
eninde sonunda ice denilen verimsiz icten yanmali motorlardan kurtulacagiz ve sadece belirli modellerde spor araclarda falan kalabilir.

uzun vadede elektrikliye gecis kacinilmaz duruyor. ama bu gecis beklenenden yavas oluyor cunku pil teknolojileri cok yavas gelisiyor. 2010 yilindan bakarsan 2025'te icten yanmali araba uretilmeyecek deniyordu ama hala arabalarin cogu icten yanmali. cunku elektrikli aracin cok ciddi handikaplari var.

bunlardan en onemlisi de aracin mahsur kalabilmesi. yani cok ters bir iklimde sarjin bitebilir ve ortada kalabilirsin. cok hizli kullanamiyorsun vs. performansli kullanirsan sarji iciyor resmen. yani altyapi en kolay ayarlanacak sey ama pil-enerji sarj olayi cozulemedi ve belki 10 yil daha cozulemeyecek. sahsen ben su anki teknolojide bir urunu almam. cunku cop oluyor hizlica bir sure sonra. iphone'daki batarya saglagi gibi bir durum var atiyorum 5 sene sonra ayni performansi alamiyorsun aletten. bu nedenle satis fiyatlari hizli dusuyor.

belki daha farkli bir teknoloji cikabilir yakit olarak. ancak elektrik enerjisi depolama icin degil, tasima icin uygun olan bir enerji turu. cunku hala saka gibi telefondaki, kucuk el aletlerindeki gibi lithium ion batarya kullaniliyor. araba gibi tonluk aleti kilometrelerce yol goturmek icin uygun bir depolama yontemi degil belli ki. bildigin telefon bataryasinin buyugu.
0
antikadimag
(22.06.25)
istanbul'da yaşıyorum. ayda 2-3 kere çanakkale'ye gidiyorum. yolda şarj için durmadan gidemiyorum. eyyorlamam bu kadar.
0
co2s2
(22.06.25)
Bu arada trol haber değilse 6 ay/6000km şartını doldurmadan kimseye satamıyorsunuz, uygulaması izin vermiyor.
0
kibritsuyu
(22.06.25)
Elektrikli arabalar daha verimli olduğundan ve şehir içi hava kirliliğini azaltmada olumlu olduğu için bence geleceği olan bir teknoloji.

Bence tek sıkıntı şimdilik batarya kapasitelerinin hala çok yeterli olmaması.

Benim anladığım 3-5 yıla kadar 80-100 kwlik bataryalar yaygınlaşacak, 800v mimari ile de 10 dakikada falan şarj olacak.

Şu an bataryaya yönelik sıkıntı bu özellikle çinli araçların türkiyedeki modelleri yavaş şarj oluyor. Türkiye'de pek tutmadı ama örneğin ioniq 5 çatır çatır 200kw ile şarj olabiliyor.
0
denizgonen
(22.06.25)
Cevaplar için çok teşekkürler. Uzun uzadıya cevaplar yazmışsınız, eksik bilgi vermişim.

Bu alacağım araç evin ikinci aracı olup ayda yaklaşık 250-300 Km. yol yapacak. Belki ayda tek şarj bize yetecek. Uzun yol için benim araç içten yanmalı, onunla yola çıkarız. Eşimde şu an 1,5 yaşında Taigo var, sıfır almıştık. Üzerine 500.000 TL. ekleyip Tesla'ya geçeceğiz. Şu an %75 değişim yönündeyim.
0
🌸en bi orijinal
(23.06.25)
(9)

pidenin kenarları niye kıvrılıyor?

kibritsuyu
pide: https://tinyurl.com/3da882vcşu kenarlarını niye içeri kıvırıp orayı iyice yenmez kuru ve boş hamur haline getiriyorsunuz? millet yerken ayırıyor, atıyor. dümdüz bırakıp malzemeyi de oraya yaysanıza.nedir sebebi?
pide: tinyurl.com

şu kenarlarını niye içeri kıvırıp orayı iyice yenmez kuru ve boş hamur haline getiriyorsunuz? millet yerken ayırıyor, atıyor. dümdüz bırakıp malzemeyi de oraya yaysanıza.

nedir sebebi?
0
kibritsuyu
(20.06.25)
Harcin icinde sivimsi yapida seyler de var, kapali olmazsa yanlardan akabilir. Daha kucuk de yapilabilirdi tabii tercih meselesi. Tamamen kapatan bile var. Kenarlarini atan da niye atiyor anlamadim. Hamur yemicekse tarhana corbasi icsin.
0
mbond
(20.06.25)
orayı atan kimmiş? o kısım malzemeyi içte tutuyor hem de güzel yeniyor gayet. kenarsız pide yenmez.
0
jelly bear
(20.06.25)
Harcı tutar. Orayı yemeyen de ne bileyim hayattan zevk almıyordur
0
glamdr1ng
(20.06.25)
orayı yemeyeni görmedim duymadım.

gerçi düşündüm de ben 2-3 yerden pide yiyorum, hepsi de baya düz yapıyor o fotolardaki gibi pideyi yemedim bayadır
0
avatar is back
(20.06.25)
harcı tutar da harcı tutacak kadar kıvırsınlar o zaman. kimisi neredeyse yarısını kıvırıyor.

yani pide olsun, pizza olsun, ben de atmam yerim. ama keyif de vermez. içli bir hamur yiyecekken niye yarısı kuru kuru hamur olsun? önce kenarlarını yerim ki içli güzel kısmı sona kalsın diye.

şöyle olsun mesela, malzeme dökülmeyecek kadar kıvır bırak: cdn.yemek.com

ya da en fazla şöyle: www.kebap49.com.tr

bunların yarısı boş, kuru hamur:
saraylidoner.com
doyumyemek.com
0
🌸kibritsuyu
(20.06.25)
hesaplayan adam modu: öyle olursa daha fazla harç koyması gerekecek. fazla harç koymazsa içi boş gözükecek. kenarını hamur yaparsa az harç çok hamurla büyük gözüken pide yapabiliyor.
0
inheritance
(20.06.25)
O kismin tadi baska çünkü. Daha sert ve leziz.
0
feastofthedamned
(20.06.25)
upload.wikimedia.org
buna kafayı takan için Konya/Afyon civarlarının pidesi süper.
0
nhk ni youkosu
(20.06.25)
Harcı tutması için +736
Ekstra lezzetli bir yer yapmak için +37474289

Ustadan ustaya kalınlığı da gerçekliği de değişir. Kimi daha kalın, kimi daha şişkin, kimi daha ince, kimi daha derin, kimi pofuduk yapar. Herhangi birini ayırıp yemeyeni görmedim.

Arasına ucundan harç da girmişse mhhh…
0
lazor
(23.06.25)
(7)

maltepe konut için mantıklı mı?

anlamsiz geliyor
maltepe bölgesinden ev almayı düşünüyoruz. hem ileride acil durumlar için başımızı sokacak ikinci bir ev veyahut kullanmadığımız dönemde konut yatırımı için. 5-10 senelik binalar sizce mantıklı mı bu bölgede? giriş veya arakat bu bölge özelinde nelere dikkat edilmeli?
maltepe bölgesinden ev almayı düşünüyoruz. hem ileride acil durumlar için başımızı sokacak ikinci bir ev veyahut kullanmadığımız dönemde konut yatırımı için. 5-10 senelik binalar sizce mantıklı mı bu bölgede? giriş veya arakat bu bölge özelinde nelere dikkat edilmeli?
0
anlamsiz geliyor
(18.06.25)
mümkünse Marmaray ile e5(metro vs. otoyol olan) arası olsun.
0
nhk ni youkosu
(18.06.25)
Maltepe çok büyük. Küçükyalı Kadir Has’ın aşağısı, İdealtepe, maltepe stadının çevresi, dragos güzeldir. Sahilinde yürüyüş yapar, yer içer, piknik yapar, etkinliğe katılırsınız. Marmaray çevresinde yaşanır ama m4 metrosun/e5 üzerini iyi araştırmak gerek.
Gülsuyu köprüsünün üzeri belalı bir mahalledir mesela, Gülsuyu metro durağında sivil denizcilik okuyan kardeşimi harbiyeli sanıp hastanelik edene kadar dövmüşlerdi. Esenkent’te oturan yardımcı ablamın evine her hafta hırsız girerdi. Zümrütevler’de bir benzinlikte torbacıların ortasında kalmıştı arkadaşım. Evle birlikte muhiti de iyi araştırmak gerek.
0
cilekli pasta
(18.06.25)
maltepe ama neresi. maltepenin yaşanılacak yerleri sahile yakın ve minibüs yolu çevresidir. e-5e kadar çok çıkılmamalı.
yine bu kısımlar kira getirisi yüksek yerler. aynı şekilde ev fiyatlarıda buralarda yüksektir.
kentsel dönüşümden çok rantsal dönüşüm revaçta olduğu için çok sayıda inşaat ve yeni yapılmış bina var.
0
my fault
(18.06.25)
e-5'in altı değerlendirilebilir. ben 5 sene çınar mahallesinde yaşadım emin olun caddebostan erenköy vesaireden daha iyi bir insan profiline sahip.
e-5 in üstünde fındıklı mahallesinde ise 6 ay yaşayamadım berbat bir yerdi de güvenlikten kastınız depremse faya en yakın bölge deniyor.
bu sıralar maltepe bölgesinde dönüşüm işi kadıköye göre bile daha çok hızlandı ben olsam iyi bir konumdan uygun bir fiyata eski bir ev alır dönüşüme girmesini beklerdim.
0
denizgonen
(19.06.25)
Kadıköy'le Maltepe arasında neresi olursa olsun dağlar kadar fark var insan profili açısından da o yüzden kıyaslama yapılmamalı bence.

Maltepede e-5 yakını yerlerde çok dağlık özellikle Küçükyalı dar sokaklar yokuşlar. Bir sahile ineyim derken dönüş yolunda ciğeri bırakabilirsiniz.

Bence oturulacak yerler Feyzullah mahallesi, İdealtepe ve Çınar mahallesinin minibüs yolu tarafı. Buralardaki eski evler tercih edilmemeli ilk depremde gidebilir. Kentsel dönüşüm kapsamında yatırımlık tercih edebilirsiniz ama bu mahallelerde imar kat sınırı çok düşük Kadıköy gibi cepten para çıkmadan yenisini yapılmıyor ona göre karar verin.
0
Mcfly
(19.06.25)
zümrütevler nasıl? e5'e yakın olan kısımlar
0
🌸anlamsiz geliyor
(20.06.25)
@anlamsiz,

Kötü. e-5 altına bütçe yetmiyorsa Aydınevler , Girne olsun en azından.

Zümrütevler demografik olarak gece kondu mahallesi hala bazı binaların kat mülkiyeti yoktur, tercih edilmiyor.
0
Mcfly
(22.06.25)
(15)

ehliyette manuel mi otomatik mi?

mark greg sputnik
iyi akşamlar,diğer soruyu görünce aklıma geldi. 31 yaşındayım, ehliyetim yok ama ilk fırsatta almayı istiyorum. araç kullanamadan ölürsem üzülürüm. gerçekte sürüş deneyimim kısıtlı olsa da arabalara uzak birisi sayılmam. bir yanım diyor ki manuel al. zaten acelen yok yani bu yaşa kadar almadın gerek
iyi akşamlar,

diğer soruyu görünce aklıma geldi. 31 yaşındayım, ehliyetim yok ama ilk fırsatta almayı istiyorum. araç kullanamadan ölürsem üzülürüm. gerçekte sürüş deneyimim kısıtlı olsa da arabalara uzak birisi sayılmam.

bir yanım diyor ki manuel al. zaten acelen yok yani bu yaşa kadar almadın gerekirse tekrar deneyip alırsın ne olacak. manuel alırsan her türlü arabayı sürersin, zaten muhtemelen kendine ait araban hiçbir zaman olmayacak, başkalarınınkini kullanırken daha fazla esneklik sağlar. atıyorum yarın bi gün ihtiyaç olur, arkadaşına soracak olursun, arabası manuel çıkar vs...

diğer yanım da hiç amelelik yapma manuel mi kaldı al otomatiği bak dalgana diyor.

şu noktada siz ne dersiniz? dediğim gibi önümüzdeki en az beş yıl içerisinde araç sahibi olacağımı öngörmüyorum, mevcut ekonomide aylık gelirim 200 bin lirayı geçmediği sürece (söylerken bile gülme geldi) araba filan da almam zaten. ben daha ziyade işte ihtiyaç olursa sürebileyim, herhangi bir tanıdığın arabasına gta'daki gibi enter'a basmak suretiyle şoförü aşağı atabileyim, benzinli tekerlekli kapılar açılsın derdindeyim.

avantaj/dezavantaj olarak değerlendirseniz şu aşamada hangisini önerirsiniz? 2026-2027 senesinde manuel ehliyet almak lüzumsuz bir "hipster" girişimi mi olur yoksa "la sen zaten fakirsin en fazla lada samara'ya binersin, ona da otomatik olmaz, manuelden devam" mı dersiniz?
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
İmkanınız varsa manuel vites araç kullanmayı öğrenin. Ehliyeti ise hangisinden alırsanız alın bence.
0
yadigar
(17.06.25)
@yadigar, hocam ayrıca araç kullanımı konusunda tecrübe edinme şansım yok maalesef. düşünüyorum bana arabasını kim verir diye, onlar da zaten meşhur otomatik faresi. yani eğer "manuel vites araç kullanmayı öğrenin" diyorsanız bunu kursta yapmam gerekir. soruyu biraz da ondan sordum zaten. etrafımda ne kadar arabası olan varsa woke oldu, hepsi otomatik kullanıyor. manuel için kurs şart. dediğim gibi ehliyeti alma konusunda acelem yok, gerçi mevzuatı bilmiyorum ama hani bir geçemem iki geçemem üçüncüde geçtiğim sürece çok sorun değil, ben bilerek ve hakkıyla almak istiyorum sadece.
0
🌸mark greg sputnik
(17.06.25)
Manuel öğren. Otomatik kolay ama manuel öğrenirsen otomatik zaten cepte. Hatta eski bir manuelde öğren tofaş falan gibi.
0
runaway
(17.06.25)
Manuel araç üretmeyi bırakan markalar var artık manuel araç tabusunun yıkılması lazım bence otomatik al geç, ben ilk aracım dışında hep otomatik araç aldım çevremde herkes otomatik kullanıyor şirket araçları bile otomatik, bugün ehliyet alsam otomatik alırdım insanlar neden ehliyetin manuel olması konusunda ısrarcı anlamak çok zor, benim duyduğum en enteresan argüman "abi ya lazım olursa" şeklinde, neye lazım olacak o da belli değil birinden arabasını alacak olsam herkesin aracı otomatik araba kiralayacak olsam kiralık araçlar otomatik, neye lazım olacak bu manuel bilemiyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.06.25)
Yüz yıldır manuel kullaniyorum; otomatik al geç, manuel gereksiz
0
abuzer
(17.06.25)
Cevabınıza binaen ekliyorum:

Manuel vites için kursta öğrendiğiniz asla yetmeyecek. Düzenli kullanmadan oturtamıyorsunuz. O yüzden "otomatik alın, geçin" diyorum.
0
yadigar
(17.06.25)
Türkiye'de otomatik araba kullanırsın tahminen. Avrupa'da manuel de aşırı yaygın.(Ucuzluk, sağlamlık, eski araba kullanma sebepleriyle)

Modern manueller süper. Kursta tahminen yeni bir hyunda i20 vardır ve yokuş kalkış desteği olan bi manuel ile zorluk yaşamazsın zor diyen falan olursa dinleme. Tek sıkıntı yokuş, o da yeni arabalarda çözüldü.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
manuel arabalar daha ucuz. araba almayı planlıyorsanız aradaki fark sizin için belirleyici olabilir. ama uzun süre araba almayacaksanız ve çevrenizdeki otomatiklerle, kiralık otomatiklerle vs. devam edecekseniz manuel almanın anlamı hiç yok, bu senaryoda zaten kısa sürede körelecek manuel kullanma beceriniz.
0
matlii
(17.06.25)
Manuelden ehliyet, otomatik araç almaktan yanayım.
0
ekimoloji
(17.06.25)
Biir gün 3 metre bile olsa manuel sürmeniz gerekirse manuel ehliyeti almak daha mantıklı. Belli olmaz biri gelip "şu arabayı bi çekebilir misin" dese en azından kaldırırsınız arabayı. Otomatik ehliyet alırsanız manuelle ilgili hiçbir fikriniz olmaz.
Bence en azından fikrinin olması açısından manuel ehliyet almak daha mantıklı. Ama araba alınacaksa da tabi ki otomatik.
0
anatomik
(17.06.25)
Kesinlikle manuel ehliyet alın. Belki iş değişikliği olur şirket aracı kullanmak durumunda kalırsın
0
duyuruuser
(17.06.25)
otomatik ehliyetim var. 8 sene once falan bir kez ehliyet almadan once manuel kullanmayi denemistim kullanmistim ama o zamandan beri de ihtiyacim olmadi haliyle. normal sartlarda artik otomatik kullanmamanin hicbir sebebi yok.

> işte ihtiyaç olursa sürebileyim, herhangi bir tanıdığın arabasına gta'daki gibi enter'a basmak suretiyle şoförü aşağı atabileyim

ama araba kullanmaniz gereken bir is vs olacaksa manual almak daha mantikli olabilir.
0
aguen
(17.06.25)
Manuel elbette. Hayatın ne getireceğini bilemeyiz.
0
duguit
(18.06.25)
manuel ehliyet otomatik arac +1

ayrica manuel ogrendikten sonra unutulan birsey degil, bisiklete binmeyi bilen adam 10 sene binmese bir daha binemiyor mu?
0
cooperr
(18.06.25)
trafik tecrübesi anlamında manuel/otomatik çok farketmiyor.
elbette dur, kalk, yarım debriyaj, yavaş gitmek, geri kaçırmamak gibi şeyler var ve bunlar çoğunlukla manuel'i ilgilendiren şeyler ancak otomatik de alsanız manuel de bu bahsettiğim teknik şeyler dışında trafik ve yol tecrübesi edinmeniz gerekecek.

bu saydığım şeyleri öğrenmek ise o kadar da zor değil. özellikle genç ve temiz bir manuel araçta söylediğim çoğu şey problem değil.

manuel araba kullanabilen otomatik de kullanır bu doğru. ben biraz pimpirikliyim, ilk otomatik araba kullanacağım zaman sürücü kursundan bi ya da iki saatlik ders almıştım. hem trafik tecrübesi, hem park hem diğer şeyleri çalışmak için. sandım ki öğrenene dek biraz zaman geçecek. ben diyeyim 15 siz deyin 25dk içinde manuel/otomatik arasında bir fark kalmadı sürüşte. manuelden otomatiğe geçmek yalnızca yarım saat tuttu yani.

ben emanet/kiralık bir sürü araba kullandım. tercihim otomatik ama hep olmuyor. mesela bir yerde araba kiralayacaktım mevcut otomatik, manuelin neredeyse iki katıydı (kiralık arabalarda çoğunlukla manueller ucuzdur ama fark büyük değildir)

bir kaç kez başıma geldi araç sürebilen var mı, şuraya gitmesi gerekiyor şeklinde sürebilenler vardı ama ben dışında otomatik biliyorlardı.

bence manuel ehliyet alın. sürebileceğiniz araba sayısı iki katına çıksın.

kendi aracınız olsaydı o zaman zaten başka araçları sürmeniz gerekmeyecekti. o yüzden manuelle uğraşmaya gerek yok derdik ama sizin aracınız yok.

bir de, her ne kadar otomatik araba kullanmak rahat ve konforlu olsa da, bazen (sıklıkla) manuel araba kullanımını özlüyorum.
0
biseysorcaktim
(18.06.25)
(20)

meslekte 9.senem ve sıkıldım

Gradient_tabanlı_mor
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük. maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun
mobil uygulama geliştirme uzmanıyım. özel bir şirkette remote çalışıyorum. bebeğim var bir de küçük.

maaşımdan memnunum ama sıkıldım sanırım. biraz da bebekle özel sektör çalışanı olmak zor. sabahları parka götürmek istiyorum mesela ama toplantı oluyor filan. sürekli izin almak durumundayım çocuğun aşısı hastalığı vs.

mesleğimi seviyorum ama işte çalışmaktan sıkıldım galiba. emekliliğe kadar böyle çalışacağımı düşününce daralıyorum. kendi işimi yapabilsem keşke. ama ne yapacağımı bilmiyorum. benim yerimde olsanız ne yapardınız? akademisyen mi olayım, trendyolda tişört mü satayım, oyun yapıp steame mi atayım kafam karışık.
0
Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Yani ilk akla gelen zaten uzmani oldugunuz mobil uygulama gelistirme alani. Ancak bana oyun yapip oradan para kazanma fikri biraz hayal gibi geliyor. Herkesin aklinda olan birsey, sadece gelistirme emegi var, telifle alakali pek durumu yok. Hal boyle olunca buyuk rekabet oluyor. Buyuk topluluk gerektiren uygulamalarda da gene ustesinden gelinmesi zor durumlar var. Bana en guzeli kendi yan uzmanligin gibi bir konuda, emek gerektiren seylerle yapilan uygulamalar boyle tek calisacak kisiler icin mantikli geliyor. Ya da nis alanlar olabilir, mesela ben para vermem kolay kolay uygulamaya ama bulundugum ulkenin ehliyet teori sinavini gecmem icin vermem gerekti. Cok is yapacak bir alan degil ama boyle orta seviye birkac uygulamayla getiri saglanabilir, tabii biliyorsunuzdur bu aralar hic populer bir para kazanma yontemi olarak gorulmuyor.
0
mbond
(17.06.25)
@mbond uygulama yapıp para kazanma fikri de bana gerçekçi gelmiyor maalesef. yani kazanılır ama bir maaşımı çıkarmaz mesela.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(17.06.25)
Rahat batmis, olay bundan ibaret. 3 5 gun izin al ortadan kaybol, duzelirsin.
0
Shepard
(17.06.25)
remote iş mis gibi. akademisyenlik eziyet ve az maaş demek.

ha güzel bi fikrin varsa otur yap tabii ki ama yoksa da şu an iyi bi yerdesin zaten.
0
jelly bear
(17.06.25)
kendi uygulamanızı geliştirmek gibi, saatsiz çalışabileceğiniz bir iş yoksa, bebeğinizle her iş size sıkıcı gelecektir.
0
co2s2
(17.06.25)
rahatlık başa bela gerçekten.
0
koela
(17.06.25)
gören de, herkes sabah evden çıkarken bebeğini parka götürebiliyor zanneder.

arkadaşlar, ne yazık ki sabah 9 akşam 6 çalışmamız gerekiyor babadan zengin değilseniz.
0
co2s2
(17.06.25)
Rahat batmış ki olur arada.
Dünyada çalışanların yüzde 99u zaten dediğiniz şekilde yaşıyor ki siz bir de evden calisiyorsunuz.

Sizin yerinizde olsam calismaya devam ederdim. Loto falan kazanmadigim sürece de bu degismezdi.

Akademi falan gerçekten dert aramak olur. Maaşları da sizi asla tatmin etmez.
0
logisticsmanager
(17.06.25)
Cok ilginc ben de mobil gelistiriciyim (iOS) 10 yil civari bir tecrubem var ve 2.5 yasinda kizim var.

Dostum sana kotu haber verecegim eger kendi basina bir seylere atilmak istiyorsan artik gec kaldin. Cocugun olduktan sonra bu tarz seyler daha zor. En azindan onundeki 3-4 senelik kisim icin kesin oyle.

Tabi kosede yuksek miktarda seni 2 yil falan goturecek birikimin varsa orasi ayri.

Ana konuya gelirsek hayat boyle hocam yapacak bisey yok. Yine evinden calisiyorsun mesain bitince direk cocuguna kavusuyorsun. Yol cekmene gerek yok. Iyi yerden bakmak lazim.
0
nuevo
(17.06.25)
Benim de meslekte 10. yılım mobil developer olarak başlayıp product tarafında buldum kendimi. Ben de sıkılıyorum bir ara doktoraya başvursam mı dedim ama profesör bile benim kadar kazanmazken, single mom olarak kıpırdama lüksümün olmadığını düşünüyorum. Dört sene de doktoraya odaklansam çocuğa hiç vakit ayıramayacağım zaten.
İş bağlayabilecek çevreniz varsa, risk alabilecek durumda iseniz, ux tarafını da hallederim diyorsanız kendi şirketinizi kurabilirsiniz.
0
cilekli pasta
(17.06.25)
Çocuk + remote çalışma çoğu insanın hayali. Bir de böyle düşün.

Akademisyenlikten kasıt meslek yüksekokulunda bir iki gün yazılım dersi vermese olur. 2 gün gidersin şimdiki maaşının yarısı veya üçte birini alırsın ama kafan rahat olur. Yok devlet üniversitesi diyorsan torpil, vakıf üni dersen hakkınla girersin (doktora sonrası) ama 5 gün gidersin profların bile girdiği çıktığı saatlere kartları üzerinden bakılıyor takip ediliyor.
0
nhk ni youkosu
(17.06.25)
Bence mevcut sürecin rutinliği ve sıkıcılığından ötürü sorun olmuş. Maaşlı haftada 40 saat 5 gün çalışıyorsan, kendi işinde haftada 7 gün 70-80 saat çalışırsın. Kendi işini yapmak demek haftada 2-3 gün rahat ve esnek şekilde eğlenceli çalışmak demek değil ki.

- Akademisyen olmak: uzaktan çalışma imkanını tamamen çöpe atmak, her gün işe gidip gelmek, bebek için bakıcı tutmak demek. Maaşını düşürmek, ekstra birçok harcama yapmak anlamına gelir.

- Trendyolda tişört satmak: aylarca düzgün para kazanamamak, cepten harcamak; "keşke maaşlı işimi bırakmasaydım kaybım büyük oldu" demek.

Davulun sesi dışarıdan hoş gelir, insan önce elinin altındakinin kıymetini bilmeli. "Uzaktan çalışabilme" o kadar büyük bir nimet ki, parasal karşılığı yok. Hangi sektörde bu imkan var ve dünyada herhangi bir noktadan hizmet verilebiliyor. Hangi sektörde y.dışı imkanı bu kadar geniş, maddi olanaklar ülke şartlarında iyi, y.içi Linkedin tarzı platformlardan aramasan da iş önerisi geliyor vs. Hangi sektörde kendi işini kurmak iyi bir fikrin ve motivasyonun varsa bu kadar kolay; sermayen bir adet bilgisayar.

- Oyun geliştirmek: buna olumlu bakarım. İş saati dışında geliştirme yapıp maddi karşılığı alınmaya çalışılabilir. Maaş gibi olmaz, ek gelir gözüyle bakmalı. Sürekliliğinin olacağını düşünmüyorum ama belli olmaz. Bakarsın 1-2 oyunla piyasaya girer, işleri büyütürsün.

Aileden ciddi bir varlık kalmıyorsa çalışmak zorundasın/zorundayız. Senin sorunun burada. Bu fikirle barışık olmak lazım.

Soruna cevap: Yerinde olsam işime gücüme bakarım. Çocuğun da varmış gelecekteki masraflarına yönelik şimdiden nakit akışı sağlayacak yatırımlar planlarım. Yazılım sektörü motivasyon gerektirdiği için sıkılınan noktada tatile çıkmak, yenilenmek lazım. Bununla başlayabilirsin.
0
Lethe
(17.06.25)
''eskiden başkasının işini yapıyordum, cumartesi günleri bile çalışıyordum.
şimdi kendi işimi yapıyorum, artık pazarları da çalışıyorum.''

bence sıkılmışsınız biraz. sunduğunuz alternatifler bunu düşündürüyor. akademisyen olmaya çalışırken de çocuğunuzla sabah parka gidemeyeceksiniz ki... iş değiştirmeyi düşünebilirsiniz yine kendi alanınızda.
0
elorelia
(17.06.25)
yalnız değilsin hepimiz bu hayattan bıkmış durumdayız ama malesef ya komple işi bırakıp sadece çocuğunla ilgileneceksin ki o durumda para kazanamayacaksın ve işten uzaklaşacaksın ya da bu şekilde devam. birçok kadının uzaktan çalışma şansı olmadığı için kariyer hayatı bitiyor. sen şanslı olansın.
0
turuncu tonlarda
(17.06.25)
size tavsiye verebilecek konumda değilim, tek söyleyeceğim bu tip konularda bu platforma danışmamanız olur.

lafta çok akıllılar ama gerçekte buradaki çoğu tipitipin akboylardan farkı yok. bir ebeveyn olarak çocuğunuzu parka götürmek filan istemişsiniz haşa ne haddinize, onlar günde 10 saat çalışıyor, o zaman normal olan bu, siz de çoluğunuzu çocuğunuzu göremeden yaşayıp ölün. bundan şikayet ediyorsanız rahat batmış demektir. kafaları bu kadarına çalışıyor.

velhasıl ne yaparsanız yapın ama buradaki yarısı akıl sağlığı bozuk, diğer yarısı boş beleş tiplerin önerilerini dikkate almayın. istisnası muhakkak vardır herkes üstüne alınmasın ama burası böyle artık. adama "günde 12 saat çalışıp sadece aç karnını doyurabilmek adil değildir, insanca değildir" diyorsun, "sen iş hayatını bilmiyorsun yeğenim" diyor sanki bu geçerli bir argümanmış gibi.

velhasıl gidip kendi sektörünüzdeki benzer durumdaki insanlarla filan konuşmaya çalışın derim, yani en azından sizin seviyenizde ve sizi anlayabilecek insanlar olsun. buraya sorarsanız sadece sinirlendiğinizle kalırsınız.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
sen alakaya çay demleyen işsiz 31cibaşını dinleme ablacım. evvelce de konuşmuştuk çocuğun büyüsün o zaman işi bırakmayı düşünürsün. şimdi bi şey yapacaksan ek iş olarak yap. ve tatile çık +1
0
lambırcek
(17.06.25)
-Maaşınızdan memnun musunuz, yetiyor mu, tatmin ediyor mu, düzgün yatıyor mu?

-İş yerinde yönetici, iş arkadaşı vs. sinirlerinizi zıplatan, mobbing yapan, gününüzü berbat eden var mı?

-İşinizin aşırı stresli son yetiştirme tarihleri (deadline), fazla mesaileri, seyahatleri var mı?

-İbadet, kılık kıyafet vs. temel haklarınıza yahut kişisel yaşamınıza müdahale var mı?

-Ssk, izin vs. özlük haklarınız var mı?

-İşyeri evinize çok uzak mı?

Bu sorulardaki sorunlardan herhangi biri mevcut değilse, iş değiştirmek pek mantıklı değil.

Sizin anlattığınız kadarıyla, çok da problem yok. Rutine bağlamanız sıkmış biraz. Hobi, tatil falan katın araya. Toparlarsınız kendinizi... Bahsettiğiniz alternatifler çocukla daha zor.
0
yadigar
(17.06.25)
ayy rahat batmis tatlim diyenler memur zihniyetli, azicik asim kaygisiz basim tayfa.

icindeki sikintiyi anliyorum, bende benzer seyler yasadim sektorde 10. sene itibariyle ve bazi radikal kararlar vermek zorunda kaldim. seninki buyume sancisi diyebiliriz, herkes onune koyulan kum havuzuyla yetinmek zorunda degil.

once "maas" adi altinda verilen uyusturucuyu birakman lazim. ayni isi yapmaya devam edebilirsin ama bir sirket ac, fatura kes, 8-6 duzenini kir. cashflow sagladiktan sonra ya yan sektorlere gecilir (ki ben bunu yapmaya calisiyorum) ya da bambaska sektorlere dalinabilir. orasi artik senin yeteneklerine bagli.
0
cooperr
(17.06.25)
@edmond honda,

benim nefretim çalışıp düzenini kurmuş insanlara değil, işten bunaldığını söyleyen bir anne/babaya sanki küfretmiş gibi davranıp onu aşağı çekmeye çalışanlara. bir insan DOKUZ SENE aynı işi yapıp sıkılabilir, çocuğuna ya da kendisine vakit ayıramadığını düşünebilir. senin kafan basmıyor olabilir, o senin bileceğin iş.

sen önce bir okuduğunu anla, sonra aklınca laf sokmaya çalışırsın.
0
mark greg sputnik
(17.06.25)
bir sürü cevap var, söylenmiş olabilir ama remote çalışmak ilk zamanlar iyi gelse de uzun zamanda kötü bir şey bence. hiç sosyalleşmemek insanı bitiriyor.
0
ravenudon
(17.06.25)
(7)

eski araba lastigi nereye verilir - istanbul

lamartin
depoya "amaan sonra hallederim" diye koyup unuttugum 4 araba lastiginden kurtulmak istiyorum simdi. eski olduklari icin (10 senelik) kullanilmaz zaten. o yuzden hayrina bile verilecek lastikler degiller. -kadikoy belediyesini aradim, almiyolarmis-internette "eski lastiklerinizi evinizden aliyoruz" d
depoya "amaan sonra hallederim" diye koyup unuttugum 4 araba lastiginden kurtulmak istiyorum simdi. eski olduklari icin (10 senelik) kullanilmaz zaten. o yuzden hayrina bile verilecek lastikler degiller.

-kadikoy belediyesini aradim, almiyolarmis
-internette "eski lastiklerinizi evinizden aliyoruz" diyen firma da artik almiyomus.
-LASDER'diye bir dernek varmis, internet siteleriden eski lastik almak zorunda olan firmalari yazmislar. onlari aradim. onlar da almiyoruz diyo.

n'apicam ben bu lastikleri?
yer: istanbul anadolu
0
lamartin
(16.06.25)
çöpün yanına bırak hurdacılar havada kapar
0
messina123
(16.06.25)
evin yakınında çöp kutusu yok mu yahu?

niye yanına aldın ki lastikçide bıraksaydın
0
jelly bear
(16.06.25)
@jelly bear yenilerini intenetten alip, evin otoparkinda degistirtmistim. lastik nedense cope atilmaz diye dusunmustum. son care olarak oyle yapacaktim ama
0
🌸lamartin
(16.06.25)
çöpe atılır neden atılmasın canım
0
jelly bear
(16.06.25)
kullanılmaz deme. Babam geçen lastikleri değiştirdi, stepne lastik ilk alındığından beri değişmemiş 20 yıllık falan lastik(bu michelin olduğu için daha çok para vermişler hatta ahah saçmalığa bak). Diğerleri de 8 yıllıktı galiba. 2500 liraya mı ne almışlar hepsini. Köylerde kasabalarda maksimum 50-60'la gidecek arabalara satıyorlarmış/takıyorlarmış onları galiba.
0
nhk ni youkosu
(16.06.25)
Al bir inşaatin önüne at. Park edilmesin diye bir şeyler koyuyorlar zaten, fırlat gitsin.
0
denizgonen
(16.06.25)
İlce belediyeni ararsan gelip alabilirler.
0
duster
(16.06.25)
(10)

Satın alınca çıkan indirme linkli sistem.

onemoremile
Pc oyunu için 1 gb'lık bir eklenti var diyelim.Bunu insanlara bedava vermek istiyoruz ama İSTEYEN de İSTEDİĞİ ücreti seçip alabilsin.Fiyat seç: 1- 0 TL2- 20 TL3- 50 TL4- 100 TL gibi.Bir de vergi olayları varsa en baştan beyan etmeli, en legal sistem nedir bunun için, tecrübesi veya fikri olan var mı
Pc oyunu için 1 gb'lık bir eklenti var diyelim.
Bunu insanlara bedava vermek istiyoruz ama İSTEYEN de İSTEDİĞİ ücreti seçip alabilsin.

Fiyat seç:
1- 0 TL
2- 20 TL
3- 50 TL
4- 100 TL

gibi.

Bir de vergi olayları varsa en baştan beyan etmeli, en legal sistem nedir bunun için, tecrübesi veya fikri olan var mı?

Not: Bu şartlarda 1250 dişiden 1300 kişinin bedava indireceğini biliyorum ama ileride eklenti geliştikçe sıfır TL'yi kaldırma ihtimali var.

(50 kişi sırf alışkanlıktan bedava linkten indirmeyip kaçak link arar)
0
onemoremile
(16.06.25)
Indirmek derken kastin nedir? Cihazda yuklerken lisans kontrolu yok mu? Boyle dumduz indirebiliyorlarsa zaten ortamlara duser senin installer.

Bu satin alma isleri uygulamadan uygulamaya degisiyor.
- Mesela Winrar her uygulamayi actiginda lisans satin al diyor. Ama calisiyor
- Ama bu tarz ucretsiz sunacaksan installar i kullaniciya indirttikten sonra veya indirmeden once bize destek olmak istermisiniz diyip ordan katki toplamak olmali bence. Genelde diger uygulamalar bu sekilde.

Ancak oyunlarda bu sistem pek yok. Cunku herkes steamden dagitiyor hocam. sen oyununu nasil dagitacaksin pek anlamadim. web sitene koysan nasil oraya musteri cekeceksin bunlar zor isler.

vergi ile ilgili bir bilgim yok.
0
nuevo
(16.06.25)
Bir yarış oyunu düşün, oraya araç ekliyorsun eklenti bu. Oyun klasörüne atman yeterli, oyun bunu destekliyor. Tanıtıma da gerek yok, youtube'a koyunca anında yayılacak bir şey.

Bana uygulama site vb. ismi lazım ki araştırabileyim. Shopier var mesela ama sıfır tl seçeneği için shopier'e üste para vereceksem gerek yok anlatabiliyor muyum.

Hiç instagram kullanmadım mesela, orada el işi şeyler satanlar duyuyorum kullanışlı mıdır?
0
🌸onemoremile
(16.06.25)
Humble Bundle da Pay What you Want tarzi oyunlar var. Onlara bakabilirsin. Senin satis stratejin burada Pay What you Want. Bu tarzda google/reddit search yapabilirsin.

www.humblebundle.com

Mesela ornek

www.humblebundle.com
0
nuevo
(16.06.25)
Yabancı kaynak olursa hem işin içine PAYPAL gibi tr'den çekilen ödemeler giriyor hem de insanlar yabancı siteye üye olup bunu indirmeyle oynayacağı varsa da uğraşmaz.

En başta steam demiştin orada çok aktif bir oluşum, ama orası bu eklentiyi desteklemiyor. Oyun destekliyor steam istemezük yapıyor.

İnstagram için bir şey demedin?
0
🌸onemoremile
(16.06.25)
Bilmiyorum dostum instagrami.

Ben mobil uygulama sektorunde bir yazilimciyim. Tam hakim oldugum alan oldugunu soyleyemem. Az biraz oyuna ilgim oldugu icin cevap vermek istedim.

Humble Bundle i da kullan diye atmamistim aslinda. Bir cikis noktasi olsun diye attim. Onu referans alarak farkli arastirmalar yapabilirsin.
0
nuevo
(16.06.25)
bence kendi siteni kurup buy me a coffee tarzı bir istekle isteyenler için ödeme linki bırakabilirsin.

buymeacoffee.com
0
bravoteam
(16.06.25)
buy me coffee'ye denk gelmiştim, aylık istediği ücret, senelik yapacağım satıştan fazla. ama sitenin benzerini yapmam imkansız. hazıra konmam lazım.
0
🌸onemoremile
(16.06.25)
gumroad.com

dijital şeyler için gumroad kullanıyorlar. İstediğin şey var, fee kaç alıyor bakarsın.

edit: eksisozluk.com
0
nhk ni youkosu
(16.06.25)
en temizi itch.io kullanmak

ornek: olliehall.itch.io

download diyince gelen default sayfa

Download 'BLOOD MALL'
This game is free but the developer accepts your support by letting you pay what you think is fair for the game.

No thanks, just take me to the downloads

$2.00
0
aguen
(16.06.25)
@site istediğim site, ama verdiğin sözlük linkindeki paypal'den yattı.

@aguen olay bu. hem tam başlıkta tarif edilen site hem de kendi web sitemiz gibi ana sayfa tasarımı yapabiliyoruz süper. işte ekşi duyuru'nun olma sebebi.
0
🌸onemoremile
(17.06.25)
(8)

Hamileliğin son ayları sedan araç çok mu sıkıntı olur?

chicha_v2
Şu an coupe bir BMW var. Arabayı aldıktan iki gün sonra eşimin hamilelik testi pozitif geldi :)Bu arabayla devam etmek çok olası değil çocuk koltuğu vs. de sıkıntı olur ama BMW 320 gibi bir araç da sorun olur mu kontrole vs. gider gelirken? İlla suv mu bakayım?
Şu an coupe bir BMW var. Arabayı aldıktan iki gün sonra eşimin hamilelik testi pozitif geldi :)

Bu arabayla devam etmek çok olası değil çocuk koltuğu vs. de sıkıntı olur ama BMW 320 gibi bir araç da sorun olur mu kontrole vs. gider gelirken? İlla suv mu bakayım?
0
chicha_v2
(16.06.25)
Hamilelikte siradan 3 kapi pejo vardi. Yere yakin olmasi sikinti olmadi. Ancak dogum sonrasi tabii arka koltuga bebek yerlestirmek falan is cidden. Sonrasinda 5 kapi Honda Civic aldim. Onda da ilk basta sikinti yoktu ama biraz buyudukten sonra kafasini falan vurmadan koltuga oturtmak ugrastiriyor. Tabii dunyanin en zor isi falan degil yani sonucta abartilacak birsey yok.

SUV'lara giciktim, ozellikle fiyati benzer sedana gore cok yuksek oldugu icin. Simdi biraz anliyorum, denk gelirse SUV dusunurum. Tabii MPV gibi opsiyonlara da acigim, tabii genelde cirkin oluyorlar.

Ozetle dogru fiyata alindiysa, benzer fiyatlara elden cikabiliyorsa degistirilebilir ama aceleye de gerek yok.
0
mbond
(16.06.25)
mesele bebekse bakilacak 2 sey var;

1 - Iso-fix var mi?
2 - bebek arabasi bagaja sigiyor mu? hatta bebek arabasi (travel tip) + valiz + katlanir yatak + mama sandalyesi, bagaja sigiyor mu :)

Gerisi cozulur. araba cok basik ve tek kapiliysa vs. hamileligin son aylarinda inip binmek evet problem yaratabilir.

Ustteki cevabi gorunce farkettim cok dogru bir ek daha var. Cocuk buyuyunce biraz ana kucagi araba koltugu yerine normal araba koltugu alacaksiniz. Bu donen tip olunca yada cocuk oturdugu zaman orada on koltugu ileriye itmek gerekiyor. Kucuk bir arabada bu da problem olabilir.
0
wallcan
(16.06.25)
kontrole giderken araba modeli neden sorun olsun? abartmıyor musunuz biraz?
bebek olduktan sonra isofix olan ve bagajı geniş bi araç yeterli.
0
elorelia
(16.06.25)
isofix artık ticari araçlarda bile var. bu işte bagaj önemli bmw klasmanındaki araçlarda zaten güvenlik iyidir. x1 x3 de düşünülebilir. ben normalde suv sevmem ancak çocuk olunca valiz sayısını ve bebek arabasını düşünmek önemli. 2 yaşına kadar 320 gider ancak 2 den sonra bisiklet, scooter vb. oyuncaklarda ekleniyor. ben de clio var tek çocukla sığamıyoruz.
0
mikahakkinen
(16.06.25)
abartmıyor musunuz artı 1.
Hamileliğe göre araç seçimi kriteri diye bir şey olmaz.
0
Cezcez
(16.06.25)
ilk araba tercihini dusununce, sen sanki araba degistirmek istiyormussun da dogumu bahane ediyorsun gibi hissettim. aile butcesini sarsmayacaksa degistir. ha oyle degilse kir dizini otur evinde. butceni ve enerjini bebek masraflari, psikolojik destek vs..ye ayir.
0
buenosdias
(16.06.25)
çocuk koltuğu için sedan da işinizi görür lakin; ileride çocuk arabası, çocuk çantası falan derken 5 kapı veya suv daha rahat olur.
0
ground
(16.06.25)
Bence arkadaş eşinin inip binmesi açısından sormuş. Cevabım yok ama eğer alabilecek gücün varsa tabii ki rahat edeceğiniz bir araba almanız güzel olur, bence lüks değil. Ama tabii sedan düz bişey kullananlar da ölmüyor herkes bi şekilde çocuk sahibi olup onunla sağa sola gidiyor.
0
nhk ni youkosu
(16.06.25)
(5)

instagram'da bazı post ve storylerin parlak gözükmesi

semaforo de medianoche
android'de yok sanırım bu olay iphone kullanmaya başladıktan sonra gördüm. bazı postlar, reelsler, storyler full parlaklıkta gözüküyor. çoğu uygulamada qr kod açınca ekran parlaklığının otomatik olarak fulle çekilmesi gibi insta'da bazı postlar falan da parlaklığı fulle çekiyor. ama neden tüm gönder
android'de yok sanırım bu olay iphone kullanmaya başladıktan sonra gördüm. bazı postlar, reelsler, storyler full parlaklıkta gözüküyor. çoğu uygulamada qr kod açınca ekran parlaklığının otomatik olarak fulle çekilmesi gibi insta'da bazı postlar falan da parlaklığı fulle çekiyor. ama neden tüm gönderiler değil de bazıları, böyle gözükenlerin özelliği hiç anlayamadım. bilen var mı?
0
semaforo de medianoche
(14.06.25)
HDR çekilmiş içeriklerde öyle yapabilir.
0
orient blue
(14.06.25)
Hdr fotoğraflar evet. Son bilmemkaç yılda çıkmış telefonlar öyle çekiyor zaten ama belki kimi insanda kapalı da olabilir.

Ek olarak, Oled ekranlı androidlerde de böyle görünüyor olmalı. O sadece parlaklığı sona çekme değil normalde 600 nit aydınlanabilen ekran hdr içerikte parlak alanlarda 1000-1500-2000 nit'e çıkıyor.
0
nhk ni youkosu
(14.06.25)
Samsung s24 ultra var bende son zamanlarda farkettim. Bazı storyler çok parlak.
0
rodeocu
(14.06.25)
Üstüne tıklayınca açılıyor. Özel bir özellikde var böyle. Bende yapıyorum.
0
baldan kaymak
(15.06.25)
bunu biraz araştırdım. evet oled ekranlı tüm telefonlarda oluyormuş hdr içerikler söz konusu olduğunda. ancak hdr çekmeyen telefon kaç tane kaldı artık. hemen hemen her postun böyle olması gerekmez mi bu durumda? aynı kişilerin tüm postları bile böyle gözükmüyor. aydınlık ortamda çekilen fotopraflarda mı oluyor acaba bu durum sadece? başka bir detayı daha olmalı sanki bu konunun.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.06.25)
(17)

imkanınız olsa kuzey kore'ye gider misiniz, merak ediyor musunuz?

mark greg sputnik
sizi maddi açıdan zorlamayacağını bilseniz ya da tüm masraflarınızın karşılanacağını bilseniz kuzey kore'ye TURİST olarak gitmek ister miydiniz? ben açıkçası çok merak ediyorum ve imkânım olsa kesinlikle gitmek isteyeceğim ülkelerden biridir. sizde durum nasıl? özellikle "gitmem" diyenlere sorayım.
sizi maddi açıdan zorlamayacağını bilseniz ya da tüm masraflarınızın karşılanacağını bilseniz kuzey kore'ye TURİST olarak gitmek ister miydiniz? ben açıkçası çok merak ediyorum ve imkânım olsa kesinlikle gitmek isteyeceğim ülkelerden biridir. sizde durum nasıl? özellikle "gitmem" diyenlere sorayım. ilginizi mi çekmez? yoksa korktuğunuz için mi gitmezsiniz?
0
mark greg sputnik
(13.06.25)
Asyalıdan evliya alma avluya. Öl dedim, öldün temalı güçlerin hakim olduğu ülkelere alerjim var. Yamaç paraşütü yapmaya da yokum, gondola binmeye de. Save game-load game olayı olmayınca insan ölmemek için dikkatli davranmalı derim. Bomboş ülke hem. Sub-humanlar.

Pembe arkadaşlar, dünyadan bir haberler ise gitmeye can atar.
0
Shepard
(13.06.25)
Aslında sadece orası değil Moğolistan Kazakistan'in kuzeyi ve doğusundaki hiçbir Asya ülkesini merak etmiyorum o kadar.

Sarışın olmamın de etkisi var, bizim her çekik gözlüye Japon dememiz gibi bu arkadaşlar da her sarışını Amerikalı sanmaya eğilimli diyor çevremden gidenlerden duyduğum.

Bu tür şeylerden ötürü aslında. Korkmak da değil ilgisizlik de.
Kuzey kore değil sadece ama, tek istisna mesela bir dövüş sanatı bağlantılı bir kurs vs için gidersem giderim oralara. Koreliler tekvandocu ya o mesela olabilir, ama onun için de Güney koreye giderim kuzeye değil.
0
encokbenisevinnolur
(13.06.25)
Türkiye'de herhangi bir dağ başında
1 ay süreyle aciz ve gariban olarak kal daha iyi.
Orada kaldığında babasının ölüm tarihine denk gelirsen zorla resmi törenle ağlatır öylece Türkiye'ye geri gönderiler sanırım.
0
diyecevaplandı
(13.06.25)
@diyecevaplandı,

abi turla, turist olarak bir haftalığına filan gitmekten söz ediyorum, yanlış anlaşılmasın. yani ona rağmen bu cevabı da verebilirsin ona itirazım yok ama ben yine de açıklığa kavuşturayım istedim, bahsettiğim şey orada yaşamak değil. gidip gezip gelmek.
0
🌸mark greg sputnik
(13.06.25)
geri dönebileceğim kesinse, kesinlikle gitmek isterim. Giden fotoğrafçı bi adam vardı röportajını izlemiştim baya da ilginç aslında ama onların dediği şeylerin dışına çıkmaman lazım ve izin vermedikleri bir şeyin fotoğrafını çekmemen lazım.

Ha tabii gösterdikleri yapay bir Kore var diyorlar. Turiste jazz müzik yapan Kuzey Koreliler gösteriyorlar ama içeride halk nasıl yaşıyor temas edemiyorsun.

Mesela Hindistana sağlık çekincelerimden dolayı gitmemeyi tercih ederim, Kuzey Kore daha çok ilgimi çekiyor.
0
nhk ni youkosu
(13.06.25)
@nhk ni youkosu, hocam allah affetsin nick'i görünce kahkaha attım. imkanınız olur da giderseniz beni de bavula filan sıkıştırıverin lütfen, duyuru'da bu konuda en çok size güvenirim zaten. ben de açıkçası kuzey kore'yi tam anlamıyla tecrübe edebileceğimizi düşünmüyorum ama her şeye rağmen fazlasıyla egzotik ve "sayko" geliyor bana açıkçası. yalandan bile olsa böyle kapalı bir rejimin içine girmek enteresan hissettirirdi diye düşünüyorum, yani burası öyle 200 dolara uçak bileti alınıp gidilebilecek bir yer değil. acayip.

ama ben bu jazz olayını daha önce duymamıştım mesela, şahsen böyle bir muameleye maruz kalsam sinirlenirdim. ne jazz'ı birader bana kore'yi gösterin diye tepki gösterirdim. ha sonucunda benden bir daha haber alan olur muydu bilinmez ama hoş değil. jazz her yerde var, kore'ye gelmişim bana ne jazz çalıyorsunuz allahınızı severseniz.
0
🌸mark greg sputnik
(13.06.25)
doğu sınır kapısından sonraki hiç bir asya ülkesine gitmem.

geçen yıl ücretsiz (bilet ve konaklama dahil) japonyaya götürüyorlardı gitmedim.
0
yurtsuz john
(13.06.25)
Hic cekmiyor. Sacma sapan bir yer. Yasanilanlari da ilgi cekici bulmuyorum. Görmek bile istemiyorum hatta
0
sonsuz
(13.06.25)
İlle de gitmem demiyorum ama hiç merak etmiyorum ben de. Gerçi bi yanım batı medyasının bize gösterdiği kadar kötü değildir diyor ama yine de gitmeye görmeye değer bir şey duymadım hiç hakkında.

Bir de halk fakirlik ve zorluk içindeyken, sanki hayvanat bahçesine gitmiş de onların yaşamlarını inceliyor gibi hissederim bu da köti hissettirir
0
biseysorcaktim
(13.06.25)
Dünyayı çok iyi bildiğini sanıp, tüm bilgisini Amerikan güdümündeki basından öğrenip bir de karşısındakilere cahil ve pembe olmakla itham edenler elbette Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'ni şeytanlaştırır.

KDHC'nin dünyanın en müreffeh ülkelerinden biri olmadığı ve bizim alışkın olduğumuzdan farklı ve katı bir rejimi olduğu aşikar. Ancak bunlar, ülkeye turist olarak gitmeyi istemeye engel değil. İmkanım olursa (ki önüme bazı fırsatların çıkması olası) mutlaka giderim.

Eniştesini köpeklere yedirmiş iddialarını falan bir kenara bırakmak lazım. KDHC'ye dair bu tip haberlerin tamamı KDHC içinde hizmet veriyormuş gibi görünüp esasında ofisi Seul'de olan CIA'nın fonladığı siteler kaynaklı.

Duayen gazeteci Coşkun Aral'ın KDHC deneyimine dair videosu var. Bilmeyenler izlemeli bence, cehaletlerini giderirler biraz.

youtu.be
0
10551037
(13.06.25)
anladığım kadarıyla onların çizdikleri rotalar dışında hiç bir yere gidemiyor tur grupları. gidilebilen yerlerde ki insanlar da konu mankeni, onlara ne söylendiyse öyle davranıyorlar rol gereği. çok suni bir ortam, gerçek kuzey koreyi görmemiz imkansız diye biliyorum.
0
Phoebe
(13.06.25)
güney olsa olmaz mı?
0
neira
(13.06.25)
@mark greg bırak şununla uğraşmayı ya.

soruya yanıt: her bir ülkeye gitme merakım var, kuzey kore’ye yok. sanki ülkeye giriş yapsam çıkamazmışım gibi hissediyorum.
0
deartheodosia
(13.06.25)
Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(14.06.25)
gezip tozmayı seven biri olsaydım gerçekten giderdim.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.06.25)
Ütopya/Distopya ekseninde merak ediyorum açıkçası ama daha göreceğim ve yaşayacağım durumlar ile deneyimler olduğundan dolayı öncellik vermiyorum.

50 yaşın üstüne varıp çok param olduğunda ve can sıkıntısı olursa giderim tabii.
0
put it in your appropriate place
(14.06.25)
bir ara youtube'la bunla ilgili ne var ne yok izlemistim cok isterim.
zaten gitmek de mumkun sanirim tamamen devlet duzenliyor turlar var kalacak yer ucak vs hepsini onlara birakiyorsun gezdiriyorlar vs.
0
bay b
(14.06.25)
(4)

İphone hafıza kartı okuyucuyu görmüyor?

mephisto__
İphone 15 promax telefonumda yedeklemek ve görüntülemek için hafıza kartı okuyucu almıştım. Daha önce kullandığım android telefonumda yer alan fotoğraf ve videoları hafıza kartına aktardım ve android telefonumda bu verileri görebiliyorken, iphonede ise ekran görüntüsünde görüldüğü üzere açılmıyor. Ç
İphone 15 promax telefonumda yedeklemek ve görüntülemek için hafıza kartı okuyucu almıştım. Daha önce kullandığım android telefonumda yer alan fotoğraf ve videoları hafıza kartına aktardım ve android telefonumda bu verileri görebiliyorken, iphonede ise ekran görüntüsünde görüldüğü üzere açılmıyor. Çözümü belki burada bulabilirim ne yapabilirim?

hizliresim.com
0
mephisto__
(12.06.25)
Apple'a uygun format attınız mı karta?
0
10551037
(12.06.25)
Format biçimi exFAT görünüyor, yani uygun diye biliyorum.
0
🌸mephisto__
(12.06.25)
attığın görseldeki dosyalar .lnk, kendisi windows kısayol dosyası. Yani kartta (en azında gördüğümüz kısımda) görsel yok. (jpg, heic gibi bir dosya uzantısı olmalı)

Aklıma gelen şey şu, eğer bi bilgisayara da taktıysan kısayol virüsü denen bi olay vardı o bulaşmış olabilir. Tüm dosyaları gizleyip bir yere atıyordu. Onu temizleme yöntemine bak çok zor değil. Virüs android telefondan geldiyse o da fena. Ha iphone'a bişey yapmıyordur ama görüntülerini kurtar.
0
nhk ni youkosu
(12.06.25)
Samsung telefonuma taktığımda hiçbir sorun yok bütün görsellere ulaşabiliyorum. İphone dosyalarda durum linkteki gibi.
0
🌸mephisto__
(12.06.25)
(4)

2. Pasaport için hangi belgeler gerekli? (bordo)

HellKeePer
Mevcut bordo pasaportumun süresi 6 ay sonra doluyor. Edevlet üzerinden 10 yıllık yeni bordo pasaport için randevu alacağım. Randevuyu aldıktan sonra nüfus müdürlüğüne giderken yanımda neleri hazır etmeliyim? teşekkürler
Mevcut bordo pasaportumun süresi 6 ay sonra doluyor. Edevlet üzerinden 10 yıllık yeni bordo pasaport için randevu alacağım. Randevuyu aldıktan sonra nüfus müdürlüğüne giderken yanımda neleri hazır etmeliyim? teşekkürler
0
HellKeePer
(12.06.25)
biyometrik fotoğraf ve eski pasaport.

fotoğraf kimlikte ya da pasaportta kullanılmamış olmalı.
0
jelly bear
(12.06.25)
randevu ekranında yazıyor zaten tüm gerekenler. yalnız eski pasaportu iptal etmeden 2. pasaport olarak yeni başvuru yapacaksanız bunu mutlaka belirtin yoksa eski pasaportu delmeseler bile sistemden iptal ediyorlar ve kullanamıyorsunuz.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(12.06.25)
Eski pasaportu istemiyorlar arklar, yanlış bilgi
0
abuzer
(12.06.25)
yalnız sizinki "iki geçerli pasaport" olayı bile değil aslında ya. Çoğu ülke minimum 6 ay süresi kalmış pasaport istiyor, yani o pasaportla artık pek bir yere gidemeyeceksiniz iptal ettirmenizde de sıkıntı yok gibi.
0
nhk ni youkosu
(12.06.25)
(6)

Yurt Dışına Çıkış Harcı Ödeme

yakupyaman
Merhaba,2,5 yıllık eş durumundan aldığım Aile vizesi sebebi ile İngiltere'ye giriş yapmadan önce Türkiye'ye bu vergiyi ödemem gerekiyor mu?uzun süre kalıcı yerleşim vizelerinde emin olmamak ile birlikte olmuyor diye biliyorum?Teşekkürler.
Merhaba,
2,5 yıllık eş durumundan aldığım Aile vizesi sebebi ile İngiltere'ye giriş yapmadan önce Türkiye'ye bu vergiyi ödemem gerekiyor mu?
uzun süre kalıcı yerleşim vizelerinde emin olmamak ile birlikte olmuyor diye biliyorum?

Teşekkürler.
0
yakupyaman
(11.06.25)
oturum karti var mi cebinizde?
0
wallcan
(11.06.25)
Eğer bahsettiğiniz eşiniz üzerinden alınan seyahat vizesiyse ve geri donecekseniz evet.
0
logisticsmanager
(11.06.25)
oturum izni varsa ödemiyosun.
0
buenosdias
(11.06.25)
share code (e-visa) üzerinden aldım 2,5 yıllık geçerli yaşama, çalışma, sağlık hizmetlerinden yararlanma banka hesabı oluşturma gibi hakkım olduğu evlilik Partner vizesi aldım.
0
🌸yakupyaman
(11.06.25)
sanırım fiziki brp vermiyorlar artık. normalde onu gösteriyorsunuz. yoksa online oturum vizenizi gösterin.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.06.25)
Polis ya share code ya da view prove service'teki sayfayı görmek istiyor. Bir polis bilemeyip öbür egate’e göndermişti beni ama artık alışmışlardır herhalde.
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
(9)

film onerisi

deckard
Mindfuck tabir ettigimiz, lan ben simdi ne seyrettim.diyebilecegimiz film.onerilerinixi alabilir miyim? Evet, fight club'i seyrettim.
Mindfuck tabir ettigimiz, lan ben simdi ne seyrettim.diyebilecegimiz film.onerilerinixi alabilir miyim? Evet, fight club'i seyrettim.
0
deckard
(11.06.25)
Donnie darko
0
logisticsmanager
(11.06.25)
bence aradığın şey değil ama mindfuck mindfucktır.

(bkz: the holy mountain)
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
The others
0
matilda
(11.06.25)
The Cook, the Thief, His Wife & Her Lover.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
köpek dişi
we need to talk about kevin
the life of david gale
piano teacher
abim evin tek çocuğu
paramparça aşklar ve köpekler
funny games (her iki versiyonu da güzeldir ama favorim 2007 versiyonu)
0
Phoebe
(11.06.25)
verilen cevapların nesini beğenmiyorsunuz da tik atmıyorsunuz anlamak mümkün değil ya.
izlemiş olabilirsiniz ama sordunuz söyledik. insanlar size 5 saniye de olsa zaman ayırıp cevap veriyor bi tik atmaya değer görmüyorsunuz. eklentiyle engelliyorum sizi bir daha karşıma çıkmayacağınız için eklentiyi yapana teşekkürlerimi sunuyorum.
0
matilda
(11.06.25)
Sevgili matilda, bu mesaji gorebilecek misin bilmiyorum. Izledigim filmlere tik atmadim, izlemediklerimi isaretledim ki sonra baktigimda takibi benim.icin kolay olabilsin. Uygun bir zamanda da yorum yazanlara tesekkur eden bir mrsaj yazacaktim ama takdir edersin ki her zaman buraya bakamiyoruz. Baska bir hayatimiz da var.

Simdi verilen yanitlara tesekkur edelim. Donnie darko yu 5-6 kez seyrettim col begendim, the others in sonuna gelemedim. Jodorowsky yi hep.merak ettim ama cesaret edemedim. Asci hirsiz ve karisini yillar once duzenledigimiz yemek filmleri festivalinde gostermistik. En son o zaman izlemistim, tekrar izlemek isterim. Phoebe'nin listesini ayrica kaydettim. Hepinize yanitlar icin tesekkur ederim.
0
🌸deckard
(11.06.25)
Tek tek film önermeyeyim de kafa açan filmler çeken birkaç yönetmen söyleyeyim. Luis Bunuel, Peter Greenaway, Yorgos Lanthimos (<3), Gaspar Noe, Michel Gondry, Radu Jude.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
Ve tabii ustaların ustası David Cronenberg.

David Lynch demiyorum, burnu akana selpak diye bir şey var demek gibi bir şey olur.
0
sekizdokuzon
(11.06.25)
(27)

Favori içkiniz hangisi?

put it in your appropriate place
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.Bu ikisi var. Ara
Favori biranız hangisi sorunuzdan yola çıkarak sorayım; Favori içkiniz hangisi?

- Viski. En sevdiğimdir. İyi kötü bir damak tadı oldu. Tabii ayrıntı detay pek anlamıyorum ama hafif sert ayrımı oldu.

- Bira. Özellikle Ipa olanlar hoşuma gidiyor. Şerbetçiotu olanlar damak tadıma uygun.

Bu ikisi var. Ara ara kırmızı şarap içtiğim oluyor ama sıfır damak tadı.
0
put it in your appropriate place
(10.06.25)
Cin
Bira
0
mutekebbir
(10.06.25)
Viski; single malt, islay
0
Bruce
(10.06.25)
Yerine göre değişir. Bunun tek ve mutlak bir cevabı yok bence.

Sahne önünden izlenen bir rock konserinde viski içilir mi? Sosis kızartılan bir kumsal partisinde rakı içilir mi? Patates kızartmasıyla cin tonik olur mu? Patlamış mısırla film izlerken ipa gider mi? Ruffles yerken kırmızı şarap içilir mi gibi.
0
orient blue
(10.06.25)
ya çok şey içerim sevmediğim içki yok belki en çok bira içmişimdir ama ben rakı kadınıyım:( ve rakı seven tek bir insan tanımadım ya sosyal içici ya hiç. hep tek başıma içerim ya yalnız ya karşımdaki kola mola içerken. kendimi Halil gibi hissediyorum neden rakıyı bu kadar kötü gösterdiniz halbuki aşiri iyi içki

ha kokteyl de çok severim ama miktara vurunca daha az kalıyor
0
ala09
(10.06.25)
Alman elma şarabı, soğuk ve gazlı, alkollü elmalı beypazarı gibi gidiyor
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Valla ala+1 ben de rakıyı çok severim, düz soda içer gibi içiyorum mezesiz.

Sonra da viski ve şarap.
0
sekizdokuzon
(10.06.25)
en sevdiğim: sheridan's ve malibu, ama nadiren tüketirim.

hem sevip, hem çok içtiğim : finlandia vodka.

ama kış aylarında balık yiyecek olursam tekirdağ altın seri rakı.

pek sevmemekle birlikte, hepsinden çok turborg malt tüketiyorum. coca cola gibi bir şey benim için.
0
tabudeviren
(10.06.25)
Sevmediğim alkollü içki yok, hepsi benim bebeğim. Mastika çok severim kahveyle, Bailey’s aynı şekilde. Viski bazlı kokteyllere bayılıyorum. Votka portakal (screwdriver) severim; alkolik dönemimden kalma bir alışkanlık. Cin ve salatalık suyuyla evde kendi yaptığım bi kokteyl var lime, taze nane, reyhan falan baya fresh bi şey oluyo. Onun dışında rakı beylerbeyi göbek, yoksa efe gold. Bira normal şartlarda Beck’s, bazen Blanc falan; anormal şartlarda kırmızı tuborg. Akrep zehri gibi meret 5 tane kırmızı içip iptal olmayan görmedim.
0
vedatchilipeppers
(10.06.25)
Her içkiyi içerim ama single mat viskilerin yeri bende ayrı; viski kışın soğuk gecelerin vazgeçilmezi ama yazın cin-votka-viski-tekiladan yapılan kokteylleri de sever ve yaparım.
0
blue rebel motorcycle club
(10.06.25)
Rakıcıyım ben de
0
cilacı ökkeş usta
(10.06.25)
Baileys benim için 8
Alkol oranı biraz daha yüksek olsaydı 9,5 olacaktı
0
etna
(10.06.25)
köpüklü sarap ve sampanya.

bira agzima sürmem. kokteyl klasikse ve cok renkli degilse tadina bakabilirim.
0
sonsuz
(10.06.25)
Hepsinin ortamı farklı bende.
Ortamına göre hepsini severim.
En çok rakının ortamını severim.
0
Mirket
(10.06.25)
Sangria, aperol spritz.
0
asteriks
(11.06.25)
Kalabaliksa raki, tek basima isem votka ya da cin.
0
deckard
(11.06.25)
Viski. Farklı durumlar/sebepler/ruh halleri için farklı kategori viskilerim var. İkinci sırada da cin. Özellikle havalar ısındığında viski yerini çoğunlukla cine bırakıyor. Gerçi sosyal içicilik dışında ikisinde de ayda 3-5 kadeh falan içerim evde.
0
nawar
(11.06.25)
konyak. saglam bir viski icicisiyimdir ve cogu turunu denedim. ancak konyak'taki aroma viskide yok bence. viski daha cool geliyor ama. viski icemeyen arkadaslarimin bile viski story'leri falan oluyordu.
0
antikadimag
(11.06.25)
Gordon's London Dry Gin
0
clones
(11.06.25)
favori içkim viski olmak zorunda kaldı.(zaten severim o ayrı) Normalde bira çok severim ama bira-şarap gibi mayalı şeyler içince öbür gün kafam yerine gelmiyor. Viski ise tertemiz. Sanırım filmlerde yaşlı zenginlerin hep viski içmesinin sebebi bu :D
0
nhk ni youkosu
(11.06.25)
tekila
0
lüzumsuz adam
(11.06.25)
Mojito ve gürcü şarabi
0
abuzer
(11.06.25)
bu aralar cin. geçen sene vodkaydı. ondan önce viski.

ama yaz içinse bira.
0
koela
(11.06.25)
cin-tonik. old school bir adamım.

www.youtube.com
0
yurtsuz john
(11.06.25)
Ortama göre;
Buğday birası
Blush veya roze şarap
Rakı
Meyve şarabı

Rakı dışındakilerin içimi kolay, tadı yumuşak. Sek viski, konyak vb. bana göre değil. Kokteyl olarak içerim ama aramam.
0
auroraaurora
(11.06.25)
yazıldığı gibi ortamına göre değişir ancak genel olarak en çok tükettiklerim;

bira
cin
blush
muhtelif kokteyller.
0
makarnavodka
(11.06.25)
Jager mojito hos, degisik guzel aromali
romlu kokteyllerin cogu
beyaz sarap(yari tatli olanlar)
0
sey mi dostum
(11.06.25)
nesquikli pastörize süt
0
Batuhanolabilir
(14.06.25)
(6)

Hiç vize almamış birisi

chillbabe
Türkiye’de yaşayan işinde gücünde ama daha önce hiç vize almamış bir mühendisin en kolay vize alabileceği Avrupa ülkesi hangisidir? Ve ne kadar sürelik vize için başvurması mantıklı?
Türkiye’de yaşayan işinde gücünde ama daha önce hiç vize almamış bir mühendisin en kolay vize alabileceği Avrupa ülkesi hangisidir? Ve ne kadar sürelik vize için başvurması mantıklı?
0
chillbabe
(10.06.25)
Vize işlemleri bir süredir biraz zorlu. Schengen bölgesi için başvuracaksanız zaten ne kadar sürelik diye bir durum olmuyor. Siz seyahatinize dair detayları (uçak bileti, otel rezervasyonu) paylaşıyorsunuz onlar ne kadar gün/ay uygun görürse veriyorlar.

Aracı resmi firmalar var genelde onlar üzerinden başvuruluyor. Dediğim gibi son yıllarda da randevu bulmak biraz zorlu. Çok iyi takip etmeniz gerekiyor bu firmaların sitelerini.

Hangi ülke sorusu da zor, nereden randevu bulursanız orası :( öyle istediğimiz ülkeden vize alma hakkına sahip bir ülke vatandaşı değiliz artık.
0
a perfect lie
(10.06.25)
Schengen için zaten süre seçmek gibi bir opsiyon yok. En kolay ülke diye bir şey de yok ama istatistiklere bakabilirsiniz.

En doğru yol gerçekten gitmek istediğiniz yer için gerçek bir plan yapıp uçak, otel vs. ödeyip öyle başvurmak. Doğru başvurunun reddolması zor. Tabii koşulları sağlıyorsanız (iş güç, geziyi karşılayacak kadar birikim, gelirin kaynağının net olması, geri döneceğinize dair somut kanı oluşturmak gibi).
0
orient blue
(10.06.25)
Geçen haftalarda bir arkadaş ilk vizesini fransa'dan aldı, 7 günlük bir seyahat gösterdi 1 ay multi verdiler.
Ben öncesinde şengenleri olan biri olarak 15 günlük seyahat için single 20 gün olarak almıştım Hollanda'dan.

Çok bir matematiği yok yani, yukarıdaki cevaplar +1
0
Bruce
(10.06.25)
İtalya, ispanya, yunanistan, portekiz en kolayları.
0
runaway
(10.06.25)
İngiltere'nin (*Birleşik Krallık aslında) vizesi daha düz. 6 aylık başvurursun, verirlerse verirler. Randevu bulmak da daha kolay.
0
nhk ni youkosu
(10.06.25)
fransa bana 6 aylık verdi geçen ay. 10 günlük bi seyahat için başvurmuştum. pasaportta sadece gürcistan giriş çıkışı vardı. fransa denenebilir bence. geçen twitterda bi veri tablosu vardı, başvuru sayısına göre red oranları verilmişti. bulabilirseniz o listeye bir bakın. hatırladığım kadarı en çok red veren ülke almanyaydı sanırım.
0
elorelia
(11.06.25)
(16)

fiyatların dolar bazında bile inanılmaz artmış olması

ahm1
mua dondurmadan örnek vericem ama firma ismi söylemek yasaksa yazın sileyim ya da modlar da silebilir.tam 3 sene önce bir haftada 4 kere sipariş verebilmişim buradan, hem de işsizken. ilk siparişimde 500 gr dondurma 120 lira (7,16 dolar ediyor o zamanın kuruyla), birkaç gün sonra 170 lira olmuş (9,8
mua dondurmadan örnek vericem ama firma ismi söylemek yasaksa yazın sileyim ya da modlar da silebilir.

tam 3 sene önce bir haftada 4 kere sipariş verebilmişim buradan, hem de işsizken. ilk siparişimde 500 gr dondurma 120 lira (7,16 dolar ediyor o zamanın kuruyla), birkaç gün sonra 170 lira olmuş (9,85 dolar). şimdi ise 500 gr dondurma 920 lira (23,44 dolar). dolar bazında 3 senede %138 artış olmuş. gerçekten inanılmaz.

dolar bazında bu kadar artış olması tabii ki samimi değil, fırsattan istifade edilip fiyatların aşırı arttırıldığı anlamına geliyor.

2022-2025 arası dolar enflasyonu %9.6'ymış. yani o dondurmanın bugün 11 dolar, hadi 12-13 dolar olması gerekirdi. 13 dolar 500 lira ediyor, yine alınabilir bir fiyat olurdu.

biraz soru değil de iç dökme gibi oldu ama demek ki daha 3-4 sene önce bile bu ülkede yaşanabiliyormuş.

peki bu aşırı fiyatları kimler verebiliyor da bu firmalar hala satış yapıp da ayakta kalıp kâr edebiliyor?
0
ahm1
(10.06.25)
kredi kartı peynir ekmek gibi dağıtıldığı sürece bir şekil alan oluyor.
0
nahtoderfahrung
(10.06.25)
Ürünlerin fiyatları dolar bazında bile pahalı. Mutfaktan tut giyime kadar bu böyle. Türkiye dolar kazanana bile pahalı bir ülke.
0
runaway
(10.06.25)
Pastadan pay alan sayısı çogaliyor,
pasta büyüklüğü hep ayni,

önceden 40a bölünüyordu,
şimdi 90a bölünüyor.

en basiti,geçen seçimde emekli icin ayrilan ödenek belli,
bütçe artmadi,
ama emekli sayisi artti,
44 yasinda emekli oldular.

sabah acile gittim,
ben egerki calismazsam,
hastaneye gitmek icin para ödemeliyim,
yanimda bir kac hasta vardi
arapca konuşan,vatanina sahip cikmayip benim sosyal haklarimdan bedava yararlanan hastalar vardi,

Pasta ayni ,yiyen çoğaldi..
0
designer
(10.06.25)
ya bu çok garip bi hesap. Dolar yeterince yükselmedi ama işçiler %30 civarı zam aldı. Ayrıca eskiden (2016-17'lerde) 800-900 dolar alan arkadaşlarım şu an 1500 dolar maaş alıyor. Bu da garip. O zaman 7 dolar olan dondurma 23 dolar oluyor işte. Bir kısmı gerçek, bir kısmı şişirme veya geleceğe yönelik önlem olabilir.

Bu arada beyaz yaka herkesin yurtdışına tatile gitme sebebi bu. Eskiden 900 dolarlık maaşla zordu ama şimdi 1500 dolar alıyor ve o para Türkiye'de para etmiyor. Ama dünyada hala 1500 dolar. (tabii oralarda da enflasyon var)

Birkaç yıl önce arkadaşlarımla konuşuyorduk, ilk işe başladığımızdan beri maaşımız dolar olarak artmamıştı hatta bir ara düşmüştü. Sonra ben yurtdışına gittim. Peki son birkaç yılda ne oldu da arttı? Ülke tam tersi daha kötü krizde, ama eline geçen dolar daha fazla, ama o dolar para etmiyor harcasa bişey alamıyor. Naptılar olm ekonomiye.
0
nhk ni youkosu
(10.06.25)
@nhk ni youkosu: evet, bu da çok ilginçmiş.

asgari ücret 2022 yılında 320 dolarmış, şimdi 560 dolar. dolar bazında %75 artmış ama ürünlerin fiyatları asgari ücret artışının bile 2 katı.

yani 3 sene önce 320 dolar ile çok daha fazla şey alınabiliyordu. inanılmaz ve çok tuhaf.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
@thetruenorthstrongandfree1: senin çok çok fazla kazanmanın bu duyuruyla bir ilgisini bulamadım.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
Satış hacmi azalıyor ama price effecten ciro artıyor. Kârlılık artıyor. Şirket bunlarda azalma olana kadar fiyat artırır. Bunu çok iyi içselleştirmiş durumdalar, etik bir problem görmezler, iş hayatı denir.
0
gabe h coud
(10.06.25)
Türkiye’de dolandırıcı alçak esnaf dışında aynı zamanda yüksek faiz de bir sorun. Adam dükkan açmış öyle ya da böyle bir yatırım bu. Faize yatırıp aylık akacak paradan daha fazla para kazanması lazım ki işletmenin diğer masrafları dışında da feasible olsun. O da yapıştırıyor x2-3ü.
0
sanal hayvan
(10.06.25)
Adam fiyatlar dolar bazında bile arttı diyor. Biri yine kendini övüyor. Hey allahım ya:)
0
nothing in my way
(10.06.25)
Oncelikle bu konuda net birsey soylemek zor. Asgari ucretten bahsedenler olmus, belki de paranin goreceli olarak artmasi bunlarin yolunu acmis olabilir diyenler de var, herkes gibi ben de tam sebebini bilmiyorum.

Yalniz 3 sene once yasanan istisnai bir durum vardi. Turk lirasi ciddi deger kaybetmisti ancak muhtemelen asgari ucretin o aralar henuz artmamis olmasindan, ve benzin fiyatlarindaki vergilerin de devlet tarafindan dusurulmesinden kaynakli olarak piyasa yasanan duruma hemen zam ile tepki veremedi. Dolayisiyla o donem icin Mua'dan yaptiginiz alisveris doviz artisi nedeniyle henuz fiyatlarin guncellenmemis olmasindan dolayi dusuk kaldi. Yoksa Mua her zaman kallavi bir yerdi, mahalle dondurmacilarinin 2-3 katidir o fiyatlar rahat.

Belki hatirlayanlar vardir benzin o aralar 0,70 cent (euro) dolaylarina kadar indi. Daha eskiyi hatirlayanlar bilir, 2010 civarlarinda avrupanin en pahali (belki de ikinci en pahali) benzinini aliyorduk. 2 euronun uzerindeydi.

3 yil once yasanan istisnai durumun aksine simdi de ileriye donuk enflasyon beklentisi var. Fiyatlar geriden gelmiyor da sanki ilerden gidiyor gibi. Kira konusunda bu beklenti etkisi cok daha siddetli gorunuyor. Pendik'te otururken gurbetcilerin 600 euro kira verdigini duydugumuzda o rakam cok yukseklerde inanilmaz bir rakam gibi geliyordu. Simdi belki de bu paraya bile oturulabilir duzgun ev bulunamiyor.
0
mbond
(10.06.25)
Benzer durum hemen her alanda var. Daha bugün konusu geçmişti merak edip hesapladım; 3 yıl önce Haziran ayında yaptığımız 2 kişi 5 gece Kıbrıs tatili 27500 TL yani yaklaşık 1600 USD imiş. Bugün aynı tatil aynı şart ve pakette 3750 USD ile 4200 USD arasında değişiyor yani 150000-180000 TL civarı. TÜİK enflasyonuna göre en fazla 90000 TL olmalıydı. Hadi 100000 TL olsun. 1600 USD'nin bugünkü karşılığı 64000 TL. Mantıklı bir izahı var mı? Kesinlikle yok.

Soruna cevap: bir kesim aşırı zenginleşirken halkın geneli fakirleşiyor. Ortada bir pasta var ve bölüşümü her sene daha adaletsiz şekilde oluyor. Zengin kesim için sorun yok, bu ödemeleri rahatlıkla yapabiliyor ve tatiline gidiyor. Kimler ödeyebiliyor kısmını geçiyorum, talep yüksek olmasa bu fiyatlar böyle olmaz.
0
Lethe
(10.06.25)
sanırım bunu bir ekonomistin açıklaması lazım. belki de sadece firmaların kazıklama amacı bu duruma yol açmamıştır veya belki de kazıklama amaçları bile yoktur, yazıldığı gibi göremediğimiz başka etkenler mevcut olabilir.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
bunun matematiği 2000li yıllarda çözüldü. tüm diktatörlükler bu şekilde yapılanıyor. halkı fakirleştir, yandaş çevre oluştur, sosyal yardım yap, korku sal, oyu topla.
0
plastic_angel
(10.06.25)
benzin artiyor
kiralar artiyor
asgari ucret artiyor

sadece su uc kalemdeki artisi bir araya getirince adamin verdigi kira + iscinin parasi + tedarik yuzunden 3 ayri kalemi dusunerek fiyat artisi yapmasi gibi bir durum var. yani net enfalsyon degil de bunlarin toplamina gore zam yapiliyor.

tamam kriz var ama esnaf da cakallik yapiyor soylemi bence tamamen hukumetin beceriksizligi ortmeye yonelik bir durum.
0
buenosdias
(10.06.25)
Elimde Petifür verileri var, onda da 2022 yazindan beri %175 artis olmus.

Kaft verileri de var ama 2020 nisan ve 2023 mart var. Su an bir tisort 18,87 dolarken, 2023 mart'inda 16,70 dolar, 2020 nisan'inda 8,68 dolarmis.

Kaft cok daha az artis yapmis, hem de 2020'den beri dolar bazindaki enflasyon %25.
0
🌸ahm1
(10.06.25)
Talep enflasyonu diye bir şey var, insanlar bugün almazsam yarın alamam diye sürekli bir şeyleri almak istiyor. Haliyle dolar bazında artış olması normal ha doların baskılanması da var aslında dolar 50 lira
0
olaylar olaylar
(10.06.25)
(28)

Ülkemize giren kalitesiz turistler hk.

travisbrooker
Merhaba,Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ül
Merhaba,
Bayram nedeniyle Alanya'ya geldim. Şöyle biraz inceledim, yabancı turistlerin hepsi apart otel'lerde kalıyor. Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor. Buna engel olunamaz mı? Veya ülkeye giriş yapan turistlerden en az şu kadar harcama yapmalısın şartı konulamaz mı?


Şahsen çok rahatsız oldum.

Sizin bu konu hakkında düşüncelerinizi merak ettim.
0
travisbrooker
(08.06.25)
Vize denilen şey tam olarak bunun için. Vize koymak ve kriterleri katılaştırmak lazım ama ekonomi o kadar kötü ki yapacak hiçbir şey yok.
0
runaway
(08.06.25)
bunlar bir insanın kalitesini gösteren detaylar değil
0
nahtoderfahrung
(08.06.25)
@nahtoderfahrung mesela ben katı atık vergisi ödüyorum. Bu ülkede yaşıyorum sorumluluklarım var. Bu turistler ise geliyor yiyor içiyor bilmem ne yapıyor gidiyor. Söylemek istediğin şeyi biraz daha açmanı rica edeceğim
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
çok uzun yıllar turizm sektöründeydim ve tam olarak alanya-antalya-belek bölgelerinde çalıştım. yanlış tanıtım politikaları, vizyonsuz ve liyakatsız bakanlık yetkilileri, tekele dönüşmüş tur operatörleri vesaire derken ucuz destinasyon olarak bilinen bir ülke haline getirildik elbirliğiyle. burda turistin suçu yok ki? bulmuş ucuz destinasyon gidiyor keyfine bakıyor. napacaktı, turizm mevzuatımızı mı yenilesin, liyakatlı ekip mi kursun? hatayı yanlış muhatapta arıyorsunuz. zamanında çalıştığım bir otelde ki uluslararası organizasyona zil zurna sarhoş çıkıp yabancı gazetecilere turkiş lan turkiş diyen bakan yardımcısı gördü bu gözler.

ayrıca bu apartlar ve all inclusive patlamadan önce gayet iyi bir turist profili vardı. otel dışında dolandırılanlar, büyük kuyum merkezlerinde elma çaylarına uyuşturucu madde konulup kredi kartlarından boş slip çekilenler, alanya da dolmuş şoförlerinin tecavüzüne uğrayıp uçurumdan atılanlar falan derken size zibilyon tane gerçek hikaye anlatabilirim.

ezcümle, muhatabınız yanlış.
0
Phoebe
(08.06.25)
@HellKeePer devamını bekliyorum.
0
🌸travisbrooker
(08.06.25)
neden sorusunu sormadan nasil sorusunu sormak cogu zaman yanlis sonuclar dogurur.

yani, turizm nasil kurtulur sorusunu sormadan önce, neden turistler marketten alisveris yapip esnafa para kazanadirmiyor sorusunu sormak gerekiyor. Phoebe, nedenini bir miktar anlatmis ama sizin 3 günlük Alanya gözlemlerinizden edindiginiz izlenimden fazlasina ihtiyaciniz var gibi görünüyor.
0
deckard
(08.06.25)
Alanya'da doğmuş, büyümüş,hala burada yaşayan eski turizmci yeni emlakçı olarak yazıyorum.
Aslında buranın geni bu şekilde, sehir merkezinde apart oteller ve pansiyonlar(az da olsa) bulunur, şehrin dışında da geniş arazi üzerine kurulu 5 yıldızlı her şey dahil sistemli oteller vardır.
Özellikle şehrin göbeğindeki apart oteller turizm için oldukça önemliydi. bu oteller en fazla oda+kahvaltı olarak hizmet verirdi. çoğunluğu iskandinav ve avrupalı turistler bu tarz otelleri seçer, kahvaltısını yaptıktan sonra direkt gezmeye, alışverişe giderdi. 5 yıldızlı otellerdeki gibi tıkılıp kalmazdı. odalarında da yemek yapmak için mutfak ve araç-gereçler olduğu için kendileri de yemek yaparlardı. önceleri hiç araştırma yapmadan en yakın buldukları markete girip poşet poşet alışveriş yaparlardı ancak kazıkçı insanlarımız sayesinde artık bim-şok-a101 ve migrosu en güvenilir yer olarak bilip ne kadar uzak olsa da sora sora orayı bulup sadece oradan alışveriş yapar oldular.
Aslında bu sistem Alanya ve tüm çevre için en iyisiydi. turist otelde hapsedilmiyor, dışarı çıkıyor hem geziyor hem harcama yapıyordu ama krizlerle (rus uçak krizi, darbe, corona) giderek götüleşen turizm, en sonunda savaş nedeniyle buraya akın eden rus ve ukraynalıların patlattığı emlak sektörü nedeniyle iyice bitti. apart oteller, pansiyonlar vs yıkılıp yerine 1+1 residanslar yapıldı.rus ve ukraynalılar üçer beşer ev aldı. şehirde otel kalmadı, sokaklar bomboş. bayram tatili nedeniyle 3-4 günlük yoğunluj sizi şaşırtmasın.
şimdi o 1+1 dairelere o rus daire sahiplerinin arkadaşları, ailesi, eşi, dostu, akrabası ve internetten bulup kiraladığı kişiler gelip kalıyor.
savaşta olan rusya bile buradan daha kolay yaşam sunduğu için, gelenler her şeyi doğal olarak pahalı ve gereksiz görüp, mümkün oldukça az harcamaya kaçıyorlar.
norveçli müşterilerimiz bile bundan dert yanıyor. burada bir restoranda yemek yemekle norveçte restoranda yemek yemek aynı tutarda diyorlar. giderek düşen kalitemizden bahsetmiyorum bile.

açıkçası, gördüğünüz tablo iyi bile. çok daha kötü günler bizi bekliyor.
0
MtKrt
(08.06.25)
Siz daha az görmüşsünüz
1. evlerini turistlere kiralayan Ruslar var.
2.bahcelerdeki ağaçlardan meyve toplayıp karnını doyuran turistler var
3.flörtöz takılıp kendini yedirip içtirip gezdiren yaşı geçkin rus kadınları var.
0
parka
(08.06.25)
Yani turistlere zorla kazikci, uckagitci esnaflara para yedirme zorunluluğu gelsin?

Abi şunu derken işe yaramayacagi belli değil mi? Deniz, kum, güneş olan bir sürü ülke var. Türkiye bu kalitesiz ve pahalı servis kültürünü devam ettirirse zaten senin o istediğin turistler gelmeyecek.

Konusulmasi gereken Türkiye'yi bu iğrenç insanlardan nasıl kurtarıp eskisi gibi kisilerin pansiyonlarda kalıp parasını dışarıda kaziklanmadan harcayabildigi yer yapariz. Yunanistan varken ben Türkiye'de deniz tatiline gelmem misal. Her yerini dazlak trasli tiplerin sardigi sahil kentlerine para veremem.
0
logisticsmanager
(08.06.25)
Uzun zamandır bu kadar akıl sır erdiremediğim bir başka duyuru daha olmamıştı. Esnafa para kazandırmayan ülkenin yerlisi senin ne kadar umurunda ki elin turistinden esnafı beslemesini bekleyesin? Yıldızlı otele düdükletmiyor kendini gidiyor apart otele, bize ne? Turizm bakanlığı mısın sen? Sanki adam kendi ülkesinde şatoda yaşıyor da sırf biz tasarruf olanağı sağlıyoruz diye migros otoparkında cızbız yapıyor adam. İmkanı olan zaten gidiyor yıldızlı otele. Olmayan da kendi imkanı dahilinde oradan buradan kısarak tatil yapıyor, bu da haspamı rahatsız ediyor.
0
beyfendi
(08.06.25)
"Alışverişini migrostan veya diğer bilinen marketlerden yapıyor evlerinde yemeklerini yapıyor, içeceklerini yine buralardan alıyor ve esnafa 1 kuruş para kazandırmıyor. Dolayısıyla ülkemizde tatil yapan bu turistler 1 kuruş döviz kazandırmıyor."

niye kazandırmıyor anlamadım, esnaf yerine migros kazanmış oluyor işte, o da türkiye marketi :D

maddi durumu görece iyi olan biri olarak ben bile türkiye'de tatil yapmak istemiyorum.
2023'te günlüğü 3500 lira olan otelin günlüğü geçen sene 9000, bu sene 15000 olmuş.

şimdi bu turist beş günlüğüne gelse 75.000 lira harcayacak. muhtemelen apartta kalsa beş günde bunun yarısından daha az harcar. enayi mi turist? o da türkiye'deki survivor koşullarında tatil yapmaya çalışıyor.
0
tabudeviren
(08.06.25)
x.com
boyle bir yere turist geldigi icin plaket verip, odullendirmek gerekirken kalitesiz turst, harcama yapmiyor falan demek nedir Allah askina?
0
freedonia
(08.06.25)
Ben esnaf değilim ki bana neden yükleniyorsunuz. Arkadaş o kadar elit ki maşallah akıl sır erdiremediği bir başlık olduğunu ifade etmiş. O zaman sen cevap verme arkadaşım.

Ben ülkemi seviyorum, ve boş beleş fakir turistin ülkeme para kazandırmadan gelip gitmesinden rahatsız oluyorum. Sadecr bunu ifade ettim.

Gelen cevaplar beni daha da şaşırttı.
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
Harcama yapmalısın şartı imkansız gibi, yapılamaz değil de mevcut durumda ve vizyonda imkansız.

Vize politikaları mesele bence. Diğer tarafı aman para gelsin de nasıl gelirse gelsin diyen ve apart isletenlerimiz, olabilir. Harcama şartı olmasa bile, belli düzeyde, yerlerde, lisanslı yerlerden rezervasyon şartı isteseler, ki tahminimce zor olmasa gerek (ucuzcu belledikleri ülkelere de yapabilirler), biraz bu mevzu azalır.

Aslında özet cevap, sizin rahatsizliginizi hissedecek bir insan ve tercih kalitesi ortalaması tutturmak gerek. O da çok yapısal bir mesele Türkiye'de.

Diyelim x konuda, alanda yüksek lisansınız var, tecrubelisiniz vs, esdegerleriniz düşük ücrete tamam dediği için siz de ya kendi kalifikasyonunuzu degersizlestirip tamam diyeceksiniz ya da işsiz kalacaksınız.

İlişkiler, evlilik vb de böyle.

Kalite talebi ortalaması çok düşük. Dolayısıyla sizin belirttiğiniz biçimde şeylerden rahatsiz olacak denli duyarsizlasmamak, marjinalize olmuş oluyor ya da anormal alana, "manyak misin" alanına taşınıyor.
0
encokbenisevinnolur
(09.06.25)
2500 liraya lahmacun satarsan öyle olur. Ömrü hayatımda böyle bir kepazeliğe maskara olmadım bundan sonra da olmam muhtemelen. Güneyde ahlak yoksunu esnaf çoğunlukta, kurunun yanında yaş da yanıyor ancak yapacak bir şey yok. Bu furya başlarken artık dernekler esnaflar vs toplanıp doğru düzgün karar alacaktı. Turist olsam aynı tarifeyi uygularım.
0
vedatchilipeppers
(09.06.25)
@beyfendi sen kimsin ki brni yargılıyorsun ergen herif. Sen beni ne kadar tanıyorsunda böyle ileri gidebiliyorsun? Canım ister apart otel'de kalırım, canım ister ülkenin en iyi otellerinde kalırım sanane barzo. Hadi işine bak canımı sıkma benim
0
🌸travisbrooker
(09.06.25)
otellere gelen cok fazla turist var seyahat acentelerinin getirdigi. onlar otellere kazandiriyor.

ayrica o bahsettiginiz insanlar her gun evde yemiyordur. arada 1-2 disarida yer icer hediyelik esya alirlar.

harcama sarti dunyanin hicbir yerinde duymadim. cok sacma ve onu takip edemezsin zaten. turist dogrudan veya dolayli islem yapacaktir rahat olun. bu insani rahatsiz edecek bir sey degil.
0
antikadimag
(09.06.25)
1- Migros'tan alışveriş yaptığında da para harcamış oluyor
2- Bunlar kalitesizlik göstergesi değil
3- TR'deki fahiş fiyat uygulamalarından korunmaya çalışmak küçük esnaf tarafından kazıklanmamak aşırı normal bir davranış
4- TR'yi ziyaret etti diye her yabancının nereden alışveriş yaptığına karışma hakkını kendinde görmen senin de kaliteni ortaya koyuyor
5- @runaway ekonomisi turizmden gelecek paraya bağlı bir ülke olarak vize koyar vize başvurusunda da "nereden alışveriş yapmak istiyorsunuz" diye sorarsın. Eminim "kaliteli" turistlerin tamamı da dünyada gezilecek ya da deniz tatili yapılacak onlarca yer varken illa TR'ye gideceğim deyip TR'den vize alırlar. Tebrikler harika çözüm için.
0
but that was just a dream
(09.06.25)
turizm kavramından bihaber sağcı-dinci iktidarlar olduğu sürece hiç bir şey düzelmez. var olan kazanımlar kaybolur.

2016 yılında rus uçağını düşürdük putin bi kapattı kapıları alanya esnafı sinek avladı. sahildeki 100 odalı otel kapalıydı gözümle gördüm. geldiğimiz durum bu.
0
yurtsuz john
(09.06.25)
Türkiye'de kazandığını dışarı kaçıranlar daha fena.
Kalitesiz dediğin turist en azından market veya diğer esnaf için fazladan müşteri potansiyeli demek.
0
diyecevaplandı
(09.06.25)
Asil kalitesiz turist hersey dahil otel turistidir. Otelden disariya adimini atmazlar. Ertesi sabah kahvaltiyi kaciririz diye gece hayatindan, eglenmesinden, icmesinden keseni gordu bu gozler. Apart hotel turisti bagimsizdir, parasini istedigi yere harcar, belki 7-8 yer geziyor bilemezsin. Mesela gaecen yaz Korfu'dan basladim, Kefalonia, Zakynthos, Girit yani Iyonya tarafini bitirmistim Yunanistan'in. Mutevazi yerlerde kaldim, supermarketlerden alisveris yaptim ama yeri geldi iyi restoranlarini denedim, yat turlarina katildim, kucuk esnafindan dondurmalar, simitler, gyroslar, mousakkalar da yedim. Hediyelik esyalar aldim, hatta Hanya'da deli gibi alisveris yapan Iskandinavlardan gaza gelip pahali, marka giyim alisverisi de yapmistim. Buyuk oteller disardan musteri de kabul ediyor zaten, yeri geldi parasi neyse odeyip luks otel imkanlarindan da yararlandim. Oyle cok ucuk fiyatlar da degil hani.
0
speedy
(09.06.25)
yanıtları okumadım ama alanya’yı ibiza sanmış olabilir misin :/ potansiyeli belli zaten.
0
deartheodosia
(09.06.25)
turkiye zaten hicbir zaman ust duzey turist cekmedi, bu kafayla da daha 100 sene cekemez.
orta direk ve alti, hatta buyuk oranda dar gelirli turist agirlayan bir ulkeyiz.
daha ust seviyelere cikmak icin top yekun uzun sureli bir planlama ve seferberlik lazim ama onu da becerebilecek yonetici/lider kalitesi yok zaten.
0
cooperr
(09.06.25)
apart olsun olmasın, otel olarak işletiliyorsa, sizin de ödediğiniz vergiler o turistlerden kazanılan paradan karşılanıyor zaten? ödenen vergiye ortaklar yani eğer sizin ödediğiniz vergileri ödemediklerini düşünüyorsanız. hali hazırda bir de konaklama vergimiz var, fiyatlama da ayrıca gösterilmiyor, fiyatın içerisine yediriliyor. dolayısı ile aslında sizden fazla vergilendirilmiş oluyorlar. buna airbnb'den kiralanan evlerde dahil.

tabii birde şunu düşünün, o turist gelip bilinen marketlerden alış veriş yaparken fişini alıyor, kartı ile ödeme yapıyor, dolayısı ile aldıklarının vergileri ve marketin gelir vergisi ödenmiş oluyor, esnaf'tan, pazarlardan yapılan nakit alışverişlerde vergi kaçağı oluşuyor.

yine'de bahsettiğiniz turist, her şey dahil otellerde kalanlardan daha fazla kişi ile etkileşime girip daha fazla kişiye para kazandırıyor. tek seferde harcama miktarı düşük olabilir ancak gün içerisinde 10 farklı yere ödeme yapıyor, ulaşım, gıda, hediyelik/anı türü ürünleri için.

ama şunu anlamadım tam olarak, mesela günlük bir harcama limiti belirlediniz, ülke veya bölge olarak. bu paranın nereye harcanacağını yine belirleyemezsiniz ki? devlet yada bağlı kurumlar, gidip köşede ki tekel bayisi ile anlaşma yapmaz, gider yine o bahsettiğiniz marketler ile anlaşma yapar ve turisti de oraya yönlendirir. dolayısı ile otelinden çıkmış makarna
ketçap alacak olan turist'in bakkala, tekele, dondurmacıya, köşe başı çalışan turcuya yine para kazandırmaz, kazandırma ihtimalini de komple yok etmiş olursunuz.
0
selam
(09.06.25)
parka
(14.06.25)
gelip bir yer kiralayan ve yemek yiyen herkes para harcıyor abi işte daha ne olacak? Esnaf kazıkçı olmasa eskiden kıyafet çanta bilmemne de alırlardı, müzelere giderlerdi artık onları yapmıyorlar galiba. Restoranlar aşırı kazık olduğu için ona da gitmiyorlar tabii. Ama düşün şimdi, kendi ülkende 50 pounda gayet güzel bi restoranda iki kişi yemek yiyebiliyorken Türkiye'de çok daha fazla para veriyorsun ve o kadar da kaliteli değil. Ayrıca alkolden kör olma ölme tehlikesi falan var. (olmasa bile haberler öyle mesela)

harcama şartı dediğin şeyi plajlarda yapıyorlarmış. Plaj bedava olmalıyken giriş paralı üstüne ödeme ahah çok saçma yav. Ha şezlong şemsiye vb. hizmetlerin paralı olmasına okeyim o ayrı.

Bu arada, bu yabancılar ne kadar para kazanırsa kazansın işe öğle yemeğini götürüyor ısıtıp yiyor. Restoranda artan yemeği paket yaptırıp eve götürüyor(uz). Türkiye'de bunlar ayıp karşılanıyor mesela. Sen de o açıdan bakıyorsun sanırım.

Tabii keşke çok döviz bırakan turist gelse ama onları çekecek bi ülke değil Türkiye. (90'larda falan öyleymiş galiba)

Ek olarak, döviz illa turizmle de olmuyor. Mesela Türkiye'de ucuza üretilen ürünler ebayden etsyden amazondan yurtdışına satılabilir ki yapacak bir sürü girişimci de var. Ama devlet maşallah paypal vb. ödeme yöntemlerini engelleyip, ülkeye giren çıkan malları vergiyle zorlaştırıp bu tür şeyleri engelliyor.
0
nhk ni youkosu
(14.06.25)
vaktim olmadigi icin uzun uzun yazamayacagim ama ingilizlerin kendi marketi, tur firmasi falan var. ya da cocuklari icin ayri park bile vardi. esnaf ayri bir olay. turizme ceki duzen veren biri olmadikca boyle gider.

ben de esnaftan alisveris yapmiyorum o yuzden mana bulmuyorum, yabanci bir ulkede bu konuda haklilar, ama dedigini anladim yani milletin acini doyurup gonderiyoruz.
0
Ley
(14.06.25)
turistik yerler her ülkede pahalı
bir de bizim çoğu bölge 3-4 ay turist çekiyor, bütün yılın parasını çıkartmaya çalışıyorlar doğal olarak
0
mantık
(14.06.25)
(3)

ingiltere'de 35-40bin sterline ev bulabilir miyim?

naksidil
ebatları önemli değil. küçük eski her türlü. ayrıca oranın sahibinden'ni var mı? link verir misiniz? nasıl alınıyor neye dikkat etmek lazım. vs bilgisi olanlar paylaşabilir mi? tşk
ebatları önemli değil. küçük eski her türlü. ayrıca oranın sahibinden'ni var mı? link verir misiniz? nasıl alınıyor neye dikkat etmek lazım. vs bilgisi olanlar paylaşabilir mi? tşk
0
naksidil
(07.06.25)
www.zoopla.co.uk
www.rightmove.co.uk

henüz deneyimlemedim, ev alırken işin içine iki tarafın avukatı ve emlakçı vs. giriyor ama genelde mortgage ile aldıkları için böyle.

Bildiğim bi Türk cash ile almaya çalıştı alamadı vazgeçti. Öyle ucuz bir ev varsa bile 40 bin sterlini Türkiye'den aktaracaksan kaynağını ve nasıl biriktirdiğini tüm detayıyla isterler, evdeki altın vb. ise kabul etmezler.
0
nhk ni youkosu
(07.06.25)
Bildigimiz manada ev zor, sharehold, lease, auction falan denk gelir. Nhk siteleri yazmis zaten. Kaynagi kanitli ve temiz para olmak zorunda. Avukat masraflarina da para ayirmaniz lazim.
0
icim urperiyor
(08.06.25)
londraaktuel.com

Daha bugün Londra'da yaşayan İngiliz bi arkadaşımla konuştum. Londra özelinde konuşmak gerekirse ev almak falan imkansıza yakın artık. Ömür boyu götürecek düzgün yalıtımlı yeni yapım olan botlar 40k pound civarı seyrediyormuş bu arada, biz danaya girer gibi bota girmeyi düşünüyoruz dfdsfs.
0
vedatchilipeppers
(08.06.25)
(12)

radar cezalarına tepki neden bu kadar yüksek? bilmediğimden soruyorum

mark greg sputnik
ets'de 10 yılı aşan kamyonculuk tecrübem var ama gerçek hayatta ehliyetim ve araç tecrübem yok dostlar, gerçekten merak ettiğimden soruyorum.son dönemde radar cezalarına verilen tepkinin sebebi nedir? akp kafasıyla düşünüyorum: diyorum ki bunlar kesin tuzak kurmuştur, vatandaştan daha fazla para kop
ets'de 10 yılı aşan kamyonculuk tecrübem var ama gerçek hayatta ehliyetim ve araç tecrübem yok dostlar, gerçekten merak ettiğimden soruyorum.

son dönemde radar cezalarına verilen tepkinin sebebi nedir? akp kafasıyla düşünüyorum: diyorum ki bunlar kesin tuzak kurmuştur, vatandaştan daha fazla para koparmak için türlü türlü hinlik yapıyordur...

ama diğer taraftan da şöyle düşünüyorum: kural zaten belli değil mi? yani hız sınırının 120 olduğu yerde 140'la yakalanınca mı sinirleniyor insanlar? yoksa başka bi şey mi var?

mevzuya daha aşina olan duyurucuların tecrübelerini/görüşlerini duymak isterim. neblim mesela hız sınırı 120'yken 80'lik küçük bi kısım koyup böylelikle tuzağa mı düşürüyorlar, yoksa millet sadece "ulan bugüne kadar kural tanımıyoduk şimdi niye kural var" diye mi sinirleniyor vs... genel olarak mesele nedir?
0
mark greg sputnik
(05.06.25)
12 saatlik yola gidiyorsun,trafigin hizina uyarak devam ediyorsun,

70 tabela olan yerde 78 ile eds den tespit edip gönderiyor,

Benim 78 ile 2167 lira yedigim yerde,otobuslerin ,ticarilerin 10bin lira yemesi lazim günlük,

ki demekki yemeye basladi.
0
designer
(05.06.25)
Kendi avaneleri 200 le gidip yola polis kolidoru olusturuyor, her isikta ekip hazir olda duruyor,

bizse tabela okuyoruz..
mustehak aslında..
0
designer
(05.06.25)
kısmen haklısın

ancak bazı noktalarda hız limiti insafsızca düşük, 110 dan 50 ye düşüveriyor (sebebi yerleşim yeri olması) ancak yol aynı yol etrafta ne ev var ne insan haritada yerleşim yeri diye geçtiği için tabela var vee hop o tabelanın az ilerisinde polis radar atıyor.
kağıt üstünde düşmen gerek ama trafik dinamikleri seni 110 dan 50 ye düşmemeye zorluyor. arkadan gelen kamyon akan trafik vs..

bu şekilde ceza yedim 100 km hızla ve şehirler arası yoldu bir yerde 90 tabelası varmış(ben valla görmedim) 99 u geçtiğim için otomatik yazılmış ceza. ama yol dediğim gibi aynı yol hız limitlerinde gidiyorum diye güzel güzel giderken eve geldi işte.

bunlar dışında otobanda 160 ile ceza yiyene zaten itiraz eden yok.
0
basond
(05.06.25)
Kural tanımamazlık değil, devletin bu denetimleri keyfiyetten artırıp sonrasında keyfiyetten salması ve bu denetimleri trafik düzeni ve halk sağlığı için değil bir gelir kapısı olarak kullanmasından dolayı
0
grimavi
(05.06.25)
çünkü devlet kafasına göre kuralı uyguluyor veya uygulamıyor. asıl park cezalarından başlasa iyi para kırar.
0
jelly bear
(05.06.25)
ankara - erzincan yolu üzerinde giderken kaç kez denk geldim, kuş uçmaz kervan geçmez yere 50 km/saat hız limiti koyuyorlar ve mecburen yavaş geçiyorsun, yoksa ceza yiyeceksin. özellikle yozgat tam bir radar merkezi.

ya yavaşla, ya para ödersin gibi bir durum var, sinir bozucu.

yoksa otobanda 120 km/sa hız sınır olan yerde 150 ile geçildiğinde ceza olmasına itirazım yok.
0
tabudeviren
(05.06.25)
hız limiti gidilmesi gereken hız değil, izin verilen en üst sınır, limit = "e kadar" demek, "en fazla" demek aslında, 120'ye kadar, 50'ye kadar gibi, 120 yazan yerde 120 ile gitmelisin demek değil, en fazla oraya kadar çıkabilirsin demek.

insanlarda madem iznim var, kullanırım aga diyor. buraya kadar sorun yok aslında. problem limitlerin ani düştüğü durumlarda yaşanıyor, 110 ile giden biri birden 50 tabelasını görüyor, problem ise o noktada başlıyor, 110'dan 50'ye düşebilmen için freni köklemen lazım bu da başka problemlere neden oluyor. tabelanın 500 metre ilerisine de radarı yerleştirmişler e adam naapsın bir yerde haklılar.

110'dan 50'ye bir seferde limit düşüreceğine, 500 metrede bir kademeli düşürse problem olmaz bu kadar.

tabii birde tabelaların yerleşimi var, bunu hem şehirler arası hemde şehir içi çok görüyorum, tabela var, önüne ağaç dikmişler veya kendi kendine çalı olmuş bişi olmuş, büyük ihtimalle o ağaç dikilirken sorun yoktu, ağaç büyüdükçe tabela kapanıyor göremiyorsun

kendi aracım yok, ihtiyaç halinde kiralıyoruz, bu tabelaları okuyup uyarı veren sistemi seviyorum ben mesela. kafam rahat. bu tür nerede ise gizlenmiş (dingil peysajcı ve doğa tarafından) tabelaları da görebiliyor bazen. tek problem tabelayı geçince uyarı veriyor, öncesinde de verse şahane olacak.

bu kadar salladıktan sonra 14'ü uzun bir yola çıkıcam, bakalım radar cezası alacakmıyım.
0
selam
(05.06.25)
yukardakiler+1 bir de bu paralı yol kullandırma taktiği bazı yerler için. parasız yoldan gidince 280 km yolda 3 ayrı hız cezası yemişliğim var. yarısı trafikte geçen 3 saatlik yoldan bahsediyorum. Ve bana göre zaten çok kötü hız kuralları, hiç güvenli değil
0
ala09
(05.06.25)
İngiltere'den bir örnekle geldim. Otoyollarda "averaj hız kamerası" diye bişey var. İki kamera hızını ölçüyor, ilkinden ikincisine atıyorum 110 ile giderken 2dkda varman gerekiyorsa ve daha hızlı vardıysan hızlısın diye cezayı yapıştırıyor. Süreden ortalama hızını hesaplıyor yani. Mesela ani hız düşüşü gibi şeylerde bu yapılabilir bence. O an kamera koymaz ama girmeden bir süre önce ve o bölgeyi geçtikten bir süre sonra kayıt alır bakar. O aralıkta hızın düşmüş mü ortalamaya bakıp anlayabilir. (*tabii bu devletin cezaları para kaynağına çevirmek istemediği bir senaryoda mümkün)
0
nhk ni youkosu
(05.06.25)
Açıkça dillendirilmedi ama, geçen yaz bir dönem birdenbire fiş fatura makbuz KDV işleri daha sıkı denetlenmeye başladı.

KDV çıktı beri, "abi fiş istemezsen şu kadar olur" ticaretin parçası haline gelmişti, devlet de bu işi fazla sıkmadı.

Birden sıkınca bir terör ve isyan ruh hali oldu.

Bu da benzer bence. Uzun süre gevşek tuttukları bir şeyi aniden sıkıyorlar.

Rahatsızlık uyandıran bu kısmı olsa gerek.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.25)
Aha bak yola çıktık karşımıza çıkan canlı manzara 110 dan önce 90 a sonra 70 e düşüp hemen dibinde kontrol yapıyorlar yol aynı dümdüz yol.

hizliresim.com
hizliresim.com
0
basond
(06.06.25)
ankara izmir arasi geldim, sürekli olarak radar uyarisi vardi.
kimse 140-150 ile gidenlere ceza yazilmasin demiyor. ama sehirler arasi yolda hiz sınırı sürekli degismez. hiz sınırını kontrol etmekten dogru düzgün yola kendimizi veremedik. 90 70 e iniyor tekrar 80 e cikiyor oradan 50 ye iniyor biraz sonra tekrar 70 diyor. uyarilar görünür degil ve hiz kesmeye kalktiginizda cok gec kalmis oluyorsunuz, arkadan gelen kamyonun otobüsün sıkıştırması da cabası.
kesinlikle iyi niyetli bir düzenleme olmadigini düsünüyorum.
0
deckard
(07.06.25)
(2)

Bankaların Yurt Dışı Vergi Mükellefliği Sorması

leper messiah
Ne bu ya 2 aydır sürekli soruyorlar olay ne. Varsa ne olacak ne yapacaklar bu bilgiyle?Var yurtdışında mükellefliğim, evet var diyince nedir olay?
Ne bu ya 2 aydır sürekli soruyorlar olay ne. Varsa ne olacak ne yapacaklar bu bilgiyle?
Var yurtdışında mükellefliğim, evet var diyince nedir olay?
0
leper messiah
(01.06.25)
o ülkeyle veri paylaşacak olabilirler. Hangi ülkedesiniz? Geçen ABD'den biri sormuştu. Türkiye'nin normalde çeşitli ülkelerle böyle anlaşmaları var orada oturumu olanların Türkiye'deki parası ve gelen giden paralar o ülkelerle (vergi vb. sebeplerle) paylaşılabiliyor.
0
nhk ni youkosu
(02.06.25)
Amerika vatandasi varsa, maasi uzerinden vergi kesecek Amerika.
0
brkylmz
(02.06.25)
(28)

oğlum çift soyad taşıyabilir mi?

deartheodosia
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
4 yaşında, babasıyla boşandık. hem babasının hem benim soyismimi taşımasını istiyorum, böyle bi şey mümkün mü? tek ismi olduğu için sorun olacağını düşünmüyorum.
0
deartheodosia
(01.06.25)
iki isimli olmak bile sorunken, bu durum çocuğun hayatını zorlaştırmaz mı?
0
neira
(01.06.25)
annesiyim, neden benim taşıdığım soyismi de taşımasın ki? nüfus kayıt örneği taşımadıkça hiçbir bağımız yok gibi duruyor, nasıl benim çocuğum olduğunu kanıtlayabilirim mesela bi şey olsa? anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde.

x y çocuğumun ismi soyismiyse a benim soyismimse x a y olabilir gayet. olması gereken de bu.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
dava acarak yapilabilir.

www.evrensel.net

bu artik emsal karar gibi bisi. diger mahkemeler de bu karari takip edecek yoksa istinafta düzeltilir. ama buradaki olayda baba da okay. sizin durumunuzda bunu dikkate alarak hareket etmek lazim.

haddim olmayarak kisisel görüs: baya sacma. öküz ölüp ortaklik bitince yani bosaninca degil de bastan böyle bir sey istesen sik bir hareket olurdu. su an duygusal bir karar gibi duruyor. senin soyadin da senin babanin soyadi. birak cocuk dedesinin soyadini tasiyacagina serefsiz bile olsa babasinin soyadini tasisin.
0
sonsuz
(01.06.25)
nedeni şu; çocuk yaşta zorbalamaya başlayacaklar. ergenlikte özellikte çok uğraşırlar sen evli misin niye iki soyadın var vs vs. yetişkin olduğunda da devlet dairelerinde sorun yaşayabilir. atıyorum bankaya gitti çovuğun adı fernando jose mariano altamiano fernandes muslera olsun. hangi ismini okuyacaklar? eksik okuduklarında üstüne alınacak mı? evlendiğinde bir soyad daha gelecek. brezilyalı futbolcu olacak çocuk :D
0
neira
(01.06.25)
ilkokul, ortaokul, lise'de, bu gelişim dönemlerinde diğer erkek arkadaşlarının arasında kendini farklı hissedebilir.

- senin neden iki soyadın var ?
- ...

frued yaşasa yapmayın derdi.
0
WithWorth
(01.06.25)
Çocugun küçük emrah filmlerindeki gibi olur sonra.
0
runaway
(01.06.25)
Çocuğa eziyet etmeyin. Ne gerek var?
0
mor oje
(01.06.25)
@sonsuz, doğmadan önce istiyordum zaten ama hamileyken ayrıldığımız için yine duygusal kabul edilebilir.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
İşin hukuki yönünü bilmiyorum ama bence olmalı. Hatta okulda vs. zorbalanır denmiş ama ben olsam gurur duyardım hem annemin hem de babamın soyadını da taşıyorum diye. Beni doğuran, hamilelik döneminde bütün hayatını bana göre değiştirmek zorunda kalan, hem bedensel hem ruhsal olarak zorlanan ve hatta doğum sırasında hem kendi hem de bebeğinin hayatı için endişelenen ve tabi tüm bu süreç içinde bu riski taşımak zorunda kalan anneme bu süreçte etkisiz eleman gibi davranılmadığı için.
0
rock n roll
(01.06.25)
@sonsuz, yorum yapmanız için açtım duyuruyu, dilediğiniz gibi linçleyebilirsiniz.

@neira, ne güzel işte :P

@withworth, her konuda toplumla uyuşmak zorunda değiliz, azınlıklar ne yapsın. her çocuk anne baba bir ailede büyümüyor.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@rock n roll, <3 duygularımı yazmışsın. doğuran, büyüten benim ama kimliklerimizi yanyana koyduğumda aramızda hiçbir bağ gözükmüyor. boşanmadan önce aynı soyisim olduğu için bi sorun yaşamamıştım ama şimdi bi uçak bileti aldığımda yanımda hangi belgeleri taşımam gerekir oğlum olduğunu kanıtlamak için, onu düşünüyorum (yurtdışı).
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Erkek kardeşiniz var ve soyadı diğerleri üzerinden devam edecekse eğer değmez. Zorbalanmak bir yana, kayıt kuyut işlerinde sürekli karşısına çıkar ileride. Örnek vereyim; önemli bir konuda bir kuruma/kuruluşa çocuğunuz gitti ve pasaportunu/kimliğini verdi. Kayıt ekranında ikinci bir soyadı için alan yoksa eğer biri yazılacak. Diyelim ki bu kayıt yapılan sistemle entegre çalışan bir başka kayıt ekranı daha olsun. Çocuğunuz bu ekrana gireceği soyadının hangisi olduğunu bilmek zorunda. Uyumsuzluk olursa eğer istenmeyen sonuçlar doğuracak, bunun düzeltilmesi gerekecek, düzeltilmesi için belki bireysel müracaat gerekecek, zaman alacak, can sıkacak.. başka kimsenin uğraşmadığı şeylerler çocuğunuz iki soyadı taşıyor diye uğraşacak. Bu verdiğim örnek yaşanması çok muhtemel bir şey. Bu durum defalarca karşısına çıkacak.

Bahsedilmiş zaten, olsun diye zorladığınız soyadı da annenize ait değil, babanızın soyadı.
0
beyfendi
(01.06.25)
Yeni kimliklerin arka sayfasında anne baba adı yazıyor yav. Bunu eklemek istedim konu hakkında bir şey demeyeceğim.
0
nhk ni youkosu
(01.06.25)
@teyze, aşırı alakasız bi yorum olmuş, öyle bi durum yok bizde.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
"anna/baba ismi de yazmıyor artık kimliklerde."

kimliğin arkasında yazıyor.

@rock n roll yazdığı düşünce olarak güzel ama çocugun bu bilince ulaşması zaman alabilir. ortaokulda lisede hunharca zorbalanabilir. "ne öyle kadın gibi iki soyadın var" gibisinden.


ileride büyüyecek, bir yere başvururken iki soyadını yazmak zorunda kalacak. sürekli bir ekstra uğraş, düzeltme, açıklama.

ailenizin soyadınızın devam etmesini istiyorsanız sizin soyadınızla olsun. iki soyadı çok angarya bir iş.
0
tabudeviren
(01.06.25)
Mahkeme ile oluyor, bence duygusal bir karar degil olmasi gerekeni yapiyorsunuz.
0
deckard
(01.06.25)
Biz de hanımla düşünmüştük amma lakin çocuğun adı portekiz adı gibi olacak diye vaz geçtik. Hele bir de belki iki ad koyarız diyorduk ama benden biliyor hanim; bütün eğitim hayatım boyunca ismim testlere sığmadı, bıktım. Ondan ötürü istemedik.

Neyse yani ben size şunu diyeyim; sizin açınızdan çok mantıklı. Kesinlikle anlarım ama çocuk açısından mantıksız olacak ve hayatına ekstra bir zorluk katacak. Hele bir de yurtdışında falan yaşasa vallaha iyice karmaşık oluyor (hintli arkadaşımdan biliyorum).

Umarım tek ismi vardır çocuğun.
0
logisticsmanager
(01.06.25)
Ortaokulda bir kız arkadaşımın iki soyadı vardı. Her sene başında bazı densiz öğretmenler sebebini sınıfın ortasında didiklerdi, kız artık bunalmıştı bu durumdan. Son karar sizin ama ben gördüğümü söylüyorum.
0
mirty
(01.06.25)
Cocugunuz sizin gibi feminist olmayacak belki?
0
baldur2
(01.06.25)
okulda zorbalayacak olanlar gözünün üstünde kaşın var der yine zorbalar? 3 iqlu ilkokul ortaokul çocukları çocuğumu zorbalayabilir belki diye kendi düşünce ve isteklerime mi ket vurmalıyım? neden insanların düşük zekalı çocuklarından korkup endişe ederek yaşamalıyız ajsjsjsjs her bir soruda “çocuğun zorbalanır”. 40 yaşında da zorbalığa uğrayan insanlar var ve bunun çözümü zorbaların dikkatini çekmeme çabası olarak yaşam sürdürmek değil.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@baldur ayyyy feminist hamlesi de geldi :) bi sonraki çirkin, kedili ve mor saçlı olduğum mu olacak :)
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
@beyfendi, soyadım devam etsin etmesin umurumda değil ki, amaç bu değil. kutsal, ayrıcalıklı bi soydan da gelmiyorum. babamın soyismi olduğunun da farkındayım.
0
🌸deartheodosia
(01.06.25)
Çocuğun pratikte yaşayacağı zorlukların hangi durumda rahatlıkla gözardı edilebileceğine dikkat çekmek istedim. Ailede soyadını taşıyacak başka kimse yoktur, o durumda ne uğruna olursa olsun çocuğum benim soyadımı da taşımalı denir, ben derim.

Baba piyasada yoktur, çocuğun doğumuna katılmak dışında hayatınızda hiçbir katkısı yoktur, bu durumda da ikinci soyadı makul ama "hem babasının hem benim soyadımı taşısın" söyleminizden babanın ortalıkta olduğunu anlıyoruz.
0
beyfendi
(01.06.25)
Çocuk zorbalanması muhabbeti baydı cidden. İki soyad zorluyorsa sadece sizinki olsun bence bu taleple gidin
0
ala09
(01.06.25)
Cift soyadli kadinlar surekli sorun yasiyor mu? Sorun yasama argumani biraz zorlama geldi, ilk defa bu cocugun sahip olacagi bir sey olmayacak ki bu.
0
ghilleinthemist
(01.06.25)
@ghilleinthemist, abicim çocuğun adı Ali Muhammed Yılmaz Erkanlıoğlu. Bak kısa, uzunumsu, orta, uzun isim ve soyad salladım. Lan sen çocuğuna bunu reva mı görüyorsun sırf doğurduğun için? Ali derler, Muhammed derler, Yılmaz soyadı ama onu da isim sanabilirler. Çocuk söylemekten sıkılır, sınıfta rezil olur. Uzun işte. Kime faydası var? Sırf burada anası bir şeylerin tatminini yaşamak için çocukla uğraşıyor. Keşke geleceğinin düşünse. Olan oldu. Sen evlenirken boşanabileceğini ve böylesi durumlara düşebileceğini öngörebiliyor olmalısın.
0
Shepard
(01.06.25)
oncelikle 42e, bir oglum var, evliyim.

yasal olarak mumkunse babasinin soyadini siler kendi soyadimla devam ederim.

hamileyken ayrilmak nedir ya, oha diyorum. yemisim adamin soyadini, gelmisini gecmisini..
0
cooperr
(02.06.25)
soy ismi atadan gelen bir şeydir. bu da erkek spermi üremeyi sağladığı için hep erkek soyundan devam etmiştir. tüm dünyada da bu şekildedir. daha sonrasında soy adını yada adnını beğenmeyenler mahkeme yolu ile değiştirebilmektedir.

şimdi şahis fikrime gelecek olursak, bence öncelikle babanızdan gelen soy ismini değiştirin ve çocuğunuza da aynı soy ismini verin. erkek çocuğu için çift soy adı kullanması tam bir saçmalık bana göre. kız olsaydı evlenince üç soyadı mı kullanacaktı.
0
gercekdunya
(02.06.25)
(10)

Oto yıkama için internetten ucuz jeton satın almak

isiaha
Başlıktaki olayın iptv kullanmaktan, sosyal medyadan kaçak maç yayını izlemekten, donmadanhdfilmizle.com tarzı sitelerden dijital platform içeriklerine ulaşmaktan, korsan kitap okumaktan, kaçak e-kitap ve pdf okumaktan hiçbir farkı yok bence. Siz ne düşünüyorsunuz? Memlekette ahlaksızlık ve doland
Başlıktaki olayın iptv kullanmaktan, sosyal medyadan kaçak maç yayını izlemekten, donmadanhdfilmizle.com tarzı sitelerden dijital platform içeriklerine ulaşmaktan, korsan kitap okumaktan, kaçak e-kitap ve pdf okumaktan hiçbir farkı yok bence.
Siz ne düşünüyorsunuz? Memlekette ahlaksızlık ve dolandırıcılık kategorileştiriliyor sanki.
0
isiaha
(28.05.25)
evet büyük dolandırıcılık ama çözümü basit. kredi kartı ile ödeme getirirsin olur biter. jeton mu kaldı yahu.
0
jelly bear
(28.05.25)
Evet temel prensip olarak bir fark yok. Hepsi hirsizliga girer esasinda ama ben acikcasi bu jeton isini katiyen yapmazdim ancak donmadanhdfilmizle.com adresinden birseyler izlemekten pek cekinmezdim. Sanirim urunlerle ilgili algimizla alakali olabilir. Yikamada somut bir fayda saglaniyorken, diger tarafta sanal birseyi izliyorsun.
0
mbond
(28.05.25)
Kimden çaldığını görmemek, kişiden değil de bir kuruluştan, firmadan ya da devletten çalmak, çalınan şeyin somut olmaması, herkesin yaptığını yapıyor olmak.

Bütün bunlar algıda çok büyük oynamalar yapıyor. Sonuçta çalanlar bu eylemin hırsızlık olduğunu algılayamıyorlar ya da vicdan rahatlatıcı bahaneleri hazır oluyor.

Ülkemiz için büyük sorun olan kaçak elektrik kullanımı da buna örnek verilebilir. Onların hırsız olduklarını kabul ettiklerini ya da bildiklerini sanmıyorum mesela.
0
Mirket
(28.05.25)
Ben korsana da büyük oranda karşıyım o ayrı ama bunlar arasında fark var. Dijital şeyler sonsuz kere kopyalanabilir ve sahibine zarar vermez. (Gelir kaybı var ama bazıları korsan izlemese hiç izlemeyecek zaten) fakat oto yıkamada alet, su, köpük falan kullanan bişey. Her işlemin bir gideri var. Daha somut hırsızlık bence.

Bu arada İngilterede bi podcastte dinlemiştim insanlar amazonu dolandırıyor çünkü çok büyük şirket onlara koymaz diye düşünüyor. Gelen ürüne gelmedi diyip para iadesi istiyorlar vs. Esnafa bunu yapmaz ama karşı taraf uzaklaştıkça büyüdükçe bir şeyleri yapmak kolaylaşıyor anladığım kadarıyla.
0
nhk ni youkosu
(28.05.25)
Aralarında devasa fark var. Nasıl fark yok? Korsan yayın izlediğinde ya da IPTV kullandığında bant genişliğinde senin firmaya yükün hesaplamaya değmez. Kitabı, filmi ve diziyi korsan olarak elde ettiğinde ise kişinin ve kurumun gelirini azaltıyorsun.

Oto yıkamada ise bunların aksine net bir şekilde zarar ettiriyorsun. Suyun, sabunun, bunların elektriğinin, ekipmanın yıpranma payının ve jeton atan kişi bunları kullanırken kaybedilen müşterinin her biri gider kaynağıyken bu hırsızlığın bunlar ile aynı olduğunu düşündüren nedir?
0
nawar
(28.05.25)
herkes gücü kadar zulmeder.
0
since1907
(28.05.25)
Bence korsandan oldukça farklı.

Ben hem korsan hem de ücretli içerik kullanıyorum bolca. F1 TV için bir dünya para verdim birkaç ay önce. Birkaç yayın platformuna aboneliğim var. Apple TV fiyatları delirmeden önce çok sık film kiralayıp izliyordum. Ancak izlemek istediğim anda hiçbir platformda bulunmayan bolca içerik de mevcut, bunları korsan izlemekten asla çekinmem. Korsan yazılım da kullanıyorum. IPTV'ye de kesinlikle karşı değilim hatta yakın zaman içinde alacağım. Arada derbi izlediğim ve başka maç izlemediğim için maçları korsan izlerim ve yayına para vermem. Burada karşımızda her zaman o kadar büyük bir sermaye var ve fiyatları tek taraflı olarak öyle acımasızca dayatabiliyorlar ki, insanlar korsan kullandıkları zaman hiçbirine hiçbir şey olmuyor. (Profesyoneller çok muzdarip, Adobe'un fiyat politikasına bir bakmanızı tavsiye ederim.) Bu nedenle yıllardır korsan kullanırım ve bu şartlarda korsan kullanmanın bir hak olduğunu düşünüyorum. Kimse gelip de fikri mülkiyet falan demeye kalkmasın, fikri mülkiyetin ne olduğunu gayet iyi biliyorum ve burada fikri mülkiyet adı altında dev sermayenin korunduğunun gayet farkındayım. Devasa Sony, FOM, Adobe, Microsoft, Apple, WB ve benzerleri ile düz vatandaş karşı karşıya geldiğinde korunması gereken bu dev sermaye değil, düz vatandaşlar.

Bir de işin zarar boyutu var. Korsan izlenen film ya da kullanılan program, hak sahibine doğrudan zarar vermiyor ancak kaça enerji ve su gibi şeyler doğrudan zarar veriyor hak sahibine. Dün gece izlemek istediğim film Türkiye'de hiçbir platformda yok. Parasını versem de izleyemiyorum. 70 yıllık bir film bu arada, filmde emeği geçen hiç kimse hayatta değil. Ben hırsızlık mı yaptım? Yaptıysam yaptım. Bu yönde iddiaları olanlara diyecek bir şeyim yok. Bence asıl hırsızlık, bulunan bir buluş ya da icattan, ortaya çıkarılan bir sanat eserinden sonsuza kadar para kazanma açlığı içinde olmaktır.

Ancak iş gerçekten kendi emeğini ya da malını satanın durumuna gelince farklılaşıyor. Kitabını kıt kanaat imkanlarla basmış birinin kitabının PDF'ini okuduysam kitapçıdan bandrollü olanını da satın alırım. Oto yıkamada da ortada bir ticari faaliyet var ve sınırları belli, bu nedenle hoş görmem. Kendim yapmam, yapanı kınarım. Piyasayı domine eden, fiyatı tek taraflı dayatan ve işçilerin emeklerine yabancılaştığı bir ortam yoksa, bu malın/hizmetin parasını ödemekten asla kaçınmamak lazım.

İşe kanun olarak bakılırsa, bunların hepsi elbette kanuna aykırı ama bir Adobe ürününü korsan kullanmak, hele o üründen para kazanmayan biri için meşru kabul edilmelidir, ya da benim gibi kendince film izleyen birinin hele o anda hiçbir yerde olmayan bir filmi korsan izlemesi de meşru kabul edilmelidir.
0
10551037
(28.05.25)
bu verdigin listedeki cogu seyi hepimiz hayatimizin ozellikle ogrencilik issizlik donemlerinde yapmissizdir. insanlar ne yapsin abicim butun servisler sacmalik derecesinde pahali, ve gelirler dusuk.

universitede aldigim kitaplarin cogu kopyaydi mesela, napalim abicim kitabin tanesine $250 verecek param yoktu o zamanlar, $20'ye adamin tekinden kopya kitap aliyorduk..
uygun fiyatli yapsalardi orjinal alirdik.

zerre pisman degilim, 20 sene oncesine donsem yine kopya kitap kullanirdim, umrumda olmazdi.
0
cooperr
(28.05.25)
Herkesin fikri aynı zorunda olmak zorunda değil ama farklı fikirde olanlara küçük bir sorum olacak. Varsayalım bankacıyım ve banka hesaplarınızdan her ay sadece ve sadece 1(Bir) kuruş çekiyorum. Bu durum sizi rahatsız eder miydi? Çektiğim tutar aylık 1 kuruş.
0
🌸isiaha
(29.05.25)
@isiaha

bu zaten daha once yapilmis bisey, hirsizlik.

soyle soyliyim, amacin baskalarindan birsey araklayip kendi luksune harcamak ise bu bence suc. dolayisiyla internetten jeton alip ucuza araba yikamak sikintili bir aktivite.

ama amac hayatta kalabilmek icin ufak tefek uyanikliklar yapmak ise bu bence suc degil.

gunumuz toplumlarinda birinci kategori genelde "basarili is insani" ikinci kategori de "hirsiz" olarak goruluyor. o yuzden de altin kacakciligindan milyorlar goturen is adami su anda amerika'da takiliyor, baklava calan cocuk da 3 sene yemis kodeste yatiyor.
0
cooperr
(29.05.25)
(2)

evden çıkacak(!) kiracıya yardım edeyim mi? -biraz uzun-

damba
selamlar arkadaşlar, bir evim var, kiracıyı babam buldu ve aracı oldu 4 sene önce. kiracı sağolsun girdiğinden beri yaklaşık 16-17 kere kirayı geciktiren ve geciktirdiği için de ona bir şey söylediğimde beni arayıp babama şikayet eden tipte biri. babam prim vermeyince bi daha aramasa da, bana pişkin
selamlar arkadaşlar,

bir evim var, kiracıyı babam buldu ve aracı oldu 4 sene önce. kiracı sağolsun girdiğinden beri yaklaşık 16-17 kere kirayı geciktiren ve geciktirdiği için de ona bir şey söylediğimde beni arayıp babama şikayet eden tipte biri. babam prim vermeyince bi daha aramasa da, bana pişkin pişkin hayatta böyle şeyler olur, ödeyemem, istediniz ama veremem şeklinde geri dönüşler yapardı. adam 41 yaşında, ben 32, babam 64. bu arada kiracımızın herkesle ayrı bir olayı var, gecimsiz biri, eşine bağırıp çağırıyor, tahminimce madde de kullanıyor sanki, ama emin değilim. yani hafif belalı bi tip ama korkak olanlardan.

en son dayanamayıp mahkemeye verdim, 2 kere kirayı geç verince ev sahibinin çıkarma hakkından yararlanmak istedim, ama tebligat bana ulaşmadı diye itiraz etti ve mahkemeyi kaybettim.

neyse bu sırada adamla telefonda kayga edince vs eşi devraldı kiraları ve o ödemeye çalışıyor, yine aksatıyor kirayı ama kadın çok naif ve kibar biri, ona kızamıyorum. belli ki ekonomik durumları iyi değil diye düşünüyorum. bi yandan da iki kişi çalışıyorlar, çocukları yok, gecinememelerini sorumsuzluklarına veriyorum aslında. hep son dk parayı bulamadık bahanesi yapıyor eşi. tamam paraları yok, kötü durumdalar anladım burayı.


ben de istanbul'da kiracıyım, 5 ay önce ev sahibimiz biri arayıp evden çıkmamızı istedi, onun işleri kötü gidiyormuş, ve ev sahibi inanılmaz zam yapmış, artık bu kirayı ödemek istemiyorum kendi evime geçeceğim dedi. mahcup şekilde ifade etti ve 1 sene verdi bize. biz de kabul ettik, yalan olduğunu düşünmedik.

neyse, şimdi istanbul'da kiralar malum, ateş pahası, ben de kendi evimi kullanmaya karar verdim, eskiydi vs istemiyordum ama yapacak bir şey yok. kiracıları arattırdım babama ev sahibi benimle konuşunca, (ocakta), babam yaşlı başlı, muhitinde sevilen biri onu daha çok dinlerler ve aracı oydu sonuçta. evden çıkmalarını istemiş babam, durumu anlatmış, onlar da tamam temişler. temmuz sonuna kadar süre vermiştik, yaklaşık 7 ay yani.

şimdi yine kirayı bulamadık vs diye ödeyemiyorlar son üç aydır, o zaman yeni eve de çıkamazlar? taşınma masrafı, emlak bedeli vs nasıl yapacaklar? sonuçta onlara da külfet. arayayım kiracıları, eğer temmuzda çıkarsanız, son ödediğiniz 3 kira + depozitoyu vereyim taşınma bedeli olarak diyeyim mi? hem onlara teşvik olur, hem de çıkmaları kolaylaşır. babam aracı, diyor ki öyle şey olmaz, neden onlar çıkmam demeden sen havadan onlara para vereceksin. babam adamların temmuzda evden çıkacağına emin çünkü.

böyle giderse çıkacaklarını düşünmüyorum. söz verince yapan, aman söz verdik yapmalıyız diyen insanlar değil, belli ki maddi olarak durumları da yok. ve onlar evden çıkmazsa, ben muhtemelen istanbul'da çılgın paralar ödemek zorunda kalacağım kiralara.

(bu arada tek evim var kullanacağım, evden çıkın diye de dava ettim, dava sürekli ertelendiği için, sonuçlanması uzun sürecek gibi, kanunlarımıza güvenmiyorum, bi şekilde kendim çıkarmam lazım bu insanları)
0
damba
(24.05.25)
işin zor süreci bir avukatla ve çok sıkı takip ederek yönetmeni tavsiye ederim. bu tip insanlara teşvik-iyi niyet sökmez.

geciken kiralardan dolayı ihtar ve gerekli hukuki süreci tekrar denemelisin.
0
orpheus
(24.05.25)
Teşvik vereceksen istediğin tarihe tahliye taahhütnamesi de imzalat gerçekten anlaşmış olun, bir sorun olursa elinde o hukuki şey de olsun.(Hem eşi hem kendi imzalamalı avukat bilir zaten)
0
nhk ni youkosu
(25.05.25)
(4)

Pegasus'da beraber uçulan 2 kişinin kabin altı bagaj hakkını birleştirmesi?

twelfth
Her ikimizin 15 kg hakkı var. Ama tek valiz 20 kg gitmek istiyoruz. Bagajı teslim ederken sıkıntı çıkar mı? İnternette birbiri ile çelişen bilgiler var. Temiz bilgi nereden buluruz?
Her ikimizin 15 kg hakkı var. Ama tek valiz 20 kg gitmek istiyoruz. Bagajı teslim ederken sıkıntı çıkar mı? İnternette birbiri ile çelişen bilgiler var. Temiz bilgi nereden buluruz?
0
twelfth
(24.05.25)
Sonunda Pegasus'a ulaştım ve merak edenler için bilgi vereyim. Bagajlar birleştirilebiliyor fakat valizin ağırlığında max sınır 32 kg oluyor imiş.
0
🌸twelfth
(24.05.25)
Teşekkürler fakat şeyi eklemek lazım bence, aynı anda alınmış aynı PNR'ı olan biletlere bunu yapıyorlar. İki farklı biletle birlikte uçan kişilere yapmıyor olabilirler. Daha önce sanırım (tam hatırlamıyorum ama) THY bana böyle demişti.
0
nhk ni youkosu
(24.05.25)
Aynı pnr ile kesin yapılıyor. Biletleri ayrı ayrı aldıysanız da biraz inisiyatif
0
abuzer
(24.05.25)
Yıllardır bu şekilde seyahat ederim hiç problem yaşamadım. (Pnr hep ortaktı)
0
(24.05.25)
(14)

Kadınlara soru-kot pantolon ağınız yırtılıyor mu?

Unde bach canim
Erkeklerin son zamanlarda şikayet ettiği ağ yırtığı problemi sizde de yaşanıyor mu?https://eksisozluk.com/img/fcuu00gd
Erkeklerin son zamanlarda şikayet ettiği ağ yırtığı problemi sizde de yaşanıyor mu?

eksisozluk.com
0
Unde bach canim
(21.05.25)
evet. dandik markalardan alinca 10 sefer bile yikamadan gidiyor.
mavi de bunlardan biri.

edit: eksideki gündemden haberim yoktu. bana da sadece mavide oldu.
0
sonsuz
(21.05.25)
Fjjgfvjjgdxc hiç başıma gelmedi
0
abuzer
(21.05.25)
Bu olay benim başıma hiç gelmedi. Marka kotum da var dandik kotum da. Giyme sıklığı: kışın ayda 2-3. Her giyişte yıkayıp ütülüyorum. Yazın kot giyilmez zaten.
0
ruhen hastayim ben
(21.05.25)
Hiç başıma gelmedi. Network, ipekyol ve beymen club almışım genelde (eğer markayla alakası varsa)
0
kullanicadi
(21.05.25)
dandik marka alırım genelde. hiç başıma gelmedi.
0
matilda
(21.05.25)
hiç başıma gelmedi, ama kilolu kadınların iç bacakları birbirine sürtüyorsa oluyordur bence.
hamileyken kilo alınca iç bacağımda sürtünmeye bağlı tahriş oluyordu çünkü asdfghj.
0
kaptan maydanoz
(21.05.25)
Erkek olarak bi ekleme yapayım dedim, çoğu (veya bir kısım) erkek yaz kış sürekli, haftanın belki 7 günü kot giyiyor. Bu da sebep olabilir. İşe şortla gidilmiyor ama takım elbise gerektirmeyen bir işse kotla gidiliyor.
0
nhk ni youkosu
(21.05.25)
herkes marka dusmanligi yapiyor; ama haksiz bir elestri bence. yanlis kullanimda herkesinki yirtilir. cunku oturan bir canliyiz. surtunme en cok orada oluyor. masa basi is, arac kullanimi vs.. cok oturup kalktiginiz gunluk duzeninize gore bu surec hizli yada yavas olabilir. ama haftada 2 gun kot giyinip onda da az oturuyorsaniz yirtilmaz.
0
buenosdias
(21.05.25)
Kotları tam olarak götünde paralansın temennisi ile giyiyorum o nedenle başıma çok gelmiştir.
0
peki madem
(21.05.25)
hayır ama mavi’den aldığım bir kotta garip bir durumla karşılaştım. bir süre giydikten sonra tam olarak ağ kısmı olmasa da ağa yakın baldırın iç kısmında yıpranma fark ettim. yıpranma pantolonun dışında değil tenime değen iç kısmındaydı. pantolonun üstüne mürekkep dökülünce bir daha giymedim. giymeye devam etsem benimki de yırtılırdı kesin, bu yüzden mavi konusundaki şikayetlerde haklılık payı olduğunu düşünüyorum.
0
gnosis
(21.05.25)
benim iki kere mavide başıma geldi o yüzden almayı bıraktım. evet iç bacaklarım sürtüyor böyle bir sorun var ama levista başıma gelmiyor bu. mavinin likra kapasitesini çok arttırmasından oluyor diye düşünüyorum. bir diğer etken de bence ter. erkekler kadınlardan daha çok terliyor veya terlerinin phı daha güçlü olabilir bu şekilde de o bölgeler daha çok zarar görüp sürtünmeyle bozuluyor olabilir. açıkçası ben maviye bi daha bulaşmam levistan devam.
0
red g
(21.05.25)
hiç yaşamadım
0
deartheodosia
(21.05.25)
Hiç başıma gelmedi. Kilodan oluyor genelde.
0
sevilen progressive türkücü
(21.05.25)
agirlikli olarak mavi jeans giyiyorum 20 senedir, hic yasamadim. h&m gibi markalardan da kot aliyorum arada, o markalarla da hic yasamadim. öyle 10 tane pantolonum da yok, genelde iki pantolonu dönüsümlü olarak giyerim.
0
mamu
(22.05.25)
(24)

Otomatik vs manuel

sevilen progressive türkücü
Bugün ekşide gördüm, kaza olmuş kadın sürücü yapmış. Yine kadınlar otomatik kullanmasın muhabbeti dönmüş. Araba almak istiyorum ve manueller daha uygun fiyatlı diye manuel araba düşünüyordum ancak etrafımdaki herkes otomatik almam için ısrar ediyor. Manuel gereksiz diyorlar.Ehliyeti tekte almış biri
Bugün ekşide gördüm, kaza olmuş kadın sürücü yapmış. Yine kadınlar otomatik kullanmasın muhabbeti dönmüş.
Araba almak istiyorum ve manueller daha uygun fiyatlı diye manuel araba düşünüyordum ancak etrafımdaki herkes otomatik almam için ısrar ediyor. Manuel gereksiz diyorlar.

Ehliyeti tekte almış birisiyim. Sizce trafikte otomatik kullanmak bir tehlike midir?
0
sevilen progressive türkücü
(21.05.25)
ya niye tehlike olsun kafayı yemiş millet bakma sen. düz vites arabaların üretiminin durdurulması lazım asıl.

şu zamanda düz vites araba eski tip merdaneli çamaşır makinesi kullanmak gibi bir şey. düz vites araç yaşlı dayılar için.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(21.05.25)
Tehlikeli falan değil. Butcen varsa otomatik al geç

İmza: yıllardır hem manuel hem otomat kullananan girl
0
abuzer
(21.05.25)
bunu söylemelerinin sebebi;
otomatik vitesli arabalarda panik halinde gaza basınca arabanın gitmesi.
manuellerde ayağınızı debriyajdan kaldırmanız lazım. dolayısıyla birini ezme ihtimaliniz düşer. (otomatik D konumunda ve manuel vitesteyse)

bir de bazı kadınların otomatik araçları iki ayağıyla kullandığını duydum bu durumda gaz ve freni karıştırıp fren yerine gaza basabiliyorlar.
0
duyuruuser
(21.05.25)
Otomatik hem tehlikeli hem de değil.

Şöyle açıklayayım bazı aklıevveller otomatik arabayı çift ayakla kullanmaya çalışıyor. Otomatik araba çift ayakla kullanılmaz. kullanılırsa bu şekilde kaza olması kaçınılmaz. Çünkü denge kaybı yaşanıyor. Çift ayak kullanırsanız tehlikeli tek ayak kullanırsanız sorun yok.
0
Rondak
(21.05.25)
@rondak evet aslında çift ayak mevzusunu da öğrendim. Tek ayakla kullanırım ben. Çünkü anlık refleksle muhtemelen iki ayakla güç uyguluyorlar veya karışıyor.
0
🌸sevilen progressive türkücü
(21.05.25)
İstanbuldaysan otomatik. Başka yerlerde trafik düzgünse yokuş desteği vs olan düzgün bi manuel de fark etmez.

O kazalarda benim anlamadığım bişey var. Otomatikle park ederken zaten ayak hep frende durur veya durmalı, araba zaten ayağını frenden çekince hareket ediyor. Gaza basmayı nasıl beceriyorlar anlamıyorum.
0
nhk ni youkosu
(21.05.25)
Manuelde kaza riski çok daha fazla. Otomatikte vites yok, debriyaj yok. Bunlar çeviklik gerektiriyor.

Otomatiğin olayı gaz-fren. Öğrenmesi 1 hafta alıyor
0
runaway
(21.05.25)
hem manuel hem otomatik kullanan bir kadın olarak tabi ki otomatiği tercih etmen gerektiğini düşünüyorum. manuelin eziyeti çekilmez.
çift ayak kullanmazsan da hiç bir şey olmaz.
ben senelerdir araba kullanıyorum daha bir çizik bile yapmadım. erkolar bin tane çizer park ederken bile :) çevremde kaç tane kaza yapmış erkek var ama hiç kadın yok. çünkü haber değeri taşımıyor. arkadaşım park ederken çizdi diye bir hafta bunun muhabbetini yaptılar. ama aynı arkadaşın kocası kırmızıda geçip arabayı perte çıkardı herkes geçmiş olsun dedi geçti. kimse demedi erkolar kaza yapıyor diye :D
0
kaptan maydanoz
(21.05.25)
tehlike araçta değil kullanan kişide. otomatik veya düz vites olması mesele değil. proteinsiz bir dangalak tarafından kullanılan her araç tehlike oluşturur.
0
scudman1
(21.05.25)
cift ayakla otomatik kullanildigini ilk kez burada duydum, sacmalikmis.
otomatik alin, sehir ici trafikte bence manuel iskence, kazayi araba degil kullanan kisi yapiyor. millet kafayi yemis.
0
kassiopeia
(21.05.25)
otomatik al. manuel gerçekten ırgatlık. ara ara manuel'i pratikte ne kadar unutmuşumdur diye kontrol için pederin manuel'i sürüyorum. Gerçekten otomatiğin nasıl büyük bir nimet olduğunu fark ediyorum.
0
sanal hayvan
(21.05.25)
Sonuçta o kaza bir otomatik vites sebebiyle oldu, aklı evvel herkes bilir ki manuelde bu tip kazalar imkansız. Tabi ki otomatik vites rahatlıktır bunu yadırgayamam ama kendinize güvenmiyorsanız manuelde bu tip basit kazalar imkansız.
0
olaylar olaylar
(21.05.25)
yıl olmuş 2025 ne manueli. bu 2025 yılında hala tuşlu telefon kullanmakla aynı kafa.
manuel araç satılmasının tek sebebi ucuz olması. eline üç kuruş para geçen ucuz diye gidip egea, clio alıyor. birde şirket araçları. sırf bunlar yüzünden hala manuel araç çok satılıyor diyorlar.

çift ayak mevzusu mu varmış. böyle kullanan ağır maldır. hiç ehliyet kursunda öğretmemişler mi.

asıl sorun her önüne gelen ehliyet alabiliyor. ehliyet almanın dahada zorlaştırılması lazım.
0
my fault
(21.05.25)
nhk ni+1 kaptan+1
"kadınlar şöyle yapsın" ibaresi görünce tersini yapmak en doğrusudur. etrafımda bir sürü kadın şoför var kadınlar manuel kullansın kullanmasın otomatik kullansın kullanmasın böyle bir şey asla kimse konuşmuyor yani kendisi hangi arabayı tercih ettiyse onu kullanıyor ama erkekler bu konuda çok yorumlar düşünceler fikirler o da ilginç durum. magazin isteği herhalde

kaza tamamen sürücü hatası, bizlik bi durum yok, manuel almak için herhangi bi sebep de yok. sadece ucuz diye tercih edilebilir ya da ailesi arabayı verdi diye kullanmak zorunda kalır:( ama istanbulda sürüş keyfi -10000lerde. kağıthane'ye giderken birinden otomatik araba istiyorum rezaletxd
0
ala09
(21.05.25)
sağlam bir otomatik şanzımanı olan araç alın, bu devirde manuel mi kaldı.

trafikte felan sıkıntı gerçekten manuel.

ben de manuelden geçtim otomatiğe istanbul trafiğinde rahat ediyorsunuz. çoğu büyük şehirde ankara izmir trafik var zaten. uzun yol için çok farketmiyor belki de dur kalk varsa otomatik.
0
kveldulv
(21.05.25)
2015e kadar otomatik gereksiz diyordum şu an hem otomatik hem manuel arabam var. manuel kullanmak amelelik.
kadının kazasına gelince; türkiye de herkese kolayca ehliyet veriliyor. ehliyet almak o kadar zor olmalı ki, bu hatayı yapmamak için 30 kere düşünüp hareket etmeli insanlar.
0
mikahakkinen
(21.05.25)
otomatik boklayip manuel oven en hafif tabiriyle koyludur hangi cagda yasiyoruz ya. bugun bile hala "manuelin verdigi keyif" diyen adam var yemisim keyfini.
0
bay b
(21.05.25)
Manuel şöyle alınır. 200 beygirlik hyundai i20n gibi pistlerde yarışılan, gaza bastı mı koltuğa yapıştıran bir araba olacaksa Manuel zevkli olur.

Ama 85 beygir, benzinli, yokuş kalkışı bile olmayan araba olursa zulüm olur. 3 sene tam da böyle bir araba kullandım ve yokuşta kaydırmadan, bağırtmadan kaldırmayı çözemedim.

Otomatik vites ile daha sakin bir sürüş stiliniz oluyor. Manuel kullanırken çok agresif ve sinirli oluyordum.

Bence bütçe yetiyorsa otomatik.
0
Cesario
(21.05.25)
Ay ne manueli, hiç gerek yok. Otomatik aşırı rahat.
0
mor oje
(21.05.25)
iyi bir manuel kullanıcısı isen ve istanbulda değilsen manuelden devam et. bazı araçlarda 400/500 bin tl oynuyor manuel/otomatik arasında. manuelciler için avantaj oluyor böyle fiyat farkı.
0
adivar
(21.05.25)
25 sene oncesi olsaydi manuel derdim. ama artik otomatikler o kadar iyi ki, 3. arac falan degilse ben motorhead biri olarak acikcasi manuel almam.

otomatik daha tehlikeli diye bisey yok, makine kullanmak bir yetenek isi ve malesef bazilari asiri yeteneksiz, ve ehliyet sahibi olmamalari lazim ama bir sekilde ehliyet alip yola cikiyorlar.
0
cooperr
(21.05.25)
@turkuaz her şeyi cinselliğe bağlamanın anlamsızlığını belirttim.
0
mikahakkinen
(21.05.25)
trafikte otomatik kullanmak tehlike değildir tabi ki ama düz vites asla kullanamayacağı için (trafiğe çıkmayı geçtim, ehliyet sınavını geçecek kadar bile) otomatik araç kullanan sürücü tehlikelidir. Fren yerine gaza basmasına gerek yok, illa ki trafiği tehlikeye atar ve çoğu zaman farkında bile olmaz.
0
bobinhoo
(22.05.25)
aradan zaman geçmiş ama denk geldim yazayım.
otomatik araç kullanmak tehlikeli değil, ama otomatik aracı iki ayakla kullanmak tehlikeli.

manuel'i nasıl bir ayağın debrijayda diğer iki ayağın gaz ya da frende kullanıyorsan otomatiği de öyle kullanacaksın. debriyaj olmadığına göre o ayağı hiç kullanmayacaksın, bu kadar basit. o kaza yapanlar çoğunlukla bunu atlıyorlar.

bir de, yine o kaza yapan kişiler eğer otomatik değil manual araç kullanıyor olsaydılar çok yüksek ihtimal araç o durumlarda stop edecek ve kaza olmayacaktı.
0
biseysorcaktim
(13.08.25)
(7)

Aşırı zenginlerde düğün hediyesi

michael_knight
Aşırı zenginler, aşırı zengin arkadaşlarının düğününe gidince altın mı takıyor, hediye mi alıyor ya da hiçbir şey vermiyor mu?Mesela Hasan Arat’ın kızının düğününe giden Rahmi Koç. Twitter’da birisi sormuş. Aklıma takıldı. Hem Türk hem de yurtdışındaki durum için bilginiz varsa öğrenmek isterim.
Aşırı zenginler, aşırı zengin arkadaşlarının düğününe gidince altın mı takıyor, hediye mi alıyor ya da hiçbir şey vermiyor mu?
Mesela Hasan Arat’ın kızının düğününe giden Rahmi Koç.

Twitter’da birisi sormuş. Aklıma takıldı.
Hem Türk hem de yurtdışındaki durum için bilginiz varsa öğrenmek isterim.
0
michael_knight
(21.05.25)
Bu kadar aşırı zenginini tanımıyorum ama mesela düğün öncesi Amerika'dan Türkiye'ye gelmiş misafirlere 250 kişilik bir yemek organizasyonu hediye eden biliyorum.
0
(21.05.25)
Aşırı zenginlerin orta halli kişilere hediyesini de sorsaydım keşke.
Şoförüne, uzaktan akrabasına vs.

Biliyorsanız onu da dinlerim.
0
🌸michael_knight
(21.05.25)
Ailenin adetine gore degisir de genelde taki toreni olmuyor. Ancak siz tabii iste atiyorum cartier bir bilezik yada rolex saat hediye edilebilir kutu icinde vs. ama gidip altin takmak diye bir sey yok yani.

Bu normal zengin. Mafya yada asiret dugununde her sey olabiliyor, onlar da zengin cunku sonucta.

Avrupada zarfta para yada hediye veriliyor.
0
wallcan
(21.05.25)
Fabrikatör tarzı bi tanıdık bize gremse altın takmıştı. 2.5 tam altın ediyormuş o zaman öğrenmiştik :)
0
nhk ni youkosu
(21.05.25)
Hasan Arat, Rahmi Koç değil de bi altı zenginlikte birisinin düğününe gitmiştik. 2002 falan. Bizim fakir olduğumuzu bilen birisi uyarmıştı. Sakın takı makı konularını açmayın diye. Bunlar ayıplar öyle şeyleri diye.

O aileye özgü müydü bilmiyorum. Ama ben de çok zengin olsam düğünüme gelenin bana bi şey getirmesini istemezdim.
0
nickini vermek istemeyen uye
(21.05.25)
altın ve pırlanta takıyorlar.
0
gabe h coud
(21.05.25)
Rahmi koç'un sahibi olduğu düğünde gelin ve damadın dikilip önünden sırayla geçen misafirlerin takı taktığını veya elinde fırfırlı beyaz torbayla masaları gezdiğini pek sanmıyorum ya.

Muhtemelen arka planda oluyordur hediyeleşme işleri.
0
kibritsuyu
(21.05.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.